Kavramlar — dizin
209 kavramın her biri kendi sayfasına bağlanır. Each concept links to its own page. Cada conceito liga à sua própria página.
Ontoloji kavramları · 15
- ZâtThe Essence · A Essênciaİbn Arabî'nin metinlerinde Zât, her türlü isim, sıfat, nitelik ve ilişkinin ötesinde, hiçbir şeyle kıyaslanamayan, bilinemeyen mutlak Kaynak olarak…
- Esmâ-i Hüsnâ ve SıfatThe Divine Names and Attributes · Os Nomes e Atributos DivinosAhmed Avni Konuk'un Füsûs şerhinin Mukaddime'sindeki mertebeler şemasında Zât'ın ilk belirlenimi taayyün-i evvel, yani vahdet mertebesidir; Bilen,…
- A'yân-ı SâbiteThe Immutable Entities · As Entidades Imutáveisİbn Arabî'ye göre, her mümkin varlığın Allah'ın ilminde -henüz dış varlığa çıkmadan önce- sahip olduğu ezelî, değişmez bir hakikati/sûreti var. A'yân…
- Tecellî ve Nefesü'r-RahmânSelf-Disclosure and the Breath of the All-Merciful · Autorrevelação e o Sopro do Todo-MisericordiosoA'yân-ı Sâbite'nin dış varlığa çıkma anı/mekanizması olarak okunur. İbn Arabî bunu 'Nefesü'r-Rahmân' (Rahmân'ın Nefesi) diye adlandırır: tıpkı insan…
- Âlem-i ErvâhThe World of Spirits · O Mundo dos EspíritosTecellînin ilk yoğunlaştığı seviye: mekândan, zamandan ve maddeden bağımsız, saf mânâ ve idrak düzeyi - melekler, ruhlar. Yoğunluğu en az, saflığı en…
- Âlem-i Misâl (Hayal)The World of Image (Imagination) · O Mundo da Imagem (Imaginação)Ne saf ruh kadar soyut, ne beden kadar kesif olan bir ara mertebe: rüyalarda, sembollerde ve mânevî görülerde tecrübe edilen 'hayal âlemi'.
- Âlem-i Ecsâm (Şehâdet)The World of Bodies (the Visible) · O Mundo dos Corpos (o Visível)Tecellînin en yoğunlaştığı, mekân, zaman ve maddeyle sınırlı hâle geldiği seviye olarak anlatılır: gözle görülen, elle tutulan âlem. En 'uzak'…
- İnsan-ı KâmilThe Perfect Human · O Ser Humano Perfeitoİbn Arabî'nin tarifiyle, üç âlemin (ervâh, misâl, ecsâm) ve tüm İlâhî İsimlerin kendisinde toplandığı biricik varlık - 'Rahmân sûreti üzere'…
- KalpThe Heart · O CoraçãoKalp kelimesi Arapçada 'taḳallüb' (durmadan dönüşüm, hâlden hâle geçiş) köküyle akraba. Meşhur kutsî hadis: 'Ne yerim ne göğüm Beni kapsar, ancak…
- Kazâ ve KaderDecree and Destiny · Decreto e DestinoFütûhât'ın 413. bölümünde Dost bu ikisini birbirinden ayırıyor ve gerekçesini de veriyor: “Kazâ genel (mücmel), verilen hüküm o genelin tafsilidir ve…
- Perde (Hicâb)The Veil · O VéuFütûhât'ın 414. bölümünde perde görmenin şartı olarak geçiyor: “Gören herkes perdeden başkasını görmez”, ve “perdeler çekili olarak kalır. Onlar…
- Teceddüd (Sürekli Yenilenme)Perpetual Renewal · Renovação PerpétuaÂlem bir kez yaratılıp bırakılmış bir şey değil; Dost'a göre “yeniden yaratma âlemde her nefes ve her işte gerçekleşir.” 408'in açılış şiiri bunu…
- Velî (Allah Dostu)The Friend (Wali) · O Amigo (Wali)Fütûhât'ın 445. Bölümü velî ile halîfe arasındaki ayrımı madde madde kuruyor. “Velî yardım eder fakat yardım görmezken halîfe yardım eder ve görür……
- Halîfe (Vekil)The Vicegerent (Khalifa) · O Vigário (Khalifa)445'in ikinci tarafı: halîfe, velînin aksine değişken bir konumda durur — “Halîfe -hâlinin değişmesi nedeniyle- itham edilebilir.” Aynı bölümde bu…
- Allah Katında Bilinen, Âlemde BilinmeyenKnown to God, Unknown in the World · Conhecido junto de Deus, Desconhecido no MundoFütûhât'ın Cilt XV'inde en yüksek velâyet makamlarının ölçüsü olarak dünyada bilinmemek geçiyor. Birinci kutup övülürken tam ortasında duruluyor:…
Esmâü'l-Hüsnâ · 101
- ZâtThe Essence · A EssênciaEsmâü'l-Hüsnâ, bizzat Zât'ın isimleri değildir; Zât her isimlendirmenin ve her belirlenimin ötesindedir. İsimler ancak Zât 'İlâh' olarak, yani bir…
- Allahİbn Arabî, Fütûhât'ın son kısmında yüz ilâhî mertebeyi sırayla saydığı bölüme tam bu isimle başlar: 'İlahlık mertebesi tüm mertebeleri kendinde…
- er-RahmânAr-Rahman (The All-Merciful) · Ar-Rahman (O Todo-Misericordioso)Besmele'yi açıklarken İbn Arabî üç ismin ('Allah', 'Rahmân', 'Rahîm') neden yan yana zikredildiğini sorar: 'Allah ismi bütün isimleri toplayan…
- er-RahîmAr-Rahim (The Especially Merciful) · Ar-Rahim (O Especialmente Misericordioso)İbn Arabî, El-Bülgâ fi'l-Hikme'de rahmetin üç derecesini âlemin üç mertebesine bağlar: er-Rahmân akıl âlemine, er-Rahîm nefis âlemine, aynı kökün en…
- er-RabAr-Rabb (The Lord) · Ar-Rabb (O Senhor)Fütûhât'ın yüz mertebelik son bölümünde 'Allah'tan sonra ikinci mertebe 'er-Rab'dır: 'Rabbanî Mertebe'. İbn Arabî bu ismin beş hükmü olduğunu sayar:…
- el-MüdebbirAl-Mudabbir (The Regulator) · Al-Mudabbir (O Regulador)İbn Arabî, âlemin var oluş talebine ilk cevap veren ismin, el-Melik isminin isteğiyle harekete geçen el-Müdebbir ve el-Mufassıl olduğunu yazar. Bu…
- el-MufassılAl-Mufassil (The Differentiator) · Al-Mufassil (O Diferenciador)El-Müdebbir'in daimi eşi olan bu isim, İbn Arabî'ye göre 'İsimlerin Anaları' diye adlandırdığı altı ismin (el-Hayy, el-Âlim, el-Mürîd, el-Mütekellim,…
- el-HayyAl-Hayy (The Living) · Al-Hayy (O Vivo)İbn Arabî'nin 'İsimlerin Anaları' dediği altı ismin başında el-Hayy gelir: 'el-Hayy ismi, Rablerin ve merbûbların (Rabb'in kulu, terbiye edilen)…
- el-ÂlimAl-'Alim (The Knowing) · Al-'Alim (O Sapiente)'El-Âlim ismi ise varlığında hikmete göre var olmanı, varlığından önce ise takdir edilmeni sağlar.' İbn Arabî, mertebede el-Hayy'ı takip eden bu…
- el-MürîdAl-Murid (The Willing) · Al-Murid (O Que Quer)'El-Mürîd ismi, senin seçilmeni sağlar.' Âlemin ilk isimleri olan el-Müdebbir ve el-Mufassıl faaliyete geçtiğinde, el-Mürîd ismi hemen ardından,…
- el-Mütekellim (el-Kâil)Al-Mutakallim (The Speaking) · Al-Mutakallim (O Que Fala)İbn Arabî bu ismi 'el-Kâil' (söyleyen) diye de anar: 'El-Kâil kadîmliğini ispat eder.' Aynı bölümde ekler: 'Peygamberin gelişi, el-Mütekellim olarak…
- el-KâdirAl-Qadir (The Powerful) · Al-Qadir (O Poderoso)İbn Arabî, isimlerin anaları arasında saydığı zincirde (el-Hayy, el-Âlim, el-Mürid, el-Kâil, el-Kâdir, el-Cevâd, el-Muksit) şöyle der: “el-Kâdir,…
- el-CevâdAl-Jawad (The Generous) · Al-Jawad (O Generoso)İbn Arabî isimlerin anaları arasında el-Hayy, el-Âlim, el-Mürid, el-Kâil, el-Cevâd ve el-Muksit'i sayar (Cilt 1, Dördüncü Bölüm) ve şöyle der:…
- el-MuksitAl-Muqsit (The Equitable) · Al-Muqsit (O Equânime)İsimlerin Anaları zincirinin son halkası: 'Sonuncusu ise el-Muksit ismidir. Çünkü o, mertebelerin Rabbidir, o varlık menzillerinin sonuncusudur.…
- Celâl (Yücelik)Jalal (Majesty) · Jalal (Majestade)'Celâl, kalplere heybet ve tazim duygusu veren ilâhî bir niteliktir. El-Celîl ismi onunla zuhur eder.' İbn Arabî'ye göre Celâl, 'iki zıdda delil'dir…
- el-CelîlAl-Jalil (The Majestic) · Al-Jalil (O Majestoso)İbn Arabî'ye göre bu ismin hükmü 'en garip hükümlerdendir': aynı isim hem 'İzzet sahibi Rabbin onların nitelemelerinden münezzehtir' âyetinin…
- Cemâl (Güzellik)Jamal (Beauty) · Jamal (Beleza)'Cemâl, sayesinde Hakk'ın el-Cemîl diye isimlendirildiği ve peygamberinin diliyle kendisini bütün eşyada güzel olanı sevdiği diye nitelediği…
- el-CemîlAl-Jamil (The Beautiful) · Al-Jamil (O Belo)'Güzelliği seven, el-Cemîl'i de sever. Seven ise, bir nimet ulaştırmak veya bilgisizce yaptığı bir işi düzeltmek amacının dışında sevgilisine azap…
- Zâtî (Sübûtî) İsimlerNames of the Essence's Attributes · Nomes dos Atributos da Essênciaİbn Arabî, isimleri üçe ayırırken bu ilk kısmı şöyle tarif eder: Zât'ın sübûtî sıfatlarını ispat edenler - el-Âlim, el-Kâdir, el-Mürîd, es-Semî',…
- es-Semî'As-Sami' (The All-Hearing) · As-Sami' (O Que Tudo Ouve)558. Bölüm'ün İlahlık Mertebesi, es-Semî'yi zata ait sübûtî sıfatlara işaret eden isimler arasında sayar (Cilt 16, s. 208). Sem' (Duyma)…
- el-BasîrAl-Basir (The All-Seeing) · Al-Basir (O Que Tudo Vê)558. Bölüm'ün İlahlık Mertebesi, el-Basîr'i sübûtî sıfat isimleri arasında sayar (Cilt 16, s. 208). Basar (Görme) Mertebesi'nde (s. 310) mertebenin…
- el-MücîbAl-Mujib (The Responsive) · Al-Mujib (O Que Responde)558. Bölüm'ün İlahlık Mertebesi, el-Mücîb'i zata ait sübûtî sıfatlara işaret eden isimler arasında sayar: el-Âlim, el-Kâdir, el-Mürid, es-Semî',…
- eş-ŞekûrAsh-Shakur (The Grateful) · Ash-Shakur (O Grato)Eş-Şekûr, İbn Arabî'nin sübûtî sıfat isimleri listesini kapatan isimdir: 558. Bölüm'ün İlahlık Mertebesi bu listeyi el-Âlim, el-Kâdir, el-Mürid,…
- Nispet ve İzafet İsimleriNames of Relation · Nomes de Relaçãoİbn Arabî'nin ikinci kısmı: 'sadece nispet ve izafet bildirenler' - el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın. Bu dört isim, Kur'ân'da tek bir âyette…
- el-EvvelAl-Awwal (The First) · Al-Awwal (O Primeiro)El-Evvel, mutlak öncelik bildiren nispet ismidir; İbn Arabî'ye göre bu öncelik zaman içinde bir öncelik değildir, çünkü zamanın kendisi de…
- el-ÂhirAl-Akhir (The Last) · Al-Akhir (O Último)558. Bölüm'ün İlahlık Mertebesi, el-Âhir'i nispet ve izafetlerin anlaşıldığı isimler arasında sayar (Cilt 16, s. 208). Sonra Gelme Mertebesi'nde…
- ez-ZâhirAz-Zahir (The Manifest) · Az-Zahir (O Manifesto)558. Bölüm'ün İlahlık Mertebesi, ez-Zâhir'i el-Evvel, el-Âhir ve el-Bâtın ile birlikte, kendilerinden ancak nispet ve izafetlerin anlaşıldığı isimler…
- el-BâtınAl-Batin (The Hidden) · Al-Batin (O Oculto)Bâtınlık Mertebesi'nde (558. Bölüm) mertebenin sahibi Abdülbâtın diye isimlendirilir. İbn Arabî “O ilktir, sondur, zahirdir, bâtındır” âyetini anar…
- Fiilî İsimlerNames of Act · Nomes de Atoİbn Arabî'nin üçüncü kısmı: 'fiil bildirenler' - el-Hâlık, er-Rezzâk, el-Bâri, el-Musavvir. Bu dört isim de Kur'ân'da (Haşr 59:24) yan yana…
- el-HâlıkAl-Khaliq (The Creator) · Al-Khaliq (O Criador)El-Hâlık, fiil isimlerinin başında gelir: bir şeyi belirlenmiş bir ölçüye (takdir) göre var eder.
- er-RezzâkAr-Razzaq (The Provider) · Ar-Razzaq (O Provedor)El-Hâlık'ın ardından gelen er-Rezzâk, var edilenin varlığını sürdürmesi için gereken her şeyi ulaştıran isimdir.
- el-BâriAl-Bari (The Originator) · Al-Bari (O Originador)558. Bölüm'ün İlahlık Mertebesi, el-Bâri'yi fiil anlamı veren isimler arasında sayar (Cilt 16, s. 208). Bâri Olmak Mertebesi'nde (s. 249) mertebenin…
- el-MusavvirAl-Musawwir (The Fashioner) · Al-Musawwir (O Formador)558. Bölüm'ün İlahlık Mertebesi, el-Musavvir'i fiil anlamı veren isimler arasında sayar: el-Hâlık, er-Rezzâk, el-Bâri, el-Musavvir ve benzerleri…
- el-VelîAl-Wali (The Protecting Friend) · Al-Wali (O Amigo Protetor)İzutsu, İbn Arabî'nin Velî/Nebî/Resûl ayrımını tam da bu tespitle açar: 'Velî Allah'ın isimlerindendir, ama Allah kendini ne Nebî ve ne de Resûl diye…
- el-MelikAl-Malik (The King) · Al-Malik (O Rei)İbn Arabî: 'Melik: bütün mevcutların zatı kendisine ait olan demektir. Onun zatı ise hiçbir mevcuttan değildir; bilakis O'nun zatı zatından ve zatı…
- el-KuddûsAl-Quddus (The Holy) · Al-Quddus (O Sagrado)İbn Arabî: 'El-Kuddüs: noksanlık addedilen her şeyden temizlenmiş demektir... Yani her türlü eksiklikten, noksanlıktan tam temizlik O'nundur. Bunun…
- es-SelâmAs-Salam (The Source of Peace) · As-Salam (A Fonte da Paz)İbn Arabî: 'Es-Selâm: her türlü ayıptan ve afetten beri olan. Hiç kuşkusuz hayrın membaının müstağniliğine hiçbir ayıp, kusur bulaşmaz. Çünkü O,…
- el-Mü'minAl-Mu'min (The Granter of Security) · Al-Mu'min (O Concedente de Segurança)İbn Arabî: 'Bu ismin iki anlamı vardır. Birincisi, korkulardan ve tehlikelerden emin kılan. İkincisi, eşyayı oldukları gibi tasdik eden... O,…
- el-AzîzAl-'Aziz (The Mighty, The Peerless) · Al-Aziz (O Poderoso, O Ímpar)İbn Arabî: 'Güçlü ve nadir... varlıkta vâcibü'l-vücudun kuvvetinden daha şiddetli bir kuvvet yoktur... yine O'ndan daha nadir bir şey de yoktur...…
- el-KahhârAl-Qahhar (The All-Subduing) · Al-Qahhar (O Que Tudo Subjuga)İbn Arabî: 'El-Kahhâr: yokluk karanlığını, cemâlinin güneşi vasıtasıyla aydınlanan varlık sabahıyla kahredip ezen, galip gelen.' 558. Bölüm'ün Kahır…
- el-KayyûmAl-Qayyum (The Self-Subsisting Sustainer) · Al-Qayyum (O Autossubsistente Sustentador)İbn Arabî: 'Kendi zatı ile kaim olup başkası da kendisiyle kaim olan. Hiç kuşkusuz vâcibü'l-vücud bizzat kaimdir. Onun dışındaki mümkünlerin varlığı…
- el-HakAl-Haqq (The Real, The Truth) · Al-Haqq (O Real, A Verdade)İbn Arabî bu ismi beş anlamda ele alır: sadece varlık niteliğini hak eden, varlığının sebatı, baki olması, devam etmesi, yok olmayan olması.…
- es-SamedAs-Samad (The Utterly Self-Sufficient) · As-Samad (O Totalmente Autossuficiente)İbn Arabî: 'Samed, boşluğu olmayan seyyid demektir. Mutlak seyidin üstünde başka bir seyyid yoktur. Bu ise aynı zamanda vacip demektir... Ayrıca…
- el-AhadAl-Ahad (The Unique One) · Al-Ahad (O Único)İbn Arabî, 'bir' kelimesinin altı farklı kullanımını sıraladıktan sonra der ki: 'Mutlak bir ise, bir ismi verilen bu vasıfların tümünden beri olduğu…
- el-CebbârAl-Jabbar (The Compeller) · Al-Jabbar (O Compelidor)Ceberut Mertebesi'nde İbn Arabî bu ismi, Hak ile yaratılmış arasında duran bir berzah (ara mertebe) olarak okuyor: 'Ceberutun Hak ile ilişkisi,…
- el-MütekebbirAl-Mutakabbir (The Supremely Great) · Al-Mutakabbir (O Supremamente Grande)Kibriya Kazanma Mertebesi'nde İbn Arabî şunu vurguluyor: 'Allah zatı gereği kibriya sahibidir... Kibriya kula değil, Allah'a ait bir niteliktir.'…
- el-Gaffâr / el-Gafir / el-GafûrAl-Ghaffar / Al-Ghafir / Al-Ghafur (The Ever-Forgiving / The Forgiver / The All-Forgiving) · Al-Ghaffar / Al-Ghafir / Al-Ghafur (O Sempre Perdoador / O Perdoador / O Todo-Perdoador)Örtüleri Çekme Mertebesi'nde İbn Arabî üç ismi (el-Gaffâr, el-Gafir, el-Gafûr) bir arada ele alıyor ve mağfireti kökeninden - 'setr', yani örtme…
- el-VehhâbAl-Wahhab (The Bestower) · Al-Wahhab (O Doador)Vehb (Verme) Mertebesi'nde İbn Arabî vehb'i (karşılıksız bahşiş) titizlikle ticaretten ayırıyor: 'Vehb nimetlendirmek amacıyla ihsan etmek ve vermek…
- el-FettâhAl-Fattah (The Opener) · Al-Fattah (O Abridor)Fetih Mertebesi'nde İbn Arabî fethi üç düzeyde ele alıyor: suret (dış, tarihsel fetih - şehirlerin ele geçirilmesi), mana (iç, zevk ve hâl bilgisi)…
- el-KâbıdAl-Qabid (The Withholder/Constrictor) · Al-Qabid (O Retentor/Constritor)Kabz Mertebesi'nde İbn Arabî, kabz halinin (daralma/geri çekilme) sana ait bir şeyin senden alınması olduğunu, ama bu ilişkinin karşılıklı bir şey…
- el-BâsıtAl-Basit (The Expander) · Al-Basit (O Expansor)Bast Mertebesi'nde İbn Arabî, Kabz'ın karşıtı olan bu genişleme halini anlatıyor: 'Allah birisinden razı olursa, hiç kuşkusuz, gazabını ulaştırmaz ve…
- el-HâfıdAl-Khafid (The Abaser) · Al-Khafid (O Rebaixador)Hafz (Alçaltma) Mertebesi'nde İbn Arabî, Hakk'ın hâdis (sonradan var olan) mertebeye tenezzül edişini şöyle anlatıyor: 'Bu mertebede Allah hâdis…
- er-Râfi'Ar-Rafi' (The Exalter) · Ar-Rafi' (O Exaltador)Rifat (Yükseklik) Mertebesi'nde İbn Arabî, Hafz'ın karşıtı olan bu ismi ayetle açıyor: 'Dereceleri yükselten, Arşın sahibidir.' İlahi isimler…
- el-MuizzAl-Mu'izz (The Bestower of Honor) · Al-Mu'izz (O Concedente de Honra)İ'zaz (Aziz Kılma) Mertebesi'nde İbn Arabî, izzetin (yücelik/dokunulmazlık) yalnızca Hakk'a ait olduğunu, kulda ortaya çıkışının da yine O'ndan…
- el-MüzillAl-Mudhill (The One Who Humbles) · Al-Mudhill (Aquele Que Humilha)Zelil Kılma Mertebesi'nde İbn Arabî bu ismi el-Muizz'in aynı hareketinin bir başka yüzü olarak sunuyor - bölümün açılış beyti şöyle: 'el-Muzil…
- el-HakemAl-Hakam (The Arbitrator) · Al-Hakam (O Árbitro)Hüküm Mertebesi'nde İbn Arabî, hakemin verdiği hükmü nereden aldığını sorguluyor: 'Hakem konuldukları anlama göre ya da varlıklarına göre eşya…
- el-AdlAl-'Adl (The Just) · Al-'Adl (O Justo)Adalet Mertebesi'nde İbn Arabî adaleti soyut bir erdem olarak değil, doğrudan bir meyil (yönelme) olarak tanımlıyor: 'Adalet iki uçtan birine meyil…
- el-LatîfAl-Latif (The Subtle, The Gentle) · Al-Latif (O Sutil, O Gentil)Lütuf Mertebesi'nde İbn Arabî, lütfun neden idraklerden gizli kaldığını şöyle açıklıyor: 'Allah'ın lütfunun idraklerden gizli kalmasının nedeni…
- el-HabîrAl-Khabir (The All-Aware) · Al-Khabir (O Bem-Informado)Hubra ve İhtibar Mertebesi'nde İbn Arabî el-Habîr ismini doğrudan sınamayla ilişkilendiriyor: 'el-Habîr bir düşünürsen imtihan edendir... Aynı kökten…
- el-HalîmAl-Halim (The Forbearing) · Al-Halim (O Longânime)Hilim Mertebesi'nde İbn Arabî hilmi ihmalden titizlikle ayırıyor: 'el-Halim işini erteler, kuluna mühlet verir, fakat ihmal etmez; sadece belirli bir…
- el-AzîmAl-'Azim (The Magnificent) · Al-'Azim (O Magnífico)Azamet Mertebesi'nde İbn Arabî şöyle diyor: 'azamet, tazim edenin halidir, tazim edilenin hali değildir!' Bunu bir şiirle somutlaştırıyor: 'Sanki…
- el-AlîAl-'Aliyy (The Most High) · Al-'Aliyy (O Altíssimo)Uluv Mertebesi'nde İbn Arabî yüceliği iki ayrı düzeyde ele alıyor: mekân yüksekliği (Arş üzerine istiva) ve mertebe/değer yüksekliği (mutlak,…
- el-KebîrAl-Kabir (The Great) · Al-Kabir (O Grande)İlahi Kibriya Mertebesi'nde İbn Arabî şöyle bir tanım yapıyor: 'kibriya kulun kendisidir. Çünkü kibriya (büyüklük) Hakkın örtüsüdür ve O'nun örtüsü…
- el-HafîzAl-Hafiz (The Preserver) · Al-Hafiz (O Preservador)Hıfz Mertebesi'nde İbn Arabî koruma fiilini, Hakk'ın bakışıyla kulun bakışının hiçbir zaman bir araya gelmemesi üzerinden açıklıyor: '...Hakkın…
- el-MukîtAl-Muqit (The Sustainer) · Al-Muqit (O Sustentador)Besinleri Belirleme Mertebesi'nde İbn Arabî rızkı kesin, taşmayan bir ölçüyle tanımlıyor: 'Abdulmukît, Abdurrezzâk'ın ikiz kardeşidir; çünkü rızık,…
- el-HasîbAl-Hasib (The Reckoner, The Sufficer) · Al-Hasib (O Contabilizador, O Suficiente)İktifa Mertebesi'nde İbn Arabî el-Hasîb'i hem hesap gören hem yeten iki anlamı birden taşıyan bir isim olarak okuyor. 'Allah'a tevekkül eden kişiye…
- el-KerîmAl-Karim (The Generous) · Al-Karim (O Generoso)Kerem Mertebesi'nde İbn Arabî bu ismi bir öncekiyle bağlıyor ('Bu isim el-Celîl'e tâbi ve onun gereğidir') ve kalple özdeşleştiriyor: 'Kerem müminin…
- er-RakîbAr-Raqib (The Watchful) · Ar-Raqib (O Vigilante)Murakabe Mertebesi'nde İbn Arabî er-Rakîb ismini boyundan tutmak anlamındaki 'rukba' kökünden okuyor: 'Boynundan tutulunca bütün nitelikleri ve…
- el-Vâsi'Al-Wasi' (The All-Embracing) · Al-Wasi' (O Que Tudo Abrange)Genişlik Mertebesi'nde İbn Arabî rahmetin genişliğini, zarar saydığımız şeyleri de içine alacak kadar geniş okuyor: 'Allah'ın rahmetinin genişliğinin…
- el-VedûdAl-Wadud (The Loving) · Al-Wadud (O Amoroso)Sevginin Sabitliği Mertebesi'nde İbn Arabî vüdd kelimesini doğrudan sebat (süreklilik) olarak okuyor: 'Vüdd sebat demek; değişimin baskısı karşısında…
- el-MecîdAl-Majid (The Glorious) · Al-Majid (O Glorioso)Mecd Mertebesi'nde İbn Arabî, namazda 'Din gününün sahibidir' diyen kulun bu sözünü doğrudan Hakkın kendi ağzından okuyor: 'Hak Kulum beni yüceltti…
- el-BâisAl-Ba'ith (The Sender, The Resurrector) · Al-Ba'ith (O Que Envia e Ressuscita)Gönderme ve Bi'set Mertebesi'nde İbn Arabî el-Bâis ismini hem peygamber gönderme hem ölüleri diriltme anlamıyla birlikte okuyor: 'O ümmilere…
- el-VekîlAl-Wakil (The Trustee) · Al-Wakil (O Curador)Vekâlet Mertebesi'nde İbn Arabî, Allah'ı vekil edinmemizi ayn-ı sabite öğretisiyle birlikte okuyor: 'Biz Allah'ı ancak bize mahsus işlerimizde…
- el-KaviyyAl-Qawi (The Strong) · Al-Qawi (O Forte)Kuvvet Mertebesi'nde -kendi ifadesiyle 'karışık bir mertebe'- İbn Arabî insandaki kuvvetin hiçbir zaman bağımsız (müstakil) olmadığını anlatıyor:…
- el-MetînAl-Matin (The Firm) · Al-Matin (O Firme)Metanet Mertebesi'nde İbn Arabî metaneti şöyle tanımlıyor: 'Sübûtun gerektiği bir hususta temkini ve ağırlığı nedeniyle sarsılmayan ve sendelemeyen…
- el-HamîdAl-Hamid (The Praiseworthy) · Al-Hamid (O Louvável)Hamd Mertebesi'nde İbn Arabî 'hamîd' kelimesinin dilbilgisel olarak hem övülen hem öven anlamına gelebileceğine dikkat çekiyor: 'Allah hamd…
- el-MuhsîAl-Muhsi (The Enumerator, The Reckoner) · Al-Muhsi (O Que Enumera)İhsâ (Sayma) Mertebesi'nde İbn Arabî bunu ihata (kuşatma) mertebesinin 'kardeşi' olarak tanımlıyor, ama ikisi arasında bir fark koyuyor: 'İhata…
- el-Mübdi'Al-Mubdi' (The Originator) · Al-Mubdi' (O Originador)Bed' Mertebesi'nde İbn Arabî ibtidâ (başlangıç) kavramını 'ikinci mertebe'ye, yani kendisi nedeniyle değil başkası nedeniyle varlığı zorunlu olan…
- el-MuîdAl-Mu'id (The Restorer) · Al-Mu'id (O Restaurador)Yeniden Yaratma Mertebesi'nde İbn Arabî iade (yeniden yaratma) ile ibda' (ilk yaratma) arasında net bir çizgi çekiyor: 'Allah bir şeyi kayboluşunun…
- el-MuhyîAl-Muhyi (The Giver of Life) · Al-Muhyi (O Que Dá Vida)İhya (Diriltme) Mertebesi'nde İbn Arabî bütün eşyanın canlı olduğunu savunuyor, çünkü her şey Allah'ın hamdini tespih eder ve 'ancak canlı bir şey…
- el-MümîtAl-Mumit (The Bringer of Death) · Al-Mumit (O Que Dá a Morte)Ölüm Mertebesi'nde İbn Arabî ölümü doğrudan tanımlıyor: 'Ölüm dünya menzilinden ahiret menziline intikal demektir; yoksa ölüm gerçekte hayatın bir…
- el-VâcidAl-Wajid (The Finder, The One Whose 'Be' Meets No Resistance) · Al-Wajid (Aquele a Cuja Palavra 'Seja' Nada Resiste)Vicdan ve 'Ol' (Kün) Sözünün Mertebesi'nde İbn Arabî el-Vâcid'i doğrudan yaratma emriyle bağlıyor: 'Allah kün (ol) sözüyle el-Vâcid'dir. İrade bir…
- el-VâhidAl-Wahid (The One) · Al-Wahid (O Uno)Tevhid Mertebesi'nde -başlığın kendisi el-Vâhid'i el-Ahad ile birlikte anıyor- İbn Arabî ikisi arasında ince bir ayrım yapıyor: 'Vahdaniyet,…
- el-MuktedirAl-Muqtadir (The One Who Prevails Through Means) · Al-Muqtadir (Aquele Que Prevalece Através de Meios)İktidar Mertebesi başlığı el-Kâdir, el-Kadir ve el-Muktedir'i birlikte anıyor, ama İbn Arabî metnin ilerleyen kısmında ikisi arasına ince bir çizgi…
- el-MukaddimAl-Muqaddim (The One Who Puts Forward) · Al-Muqaddim (Aquele Que Antepõe)Takdim Mertebesi'nde İbn Arabî önceliğin, öne geçenin kendi içinde bulunan bir üstünlükten değil, dışarıdan bir 'tercih eden'in varlığından…
- el-MuahhirAl-Mu'akhkhir (The One Who Holds Back) · Al-Mu'akhkhir (Aquele Que Retém)Geride Bırakma Mertebesi'nde İbn Arabî, el-Mukaddim'in tam ikizini tarif ediyor: 'Allah kulunu bir mertebeden geride bırakmak isterse, bu fiil, bu…
- et-TevvâbAt-Tawwab (The Ever-Turning, The Acceptor of Repentance) · At-Tawwab (O Sempre-Voltado, O Aceitador do Arrependimento)Tövbe Mertebesi'nde İbn Arabî dönüşün çift yönlü ve sıralı olduğunu anlatıyor: 'İlk dönüş O'na aittir. Sonra dönsünler diye Allah kullarına döner.…
- el-AfüvvAl-'Afuww (The Effacer, The Pardoner) · Al-'Afuww (O Apagador, O Perdoador)Af Mertebesi'nde İbn Arabî bu ismin kelime kökünde bir çift-anlamlılık buluyor: 'Bu mertebe iki zıddı birleştirmesi nedeniyle celal mertebesine…
- er-RaûfAr-Ra'uf (The Most Kind, The Gentle) · Ar-Ra'uf (O Mais Bondoso, O Gentil)Re'fet Mertebesi'nde İbn Arabî bu ismi doğrudan Hz. Peygamber'e bağlanan ayete dayandırıyor: 'Allah kulu Hz. Muhammed'i müminlere karşı raûf ve rahim…
- el-Câmi'Al-Jami' (The Gatherer) · Al-Jami' (O Reunidor)Cem' Mertebesi'nde İbn Arabî bir aritmetik gözlemden yola çıkıyor: 'Cem'in en azı iki ve daha fazlasıdır. Varlık cem' ve çoklukla meydana gelmeseydi,…
- el-GaniyyAl-Ghani (The Self-Sufficient, The Rich) · Al-Ghani (O Autossuficiente, O Rico)Müstağnilik ve Zenginlik Mertebesi'nde İbn Arabî hadisten yola çıkıyor: 'Zenginlik mal çokluğu değil gönül zenginliğidir.' Bunu bir tüccar gözlemiyle…
- el-Mâni'Al-Mani' (The Withholder) · Al-Mani' (O Retentor)Vermek ve Engelleme Mertebesi'nde İbn Arabî, el-Mâni' isminin aslında kulun kendi sınırlarıyla ilgili olduğunu söylüyor: 'Bilmelisin ki, men, yani…
- el-Mu'tîAl-Mu'ti (The Giver) · Al-Mu'ti (O Doador)Aynı mertebede -el-Mâni'in hemen öncesinde- İbn Arabî el-Mu'tî'yi, engelsiz ve kayıtsız veren olarak tarif ediyor. Ayeti aktarıyor: 'Allah insanlara…
- ed-Dârr (ez-Zârr)Ad-Darr (The One Who Brings Harm) · Ad-Darr (Aquele Que Causa Dano)Zarar Mertebesi'nde -metinde 'ez-Zârr' diye geçiyor, klasik doksan dokuz isim listesindeki 'ed-Dârr' ile aynı isim- İbn Arabî şöyle diyor: 'İlk zarar…
- en-Nâfi'An-Nafi' (The Bringer of Benefit) · An-Nafi' (O Trazedor de Benefício)Fayda Mertebesi'nde İbn Arabî, ed-Dârr'ın hemen ardından, faydayı tanımlıyor: 'Bu mertebenin faydası bazen bilhassa zararı izale etmek olabileceği…
- en-NûrAn-Nur (The Light) · An-Nur (A Luz)Nur Mertebesi'nde İbn Arabî ayete dayanıyor: 'Allah göklerin ve yerin nurudur' ve 'Onu insanların arasında kendisiyle yürüdüğü bir nur kıldık.'…
- el-HâdîAl-Hadi (The Guide) · Al-Hadi (O Guia)Hidayet ve Hüdâ Mertebesi'nde İbn Arabî hidayeti tanımlıyor: 'Allah'ın hidayeti açıklama ve beyan demektir; yoksa aklın kendi iddiasınca delille…
- el-Bedî'Al-Badi' (The Incomparable Innovator) · Al-Badi' (O Inovador Incomparável)İbdâ' Mertebesi'nde İbn Arabî ayete dayanıyor: 'O göklerin ve yerin bedî'idir.' İbda'ı tanımlıyor: 'İbda' her bir şeyde bulunup başkalarından…
- el-VârisAl-Warith (The Inheritor) · Al-Warith (O Herdeiro)Veraset Mertebesi'nde İbn Arabî sıradan mirası ile Hakkın mirasçılığı arasındaki farkı açıyor: 'Bir kişi ancak malın sahibi öldüğünde vâris olabilir.…
- es-SabûrAs-Sabur (The Patient) · As-Sabur (O Paciente)Sabır Mertebesi'nde -yüz mertebenin sonuncusu, kapanış bölümünden hemen önceki mertebe- İbn Arabî şöyle diyor: 'Allah hiç kimseye karşı…
- el-VâliAl-Wali (The Governor) · Al-Wali (O Governador)İmamet Mertebesi'nde İbn Arabî el-Vâli'yi doğrudan tanımlıyor: 'Abdulvali işleri kendi başına yürüten demektir... vali diye isimlendirilmesinin…
Terimler · 93
- CevherSubstance · SubstânciaKendi başına var olan, varlığı için başka bir şeye (bir 'mahal'e) muhtaç olmayan öz-varlık. Meşşâî felsefede varlığın en temel kategorisi.
- ArazAccident · AcidenteBir cevhere ilişen, ama kendi başına var olamayan nitelik. Renk, şekil, sıcaklık gibi — hepsi bir 'taşıyıcıya' (mahal) muhtaçtır.
- CinsGenus · GêneroBir şeyi tanımlarken kullanılan geniş kategori. Örnek: 'canlı' — insan ve diğer hayvanlar için ortak cinstir.
- FasılDifferentia · DiferençaBir cinsin içindeki türleri birbirinden ayıran özellik. Örnek: 'düşünen' (nâtık), insanı diğer canlılardan ayıran fasıldır.
- Nev' (Tür)Species · EspécieCins + Fasıl birleşiminin sonucu. "Canlı" (cins) + "düşünen" (fasıl) = "insan" (nev'/tür). Sınıflandırma merdiveninin üçüncü ve tamamlayıcı basamağı.
- İlletCause · CausaBir şeyi var eden veya ona yol açan sebep. Meşşâî felsefede dörde ayrılır (fâil, gâî, maddî, sûrî illet) ama İbn Arabî çoğunlukla genel anlamda…
- MalûlEffect · EfeitoBir illetin (sebebin) doğurduğu, ona bağımlı olan sonuç. İllet olmadan malûl, malûl olmadan illet düşünülemez — ikisi çift kavramdır.
- MümkünContingent Being · Ser Contingenteİbn Sînâ'nın üçlü varlık şemasında: var olması da olmaması da kendi başına eşit ihtimalde olan şey (yaratılmışların tamamı). Karşıtı 'Vâcib'dir (var…
- Vâcib (Vâcibü'l-Vücûd)Necessary Being · Ser Necessárioİbn Sînâ'nın varlık üçlüsünde: varlığı kendi zatından dolayı zorunlu olan, var olmaması düşünülemeyen tek varlık. Bu, İbn Sînâ felsefesinde Tanrı'nın…
- İlk Akıl (Akl-ı Evvel)The First Intellect · O Primeiro IntelectoFârâbî ve İbn Sînâ'nın Yeni-Eflatuncu kozmolojisinde, Bir'den (Tanrı) çıkan ilk taşma/sudur — kozmik akıllar-felekler hiyerarşisinin başlangıcı.
- Tümel Nefs (Küllî Nefs)The Universal Soul · A Alma UniversalYeni-Eflatuncu kozmolojide, İlk Akıl'dan sudur eden ikinci mertebe — bütün cisimsel âlemi 'canlandıran', kuşatan kozmik ruh.
- MazharLocus of Manifestation · Lócus de ManifestaçãoBir İlahi İsmin veya hakikatin kendisini gösterdiği, üzerinde 'göründüğü' yer/şey. Meşşâî felsefede tam bir karşılığı yoktur — bu, İbn Arabî'nin ve…
- Sûret ve MâddeForm and Matter · Forma e MatériaAristo'nun hylomorfizmi: her cismin, onu 'bu şey' yapan sûreti (formu) ve o sûreti taşıyan mâddesi (heyûlâ, ilk madde) vardır. İkisi birlikte cismi…
- Kuvve ve FiilPotentiality and Actuality · Potencialidade e AtualidadeAristo'nun temel çifti: 'kuvve hâlinde' olan, henüz gerçekleşmemiş ama gerçekleşme imkânı taşıyan; 'fiil hâlinde' olan ise zaten gerçekleşmiş,…
- Akıl (Vezir)Reason (the Vizier) · Razão (o Vizir)'Vezir' kelimesi çift kökenlidir: 'zâ'nın sükûnuyla vizr'den (yük, ağırlık) ya da 'zâ'nın fethiyle vezer'den (sığınak, melce) türer. İbn Arabî…
- Nefs-i NâtıkaThe Rational Soul · A Alma Racional'Konuşan nefis', yani akıl: düşünme, ayırt etme (temyiz) ve anlama yetisi. İnsanı diğer canlılardan ayıran, üstünlüğünün ve himmetinin kaynağı olan…
- Şehvet NefsiThe Appetitive Soul · A Alma ApetitivaBedensel lezzetlerin ve isteklerin kaynağı olan nefis gücü: yeme, içme ve cinsel arzuyu tatmin etme gibi bütün cismani hazlar buradan doğar. İnsanda…
- Gazap NefsiThe Irascible Soul · A Alma IrascívelÖfke, cesaret ve galip gelme isteğinin kaynağı olan nefis gücü. Mekârimü'l-Ahlâk'ta şehvet nefsinden daha güçlü olduğu söylenir; hakimiyet kurduğunda…
- Ahad (Tek)Ahad (the Unique) · Ahad (o Único)Mutlak, ilişkisiz teklik. Hiçbir şeyle kıyaslanamaz, hiçbir çokluğa açılmaz, sayıya dönüşmez — 'izzet perdesi' üzerinde ebediyen kalır.
- Vâhid (Bir)Wahid (the One) · Wahid (o Um)Sayının, çokluğun ve tecellînin kendisinden çıktığı birlik. Ahad'ın aksine, Vâhid diğer sayılarla 'çarpılarak' çokluğa açılabilir — ama bu çokluk her…
- Lafza-i Celâl ("Allah" Kelimesi)The Word of Majesty ("Allah") · A Palavra da Majestade ("Allah")'Allah' kelimesinin kendisi üzerinden yapılan bir harf tahlili: kelimenin her harfinin (ve yazıda görünmeyen bir harfin) ayrı bir varlık mertebesine…
- Velâyet (Velilik/Marifet)Sainthood (Gnosis) · Santidade (Gnose)Allah'a yakınlık ve marifet makamı; risâlet gibi belli bir görevle sınırlı değildir, kişi bu makamda dâimî olarak kalır.
- Sekr (Sarhoşluk)Sukr (Intoxication) · Sukr (Embriaguez)Güçlü bir ilahî tecellînin etkisiyle kulun kendinden geçip kaybolması hâli.
- Sahv (Ayıklık)Sahw (Sobriety) · Sahw (Sobriedade)Kuvvetli bir tecellînin ardından duyuların ve idrakin güçlü bir sıçrayışla kendine dönmesi hâli.
- İtibar Edilmez ŞeylerThings Not to Be Trusted · Coisas em Que Não Confiarİbn Arabî'nin bir araya getirdiği, hangi vecdlerin, ışıkların ve 'kalp bilgilerinin' gerçek bir manevi kazanım SAYILMAYACAĞINI gösteren yaklaşık elli…
- Halvette Kalkan PerdelerThe Veils Lifted in Retreat · Os Véus Erguidos no RetiroUzlete çekilip zikre devam eden sâlikin önünde, birbiri ardınca açılan ve her birinde durmaması gereken bir dizi âlem/perde.
- Nefsin Ezeliyeti MeselesiThe Question of the Soul's Pre-Existence · A Questão da Pré-Existência da Almaİbn Arabî'nin El-Bülgâ fi'l-Hikme'de ele aldığı bir mesele: nefs-i nâtıka (akleden ruh) bedenden önce mi vardı, yoksa bedenle birlikte mi yaratıldı?…
- Beş Menzil DirilişThe Five Stations of Resurrection · As Cinco Estações da Ressurreiçãoİbn Arabî'ye göre 'mead' (dönüş) kelimesi, bir şeyin çıktığı hâle dönmesi anlamına gelir. İnsan için bu dönüş tek bir sıçrayışla değil, beş ardışık…
- Nübüvvetin İki DeliliThe Two Proofs of Prophethood · As Duas Provas da Profeciaİbn Arabî'nin El-Bülgâ fi'l-Hikme'de nübüvvetin varlığının zorunlu olduğunu ispatlamak için verdiği iki ayrı delil: biri yaratıcının amacına, diğeri…
- Aracı Ruhun Üç İsmi: Rab, Baba, KardeşThe Three Names of the Intermediary Spirit: Lord, Father, Brother · Os Três Nomes do Espírito Intermediário: Senhor, Pai, Irmãoİbrahim, İsa ve Muhammed (a.s.), kendileriyle Allah arasında aracı olan ruhu üç farklı isimle anmışlardır — ve bu isim farkı, her birinin hangi…
- VahiyRevelation (Wahy) · Revelação (Wahy)İbn Arabî'nin El-Bülgâ fi'l-Hikme'de mucize ve keramet ile birlikte tanımladığı üç terimden biri. Sözlükte, bir şeyi bir şeye süratle ulaştırmak…
- Vahyin Üç MenziliThe Three Stations of Revelation · As Três Estações da Revelaçãoİbn Arabî'nin El-Bülgâ fi'l-Hikme'de tarif ettiği, vahyin nebîde hangi duyuya kadar ulaştığına göre sınıflandırdığı üç mertebe: kalbi vahiy, işitsel…
- Şerrin Mahiyeti: Yokluk Olarak KötülükThe Nature of Evil: Evil as Non-Being · A Natureza do Mal: O Mal como Não-Serİbn Arabî'nin El-Bülgâ fi'l-Hikme'de 'Allah şerri niçin yarattı, şerrin faili kimdir?' sorusuna verdiği yanıt: şer, bağımsız bir varlık değil, bir…
- Kalbin MisafirleriThe Heart's Visitors · Os Visitantes do CoraçãoTedbîrât-ı İlâhiyye'nin dokuzuncu bâbında, Ahmed Avni Konuk'un aktardığı dört ayrı 'tezkire'den (fermân) söz edilir: biri Hak'tan, biri meleğe, biri…
- FirâsetFirasa (Discernment) · Firasa (Discernimento)Tedbîrât-ı İlâhiyye'nin sekizinci bâbında Konuk, iki tür firâseti (sezgisel görüş) birbirinden ayırır. 'Firâset-i hikemiyye', kişinin söz ve…
- Kutup (Kutbiyet)Pole (Pole-hood) · Polo (Condição de Polo)Velîler hiyerarşisinin en üst mertebesi — her devirde âlemin manevi düzenini gözeten tek kişi. Fütûhât iki farklı 'kutup' kullanımını iç içe geçirir:…
- Efrad (Fertler)Afrad (Solitaries) · Afrad (Solitários)Kutbiyet hiyerarşisinin (Kutup, İmam, Evtad, Bedel, Nakip) sayısına dahil olmayan, Kutub'un otoritesinin geçmediği ayrı bir veli sınıfı. İbn Kâid'in…
- Bedel (Ebdal)Abdal (Substitutes) · Abdal (Substitutos)Kutbiyet hiyerarşisinde yedi kişilik bir grup: dördü Evtad, ikisi İki İmam, biri Kutup'un kendisidir.
- Evtad (Direkler)Awtad (Pillars) · Awtad (Pilares)Kutbiyet hiyerarşisinde dört kişilik bir grup, İbn Kâid'in ayak hiyerarşisinde 'üç ayak' görme mertebesindeki (peygamber + kutup + imam) veliler.…
- NakipNaqibKutbiyet hiyerarşisinde on iki kişilik bir grup — Kutup, İki İmam, Evtad ve Bedel'in altında, Rical'in (19 kişilik toplam) en kalabalık kademesi.…
- Rical (Ricâlullah)Rijal (the Men of God) · Rijal (os Homens de Deus)Kutbiyet hiyerarşisi içindeki bir kümeye verilen ad — Nakip'in oniki kişisiyle Bedel'in yedi kişisinin toplamından oluşan 19 kişilik bütün. (Bedel'in…
- Vera' (Kuşkulu Şeylerden Sakınma)Wara' (Guarding Against the Doubtful) · Wara' (Cautela Diante do Duvidoso)Yasaklardan ve yasaklayan yönünden içinde kuşku bulunan her şeyden sakınmak. Vera sahibi, açıkça haram olduğu bilinmese bile, bir şeyin haram olana…
- Fütüvvet (Gençlik/Yiğitlik)Futuwwa (Youthfulness/Chivalry) · Futuwwa (Juventude/Cavalaria)Bir 'kuvvet makamı' — çocukluk ile yaşlılık arası bir dönemin adı. Bir Genç (fetâ), birbiriyle çatışan iki insanın amaçlarını aynı anda memnun…
- HimmetAspiration (Himma) · Aspiração (Himma)Bir velinin ruhsal yöneliminin/talebinin gücü ve yüksekliği. Fütûhât'ta himmet, gece ibadetinde yükselen bir şey olarak tasvir edilir — Hak, kişinin…
- Makâmın Dış SütunuThe Station's Outer Pillar · O Pilar Externo da Estaçãoİbn Arabî'nin, tenzih et-tevhid (Allah'ın mutlak aşkınlığı) makâmı için kurduğu bir bina benzetmesi: her makâm, beş sütuna dayalı bir çatısı olan,…
- KerametWonder-Working (Karama) · Prodígio (Karama)Âdetin aşılmasının üç türünden biri (diğerleri sihir ve mucize). Sihirden farkı, gerçek bir dış karşılığının olması; mucizeden farkı ise, velinin…
- MucizeMiracle (Mu'jiza) · Milagre (Mu'jiza)Âdetin aşılmasının en yüksek türü: ne nefis gücüne ne isimlerin özelliklerine dayanır. Örnek: Hz. Musa'nın asası yılana dönüştüğünde, bizzat Musa…
- SihirSorcery (Sihr) · Feitiçaria (Sihr)Âdetin aşılmasının en alt türü: dış gerçekliği yoktur. Sihirbaz, gözlerde/kulaklarda oluşan şeyin gerçek olmadığını bilir; bu ya nefsi kuvvete ya…
- FenâFana (Self-Effacement) · Fana (Autoaniquilação)Kulun, yaratılmışlığın izlerinin Kadîm'e (ezelî olana) bitişmesiyle kendinden geçtiği vuslat makamı. Fenâ hâlindeki kişi, kendi 'ben'ini/varlığını…
- BekâBaqa (Subsistence) · Baqa (Subsistência)Bâki (sürekli) olanda varlığın sürekliliği. Bekâ, fenânın karşıtı/tamamlayıcısıdır: kul önce kendi varlığından geçer (fenâ), sonra Hak'la birlikte —…
- İstidrâcIstidraj (Gradual Luring) · Istidraj (Sedução Gradual)Görünüşte bir lütuf/ihsan gibi gelen ama gerçekte kişiyi yavaş yavaş uzaklaştıran bir hâl — hem iyilerde hem kötülerde meydana gelebilir. Fütûhât,…
- HebâHaba (Primordial Dust) · Haba (Poeira Primordial)Allah'ın âlemin bütün suretlerini içinde açtığı, yaratılışın en başlangıç noktasındaki 'yalın âlem'. Hebâ, içinde istenilen şekil ve suretlerin…
- DehrDahr (Time Itself) · Dahr (O Próprio Tempo)Sıradan 'zaman' değil, zamanın kendisinin kaynağı/aslı. Fütûhât, 'Dehre sövmeyiniz, çünkü Allah Dehr'dir' hadisini bu ismin sahih ve sabit bir hadis…
- Zâhir (Dış/Görünen)The Outward (al-Zahir) · O Exterior (al-Zahir)Hz. Peygamber'in 'her ayetin bir zâhiri, bir bâtını, bir haddi ve bir matla'ı vardır' sözüyle tanımlanan dört mertebeden ilki. Zâhir, bir şeyin…
- Bâtın (İç/Gizli)The Inward (al-Batin) · O Interior (al-Batin)Zâhirin karşılığı: bir şeyin herkese açık olmayan, ancak keşif/anlayışla ulaşılan iç anlamı. Nübüvvet kapısı kapandığında geriye kalan, Hz. Ali'nin…
- Had (Sınır)The Limit (al-Hadd) · O Limite (al-Hadd)Zâhir-bâtın ikilisinden sonra gelen üçüncü mertebe: bir şeyin nereye kadar uzandığını, hangi noktada başka bir şeyden ayrıldığını belirleyen çizgi.…
- Matla' (Doğum Yeri)The Rising-Place (al-Matla') · O Lugar do Nascer (al-Matla')Zâhir-bâtın-had üçlüsünü tamamlayan dördüncü mertebe; bir şiirde matla', kasidenin 'doğum yeri' olan ilk beyit anlamına da gelir. Fütûhât'taki bir…
- Amâ (Bulut)The Cloud (al-'Ama) · A Nuvem (al-'Ama)Hak'ın kendisine sorulduğunda 'yaratılıştan önce neredeydi' sorusuna cevaben andığı menzillerden biri — Arş'ın bile ötesinde, ölçü ve miktar âleminde…
- KürsîThe Footstool (al-Kursi) · O Escabelo (al-Kursi)Fütûhât'ın himmetlerin karşılandığı yerler hiyerarşisinde, yedi göğün üstünde ve Arş'ın altında yer alan bir mertebe. Bazı himmetler Hakk'ı doğrudan…
- Arş (Rahmân'ın İstiva Mahalli)The Throne (al-'Arsh) · O Trono (al-'Arsh)Fütûhât'ın himmetler hiyerarşisinde Kürsî'nin üstünde yer alan, ve Kur'an'ın 'Rahmân Arş'a istiva etti' ayetinde geçen mertebe. Arş'ın ötesinde de…
- A'râf (Yükseklikler)Al-A'raf (The Heights) · Al-A'raf (As Alturas)Kur'an'da aynı adı taşıyan sûrede (A'râf 7:46-48) geçen, cenneti cehennemden ayıran bir sınır/duvar (sûr). Fütûhât'ın 371. bâbındaki 'haşir yeri'…
- Sırât (Köprü)Al-Sirat (The Bridge) · Al-Sirat (A Ponte)Kıyamet günü bütün insanların üzerinden geçeceği, bir hadiste 'kılın incesinden, kılıcın keskininden' diye tarif edilen köprü. Fütûhât'ın 371.…
- Berzah (Ara Bölge)Barzakh (the Isthmus) · Barzakh (o Istmo)İki âlem/hâl arasında bulunan, ne tamamen birine ne tamamen ötekine ait olan ara bölge. Fütûhât'ta hayalin/rüyanın kendisi berzahî (ara bölgeye ait)…
- Ayn-ı Sâbite (Sabit Ayn)The Fixed Archetype ('Ayn al-Thabita) · O Arquétipo Fixo ('Ayn al-Thabita)İbn Arabî'nin külliyatında merkezi bir kavram — her varlığın Allah'ın ilmindeki değişmez, sabit sureti/kimliği. Fütûhât'ta matla' (doğum yeri)…
- Nübüvvet (Peygamberlik)Nubuwwa (Prophecy) · Nubuwwa (Profecia)Risâletten farklı olarak, belli bir ümmete gönderilmiş bir tebliğ görevine indirgenmeyen, evrensel bir mertebe. Hz. Muhammed, 'Âdem su ve toprak…
- Risâlet (Elçilik)Risala (Messengership) · Risala (Mensageirato)Nübüvvetten farklı olarak, belli bir peygamberin belli bir ümmete gönderilen, tebliğ görevi tamamlanınca sona eren mertebe. Hz. Musa örneği verilir:…
- Hatmü'l-Velâye (Velâyetin Mührü)The Seal of Sainthood (Khatm al-Walaya) · O Selo da Santidade (Khatm al-Walaya)İbn Arabî'nin kendisi için kullandığı, velâyet zincirinin kapanışına dair bir öz-tanımlama. Bir kasidede kendini doğrudan şöyle tarif eder: 'Ben…
- MeşrepTemperament (Mashrab) · Temperamento (Mashrab)Bir velinin manevi yolunun, hangi peygamberin (Muhammedî, İsevî, Musevî...) tarzına/zevkine göre şekillendiğini belirten kavram. İbn Arabî kendi…
- NispetAffiliation (Nisba) · Filiação (Nisba)Meşrebe yakın ama daha geniş bir kavram: bir velinin, kerametinin/hâlinin hangi peygamberin mirasına bağlandığını gösteren ilişki. Örneğin su…
- Halife (Hilâfet)Caliph (Vicegerency) · Califa (Vice-regência)İnsanın yeryüzünde 'ruhlar adına' temsilci kılınması — Kur'an'daki halifelik/istihlaf fikrinin özü. Halifelik, kendi adına bir egemenlik değil,…
- TecellîTheophany (Tajalli) · Teofania (Tajalli)Allah'ın, bilinemez zâtından çıkarak bir suretle/hâlle kula görünmesi, kendini açması. Fütûhât'ta gece ehline yakın gökten tecelli eden Hakk'ın 'Beni…
- Nüzûl (İniş)Descent (Nuzul) · Descida (Nuzul)Allah'ın her gece yakın göğe inip kullarına seslendiğini anlatan meşhur hadis. Fütûhât, bu inişte Allah ile kul arasında herhangi bir feleki perde…
- Cennet-Cehennem: Mekân Değil İdrakHeaven-Hell: Not a Place but a Perception · Céu-Inferno: Não um Lugar, mas uma PercepçãoEl-Bülgâ'nın Mead (âhiret) bölümünde İbn Arabî, cennet ve cehennemi öncelikle bir 'yer' değil bir idrak hâli olarak tanımlar: 'Lezzet, eşyayla uyumlu…
- Dokuz Makulat (Arazların Dokuzlu Sınıflaması)The Nine Categories (Ninefold Classification of Accidents) · As Nove Categorias (Classificação Nônupla dos Acidentes)El-Bülgâ fi'l-Hikme'de İbn Arabî, cismani arazları (Yunanca kökeniyle 'katigoryas' diye andığı) dokuz temel türe ayırır: kemiyet (nicelik), keyfiyet…
- Bâtınî Beş His (İdrak Kuvveleri)The Five Inward Senses (Faculties of Perception) · Os Cinco Sentidos Internos (Faculdades de Percepção)El-Bülgâ fi'l-Hikme'de İbn Arabî, hayvani kuvvetleri idrak edenler ve hareket ettirenler diye ikiye ayırır. İdrak edenler de zâhirî beş duyu ile…
- Fiil Kavramları Sözlüğü (Yaratma'nın Adları)The Vocabulary of Divine Action (Names for Creating) · O Vocabulário da Ação Divina (Nomes para Criar)El-Bülgâ fi'l-Hikme, Türkçede tek kelimeyle ('yaratmak') karşılanan fiili dokuz ayrı terimle inceye ayırır: Fiil (kuvveden fiile çıkarmak), İcat…
- İsim / Müsemmâ / Tesmiye AyrımıThe Distinction between Name, Named, and Naming · A Distinção entre Nome, Nomeado e NomeaçãoEl-Bülgâ fi'l-Hikme'nin 'Dördüncü Temel'i, isim (lafız), müsemmâ (isimlenen zât) ve tesmiye'nin (isimlendirme eylemi) birbirinden ayrı olgular…
- Tahalluk / Tahakkuk AyrımıThe Distinction between Takhalluq and Tahaqquq · A Distinção entre Takhalluq e TahaqquqSadreddin Konevî'nin El-Fükük'ünde (İbrahim fassı) yaptığı bir ayrım: tahalluk, çaba ve gayretle bir ilahî sıfatın tecellisine mazhar olmaktır — kişi…
- Mekân Yüksekliği / Mekânet Yüksekliği AyrımıThe Distinction between Spatial and Rank-Based Transcendence · A Distinção entre Transcendência Espacial e de CategoriaKonevî'nin El-Fükük'te (İdris fassı) yaptığı bir ayrım: Hakk'ın 'yükseklik' (uluvv) sıfatından tenzihi ikiye bölünür — (a) mekân yüksekliği: Hakk'ın…
- Kâmillere Gelen Belânın Üçlü TaksimiThe Threefold Division of Trials That Befall the Perfected · A Divisão Tríplice das Provações que Acometem os PerfeitosKonevî'nin El-Fükük'te (Eyyûb fassı) sunduğu bir teori: (1) kalbin cilası/istidadın tamamlayıcısı olarak gelen bela — makamın zevkini tamamlamak…
- Tenzih ve TeşbihTranscendence and Immanence (Tanzih and Tashbih) · Transcendência e Imanência (Tanzih e Tashbih)Izutsu'nun İbn Arabî'nin Füsûs'undaki Anahtar Kavramlar'da işlediği bir kavram çifti: tenzih, Allah'ı her türlü benzerlikten/sınırdan arındırmak…
- Hazerât-ı Hamse (Beş İlâhî Hazret)The Five Divine Presences (Hadarat al-Khams) · As Cinco Presenças Divinas (Hadarat al-Khams)Kâşânî'nin Füsûs şerhinde (Izutsu'nun aktardığı) beşli bir varlık-mertebesi sınıflaması: (1) Zât mertebesi / Gayb-ı Mutlak / Sırrü's-Sır — hiçbir…
- İki Rahmet: İmtinân ve VücûbTwo Mercies: Grace and Necessity (Imtinan and Wujub) · Duas Misericórdias: Graça e Necessidade (Imtinan e Wujub)İbn Arabî'nin (Kâşânî şerhiyle, Izutsu'nun aktardığı) iki rahmet türü ayrımı: Rahmetü'l-İmtinân, hiçbir amelin karşılığı olmaksızın, fark…
- Nefes-i Rahmânî (Rahmân'ın Nefesi)The Breath of the All-Merciful (Nafas al-Rahman) · O Sopro do Misericordioso (Nafas al-Rahman)İbn Arabî'nin (Izutsu'nun aktardığı) merkezi bir kozmogoni imgesi: nefesi içinde tutan biri gibi, İlâhî İsimler Hakk'ın 'sinesinde' basınç altında…
- Ganiyy ve Müftekir: Karşılıklı İhtiyaç (İftikâr)The Rich and the Needy: Mutual Need (Iftiqar) · O Rico e o Necessitado: Necessidade Mútua (Iftiqar)Izutsu'nun 'Gizli Hazine' (Kenz-i Mahfî) kudsî hadisinden ('bilinmeyi arzuladım') çıkardığı bir ayrım: Hakk hem mutlak surette kendine yeten (Ganiyy)…
- Sıfat Evliyâsı / Zât EvliyâsıSaints of the Attributes / Saints of the Essence · Santos dos Atributos / Santos da EssênciaKâşânî'nin (Izutsu'nun aktardığı) iki türlü velilik ayrımı, iki hadis-i kudsî temelli yakınlık türüne dayanır: kurbü'n-nevâfil (nafile amellerin…
- Güneş Velâyeti / Ay VelâyetiSolar Sainthood / Lunar Sainthood · Santidade Solar / Santidade LunarKâşânî'nin (Izutsu'nun aktardığı) bir ayrımı: Hâtemü'l-Evliyâ'nın (Velilerin Mührü) velâyeti 'Güneş' gibidir — kendinden, asli bir ışık kaynağı.…
- Tepetaklak Hiyerarşi: İnsan Hem En Yüce Hem En AşağıThe Inverted Hierarchy: Humanity as Both Highest and Lowest · A Hierarquia Invertida: A Humanidade como o Mais Alto e o Mais BaixoIzutsu'nun İbn Arabî'nin Füsûs'unda gösterdiği bir paradoks: insan iki tamamen farklı ölçütle değerlendirilir. Cem'iyyet ölçütüyle (bütün İlâhî…
- Meşîa / Yaratıcı İrade Ayrımı ve İki Tür EmirThe Mashi'a / Creative Will Distinction and the Two Kinds of Command · A Distinção Mashi'a / Vontade Criadora e os Dois Tipos de OrdemA.E. Affifi'nin aktardığı bir ayrım: İbn Arabî iki tür ilahî iradeyi birbirinden ayırır. Meşîa, 'her şeyin oldukları gibi olmalarını dileyen' ezelî…
- Üç İman Yolu: Peygamber, Filozof, ÂrifThree Paths of Faith: The Prophet-Follower, the Philosopher, the Gnostic · Três Caminhos de Fé: O Seguidor do Profeta, o Filósofo, o GnósticoA.E. Affifi'nin aktardığı bir üçleme: İbn Arabî, Allah'a iman etme şekillerini üçe ayırır — (I) Peygamberi takip edenin yolu (örnek alma), (II)…
- Zorunlu Kulluk / Gönüllü KullukCompulsory Servanthood / Voluntary Servanthood · Servidão Compulsória / Servidão VoluntáriaDost kulluğu iki türe ayırıyor: farzları edada ortaya çıkan zorunlu kulluk ve nafilelerde ortaya çıkan serbest-gönüllü kulluk. Farz zorunlu kulluğa…
- Dört Varlık Mertebesi: 'Masa' ÖrneğiFour Levels of Existence: The 'Table' Example · Quatro Níveis de Existência: O Exemplo da 'Mesa'A.E. Affifi'nin aktardığı, İbn Arabî'nin varlığı dört mertebeye ayırdığı bir şema: (a) dış âlemde bir şeyin varlığı (aynında), (b) akledilir/zihni…
- Beş Kademeli İdrak ZinciriThe Five-Stage Chain of Perception · A Cadeia de Cinco Estágios da PercepçãoA.E. Affifi'nin İbn Arabî'nin Mâhiyyetü'l-Kalb adlı eserinden aktardığı bilgi edinme süreci: dış dünyadan duyularla toplanan izlenimler kalbe gider;…