Füsûsu'l-Hikem — fass dizini
27 fassın her biri kendi sayfasına bağlanır. Each bezel of the Fusus summaries links to its own page. Cada engaste dos resumos do Fusus liga à sua própria página.
- Ayna Cilâlandı — ve Âdem O Cilânın Kendisi1. Fass · Âdem · Hikmet-i İlâhiyyeThe Mirror Was Polished — and Adam Is That Polishing Itself · O Espelho Foi Polido — e Adão É Esse Próprio PolimentoFüsûs'un ilk fassı, kitabın en çok alıntılanan cümlesiyle açılıyor ve bir istekten söz ediyor: “Vaktâki Hak… sayılamayan güzel isimlerinin 'ayn'larını görmek diledi.”…
- İlk Armağan — ve İstemenin Üç Dili2. Fass · Şît · Hikmet-i NefsiyyeThe First Gift — and the Three Tongues of Asking · O Primeiro Dom — e as Três Línguas do Pedirİkinci fass bir kelime oyunuyla değil, bir kelime akrabalığıyla açılıyor: “nefs” üflemek demek, “Şît” ise İbrânîce Atâullah — Allah'ın armağanı. Âdem, Hâbil'den sonra…
- Tenzîhin Kendisi Bir Sınırlamadır — ve Yarısında Durmak Yalanlamaktır3. Fass · Nûh · Hikmet-i SübbûhiyyeDeclaring Transcendence Is Itself a Limitation — and Stopping Halfway Is Denial · Declarar a Transcendência É Já Uma Limitação — e Parar a Meio É NegarNûh, azim sahibi resûllerin ilki; ve “risâletin en birinci hükmü, resûlün ümmetini tevhîd-i Hakk'a da'veti ve şerîk ve nazîrden tenzîhidir.” Dost burada şunu söylüyor:…
- Tenzîhten de Münezzeh — ve Yüksekliğin Kendisine Ait Olmayışı4. Fass · İdrîs · Hikmet-i KuddûsiyyeFree Even of Transcendence — and a Height That Is Not His Own · Livre Mesmo da Transcendência — e Uma Altura Que Não É SuaKonuk dördüncü fassın girişinde şöyle diyor: “'Hak tenzîh ve teşbîhden münezzehdir' denildiği vakit, tenzîh ve teşbîhden tenzîh edilmiş olur.” Konuk buna bir ad da…
- Rengin Toza İşlemesi Gibi — ve “Sûret” ile “Sûretin Varlığı” Arasındaki Fark5. Fass · İbrâhîm · Hikmet-i MüheyyemiyyeAs Colour Soaks into Dust — and the Difference Between a Form and a Form's Existence · Como a Cor Impregna o Pó — e a Diferença Entre Uma Forma e a Existência de Uma FormaHeyemân, Konuk'un tarifiyle “ifrât-ı aşk” — aşkın aşırısı. İbrâhîm'in babasından yüz çevirmesi, oğlunu kurban etmeye kalkışması, malını bırakması: Konuk bunların hepsini…
- Rüyâ Doğruydu — Okunuşu Değil6. Fass · İshak · Hikmet-i HakkıyyeThe Vision Was True — the Reading Was Not · A Visão Era Verdadeira — a Leitura Nãoİbrâhîm rüyâsında oğlunu kurban ettiğini görüyor ve gördüğünü olduğu gibi alıp bıçağa davranıyor. Konuk fassa yazdığı girişte bunun bir yalan rüyâ olmadığını söylüyor —…
- Herkesin Bir Rabb'i Var — ama Rızâ Mutlak Değil7. Fass · İsmâîl · Hikmet-i AliyyeEveryone Has a Lord — but the Acceptance Is Not Absolute · Cada Um Tem um Senhor — mas a Aceitação Não É AbsolutaFassın ilk yarısında şu cümle yer alıyor: “hazret-i vücûdiyyede, Rabb'i indinde marzî olmayan kimse yoktur.” Yani hiç kimse, kendisini terbiye eden isim açısından…
- Din Senin Fiilin — Şerîat O'nun8. Fass · Ya'kûb · Hikmet-i RûhiyyeThe Religion Is Your Act — the Law Is His · A Religião É o Teu Ato — a Lei É Dele“Din”in sözlük anlamı inkıyâd, yani boyun eğme. Fass şöyle diyor: kanunu (nâmûs) Hak koyar, ama “inkıyâd senin fiilinin 'ayn'ıdır… din senin fiilindendir.” Namazı O…
- Işığı Göremezsin — Gölgesini Okursun9. Fass · Yûsuf · Hikmet-i NûriyyeYou Cannot See the Light — You Read Its Shadow · Não Podes Ver a Luz — Lês a Sua SombraBu fassın adı nûr ama Konuk'un şerhinin ilk söylediği şey, nûrun görülemeyeceği: “nûr-i hakîkî bir nûrdur ki, onun vâsıtasıyla eşyâ idrâk olunur, fakat kendisi idrâk…
- Herkes Kendi Yolunda Doğru Yürüyor — ve Yine de Bir Çağrı Var10. Fass · Hûd · Hikmet-i AhadiyyeEveryone Walks Straight on His Own Path — and Still There Is a Call · Cada Um Anda Direito no Seu Caminho — e Ainda Assim Há um ChamamentoFassa göre her Rabbin bir de yolu var ve herkes kendi yolunda doğru yürüyor: “her yürüyen Rabb'in doğru yolu üzerinde yürür. Binâenaleyh bu vecihden onlar…
- Var Olmak İçin Üç Gerek — ve Karşıda da Üç Var11. Fass · Sâlih · Hikmet-i FütûhiyyeBringing-to-Be Takes Three — and There Are Three on the Other Side · Trazer à Existência Exige Três — e Há Três do Outro LadoBu fass bir sayıyla açılıyor: “muhakkak emir, nefsinde 'ferdiyet' üzerine mebnîdir… ve 'üç', efrâdın evvelidir.” Bir şeyin var olması için Hak tarafında üç şey gerekiyor…
- Kalbin Adı Dönmekten Geliyor12. Fass · Şuayb · Hikmet-i KalbiyyeThe Heart Is Named for Its Turning · O Coração Tem o Nome do Seu GirarBu fassın merkezinde bir kelime kökü var: “kalbin hakîkati takallübdür” — yani kalb, adını dönmekten alıyor. Sabit bir yer değil; her tecellîde başka bir sûrete dönen…
- Kuvvet Ârızdır — Asıl Za'f13. Fass · Lût · Hikmet-i MelkiyyePower Is Incidental — Origin Is Weakness · O Poder É Acidental — A Origem É a FraquezaBu fassta bir peygamberin duasından yola çıkılıyor: Lût (a.s.) kavmine karşı güçsüz hissedince "Keşke size karşı gücüm olsaydı ya da sağlam bir desteğe yaslanabilseydim"…
- Kader — Ezelde Kendin Hakkında Söylediğin14. Fass · Üzeyr · Hikmet-i KaderiyyeFate — What You Said About Yourself in Eternity · O Destino — O Que Disseste de Ti Próprio na EternidadeBu fass kazâ ile kaderin ayrımından başlıyor: kazâ Allah'ın eşyâda ezelî hükmü, kader ise o hükmün belirli vakitlerde sahneye koyulması. Bu hüküm Allah'ın dışarıdan…
- Rühullah — İlâhî Nefesin Doğurduğu15. Fass · Îsâ · Hikmet-i NebviyyeRühullah — Born of the Divine Breath · Rühullah — Nascido do Sopro DivinoBu fass, Rühullah olan Îsâ'nın nasıl doğduğunu anlatıyor: Cebrail'in nefhiyle, yani Nefes-i Rahmânî'nin bir sureti olarak. Îsâ ne yalnız beşer ne yalnız ruhtur; lâhût…
- Kelime-i Süleymâniyye16. Fass · Süleymân · Hikmet-i RahmâniyyeThe Word of Solomon · A Palavra de SalomãoBu fass, Süleymân peygamberin yüzünde Rahmet sırrını arıyor. Fass, Süleymân'ın Bismillah'ı önce yazması ve Belkıs'ın mutlak inkıyâdı üzerinden Rahmân'ın rahmetinin…
- Kelime-i Dâvûdiyye17. Fass · Dâvûd · Hikmet-i VücûdiyyeThe Word of David · A Palavra de DaviBu fass, hilâfetin Dâvûd'da nasıl 'fiilen' tamamlandığını arıyor. Fass, nübüvvetin bir 'vehb' (karşılıksız bağış) oluşunu, iki halifeye asla birlikte biat edilemeyeceği…
- Kelime-i Yûnusiyye18. Fass · Yûnus · Hikmet-i NefesiyyeThe Word of Jonah · A Palavra de JonasBu fass, Yûnus'un dolu bir gemiye kaçışından yalnızca 'nefes' kelimesini ödünç alıp bambaşka bir konuya geçiyor: insan sûretinin dokunulmazlığı ve ölümün yok oluş değil…
- Kelime-i Eyyûbiyye19. Fass · Eyyûb · Hikmet-i GaybiyyeThe Word of Job · A Palavra de JóBu fass, 'Gayb' hikmetinin neden Eyyûb'a özgülendiğini soruyor: hem belanın hem şifanın gaybdan gelişi onun kıssasında en açık biçimde sahneleniyor. Fassta Eyyûb'un…
- Kelime-i Yahyâviyye20. Fass · Yahyâ · Hikmet-i CelâliyyeThe Word of John · A Palavra de JoãoBu kısa fass, celâl hikmetinin Yahyâ'ya neden özgülendiğini soruyor. Fassta hükmün (hikmetin) ona daha çocukken, olağan gelişimin dışında verildiği ve ondan önce kimseye…
- Kelime-i Zekeriyyâviyye21. Fass · Zekeriyyâ · Hikmet-i MâlikiyyeThe Word of Zachariah · A Palavra de ZacariasBu fass Zekeriyyâ'dan yola çıkıp hacminin neredeyse tamamını rahmetin mahiyetine ayırıyor. 'Mâlik' ismi hem yaşlılıkta bahşedilen bir evlatta hem de testereyle şehadette…
- Kelime-i İlyâsiyye22. Fass · İlyâs · Hikmet-i İnâsiyyeThe Word of Elias · A Palavra de EliasFass, İlyâs'ın İdrîs ile aynı kişi olduğu iddiası ve göğe yükselişinden tenzih (Hakk'ı benzetmekten uzak tutmak) ile teşbih (O'nu bir sûrette görmek) meselesine geçiyor.…
- Kelime-i Lokmâniyye23. Fass · Lokmân · Hikmet-i İhsâniyyeThe Word of Luqman · A Palavra de LuqmanLokmân'ın oğluna öğütleri, burada ihsanın (Hakk'ı görür gibi ibadet etmenin) üç kademeli bir merdiven olduğunu göstermeye vesile oluyor. Fass ayrıca hikmetin bazen…
- Kelime-i Hârûniyye24. Fass · Hârûn · Hikmet-i İmâmiyyeThe Word of Aaron · A Palavra de AarãoFass, Hârûn'un buzağıya tapmayı sözle men edip zorla engellemediği anı işliyor. Konuk bunu bir eksiklik değil bir hikmet olarak okuyor: her varlık biçiminin vaktinde…
- Kelime-i Müseviyye25. Fass · Mûsâ · Hikmet-i UlviyyeThe Word of Moses · A Palavra de MoisésBu fassın Konuk şerhi iki kez yazılmış: ilk nüsha kaybolduğu sanılınca şerh yeniden kaleme alınmış.
- Kelime-i Hâlidiyye26. Fass · Hâlid · Hikmet-i SamediyyeThe Word of Khalid · A Palavra de KhalidHâlid bin Sinân, hayattayken kavminin sığındığı, ölümünden sonra da kabrine sığınılmasını vasiyet eden biri olarak resmediliyor. Ama kavmi bu vasiyeti toplumsal utanç…
- Kelime-i Muhammediyye27. Fass · Muhammed · Hikmet-i FerdiyyeThe Word of Muhammad · A Palavra de MuhammadKonuk'a göre nübüvvet Muhammed'le hatmolunduğu gibi, Füsûs da 'hikmet-i ferdiyye' ile hatmolunuyor. Ahad ile Ahmed arasındaki fark, taayyünü simgeleyen tek bir harfe…