Çeviri sınaması

Bu sayfadaNeyi merak ettik · Nasıl baktık · Ne çıktı …
  1. Neyi merak ettik
  2. Nasıl baktık
  3. Ne çıktı
  4. Bulunamayanlar ne demek olabilir
  5. Bu ne demek, ne demek değil
  6. Elimizde kalan
  7. Arapça sınaması: ilk otuz alıntı

Bu sayfa bir okuma özeti değil, bizim okuma çerçevemizin bir ayağıdır. Burada Dost'u yorumlamıyoruz; yalnız şunu anlatıyoruz: okuduğumuz Fütûhât'ın sözlerini tutuyor muyuz, yoksa elimizde bir nakil hatası mı birikiyor? Biz bunu kendimize de sorduk, çünkü bu çalışmanın her satırı bir alıntıya yaslanıyor.

Neyi merak ettik

Fütûhât'ı Arapçasından okumuyoruz. Elimizde Ekrem Demirli'nin 18 ciltlik Türkçe çevirisi var. Bizim okuma notlarımız ise bu çevirinin sitedeki özetinden çıktı. Özetin içinde zaman zaman tırnak içinde bir söz geçiyor; "Dost şöyle diyor" diye verilen bir cümle. Merak şuydu: özette tırnağa alınan o sözler, çevirinin kendi sayfalarında gerçekten duruyor mu?

Bu sorunun cevabı önemli. Bir yanda "biz mi yanlış aktardık" korkusu var, öte yanda yan yana okumada kullandığımız her sözün ayağının yere basması. Gönül işi de olsa, söz verirken sağlam durmak istiyoruz.

Nasıl baktık

Okumamızda şaşırtıcı bulduğumuz maddeleri (kendi çalışma etiketimizde en yüksek derece olan 3'tekileri) ayırdık. Bunlardan tırnaklı parça taşıyanlara baktık; parçanın en az yirmi karakter olması şartıyla.

Sonra bir makineye şunu yaptırdık. Hem özetteki parçayı hem çevirinin ilgili cildini harflere, aksanlara, boşluklara ve noktalamaya bakmadan aynı kalıba soktuk. Parçayı yirmi dört karakterlik küçük pencerelere böldük ve her pencereyi ilgili cildin metninde aradık. Pencerelerin en az yüzde seksenini bulursak "bulundu" dedik. Yüzde kırk ile seksen arası "kısmen"; yüzde kırkın altı "bulunamadı".

Çevirinin kendi metni (Murat'ın Drive'ında duran taranmış nüsha) depoya ve siteye girmedi; telif sebebiyle burada da çeviriden tek cümle vermiyoruz. Geriye yalnız sayılar kaldı.

Ne çıktı

Tırnaklı parça taşıyan 1087 madde vardı.

Yalnız "alıntı" türündeki maddelere bakınca (922 madde) tablo biraz daha iyi: 834 bulundu, 54 kısmen, 34 bulunamadı. Çünkü alıntı türünde asıl iş sözün kendisini vermek; öbür türlerde özet çevirinin sözünü daha serbest kullanıyor.

Yani sözlerin ezici çoğunluğu çeviride yerinde duruyor. Bu bizi rahatlattı ama "hepsi tamam" dedirtmedi; bulunamayanlara tek tek bakmak gerekiyordu.

Bulunamayanlar ne demek olabilir

"Bulunamadı" bir yanlışı değil, bir ihtimaller listesini gösteriyor. Aklımıza gelenler şunlar:

Bulunamayan 34 alıntıya tek tek baktık. Her biri için çevirideki en yakın pasajı bulup elle karşılaştırdık. Sonuç şu: gerçek bir yanlış alıntı çıkmadı. Otuz dördün dağılımı:

Bir örneği özellikle elle sınadık: özetin, Musa'nın bile korkup kaçtığını söyleyen cümlesi. Çeviri, asanın yılana dönüşü Musa'nın himmetinden olsaydı geri dönüp kaçmazdı diyor ve Musa'nın korktuğunu birçok yerde söylüyor. Özetin cümlesi bununla uyumlu çıktı.

Bu ne demek, ne demek değil

Bu bir Arapça sınaması değildir. Biz burada özetin çeviriye sadakatine baktık; çevirinin Arapça aslına uygunluğuna bakmadık. O ayrı bir iş. Arapça asıl ile karşılaştırma yapılmadığı sürece bu çalışmanın hiçbir cümlesi "Dost'un kendi sözü" diye okunmamalı; "Demirli çevirisinin sitedeki özetine göre" diye okunmalı.

Bir de şunu açıkça söyleyelim: bu sınama, söylenenlerin yorumunu hiç sınamıyor. Yalnız tırnak içindeki sözün çeviride gerçekten olup olmadığını soruyor. Yan yana okumadaki yakınlıklar ayrı bir sorudur ve soru olarak kalıyor.

Elimizde kalan

Özetteki 19 tırnağı (uyarlama ve âyet meali grubunu) çevirideki cümleye birebir çekmek mümkün. Bu, tırnağın kaynağın kendi sözü olması ilkesine uygun olurdu. Yalnız araştırma notlarını etkiler; sitedeki Fütûhât özetlerine dokunmaz. Bunu henüz yapmadık, Murat'ın onayını bekliyoruz.

Soru da duruyor: Arapça asılla karşılaştırmayı kim, nasıl yapabilir? Biz Dost'u anlamıyoruz; anlamaya çalışmaktan da vazgeçmiyoruz.

Arapça sınaması: ilk otuz alıntı

Fütûhât'ın Arapça metnine ulaşabildik: OpenITI'nin sayısallaştırdığı metin (Dâru İhyâi't-Türâsi'l-Arabî, Beyrut 1998 baskısı; dipnotlar ve içindekiler temizlenmiş). Biçim sayfalarında en önde duran otuz alıntıyı bu metinde aradık: Türkçe cümleden çıkardığımız Arapça ifadelerle, harekesiz yazıma göre, birkaç farklı denemeyle.

Sonuç: yirmi üç alıntı Arapçayla uyuşuyor, üçü kısmen uyuşuyor, dördü bulunamadı. "Bulunamadı", Türkçenin yanlış olduğu anlamına gelmez: baskı farkı, serbest aktarım ya da bizim arama sınırımız olabilir. Bulunamayan dört alıntı için en yakın pasajları not ettik, ama o pasajlar aynı söz değil; bu yüzden onları "uyuşuyor" saymadık.

Birkaç gözlem:

Sınırlar: Arapça metin tek baskıdan; bizim kısım numaramız baskının bâb ve sayfa düzenine bire bir oturmuyor, bu yüzden eşleştirmeyi çoğu yerde cümlenin kendisinden yaptık. Sayısallaştırma hatası olabilir. Bu otuz alıntıdan fazlası Arapçayla karşılaştırılmadı.