Bu sayfa bir yorum değil, bir döküm. Fütûhât'ı okurken akla sığmaz bulduğumuz yerlerin en zorlarından, biçim sayfalarına girmemiş olanları, en yoğun sekiz kısımda topladık. Her satırda Dost'un cümlesi (ya da onun kısa özeti) ve o cümleye verdiğimiz biçim etiketi var. Hiçbirini fizikle yan yana okumadık, hiçbiri hakkında bir şey söylemiyoruz.
Etiketlerin açılımı giriş sayfasında. Kısım numarası c12k147 = 12. cilt, 147. kısım; numaraya basınca kısmın sayfasına gidersiniz.
c12k147 — Nokta ve Çevre: Dost'un Kendi Çizdiği Daire Şeması
- Ol ayetinde üç harften ikisi görünür, biri gizlidir; sözdeki takdim, tehir ve tertibi ed-Dehr ortaya çıkarır; Dost Hz. Peygamber'in Zamana sövmeyin, zaman Allah'tır dediğini aktarıyor. (s. 332-334) (biçim: Zaman, İlişki)
«Bu sebepler, ortaya çıkan mertebe yönüyle senden üstün olsalar bile, maksat varlık sensin; o sebepler senden dolayı ve sen ortaya çıkasın diye vardır.» (c12k147, s. 286-287)
Biçim: Sebep, Zaman.
«Hak kendisini insan-ı kâmilin suretinde, yani onun sabitlik şeyliğinde (ayn-ı sabite) saklar.» (c12k147)
Biçim: Hem-hem, İçeride-dışarıda, Bakış.
«İnsan-ı kâmil bütün bunları özü gereği kendinde toplamıştır. Bu özellik başkasında bulunmaz. O Hakkın karşısında misil, muhalif ve zıttır.» (c12k147, s. 296-297)
Biçim: Hem-hem, İlişki.
«O, insan-ı kâmil ve Hakkın vekilidir. Hak onun lisanı ve güçleridir.» (c12k147, s. 298)
Biçim: Ayırt edilemezlik, İçeride-dışarıda.
«Âlem de nur ile karanlık arasındaki berzahtır. Özü gereği karanlıkla nitelenmeyeceği gibi ışıkla da nitelenmez.» (c12k147)
Biçim: Hem-hem, Hayret.
«Nokta Haktır, çevrenin dışındaki boşluk, yokluk veya karanlıktır. Nokta ile çevrenin dışındaki boşluk arasında ise mümkün vardır... Noktayı zikrettik, çünkü nokta dairenin çevresinin aslıdır. Daire noktayla ortaya çıktığı gibi mümkün de Hak sebebiyle ortaya çıkar.» (c12k147, s. 313-314)
Biçim: İlişki, Bütünlük.
«Kendisinden çevreye doğru çizginin çıktığı nokta, çizginin başlangıcıdır. Öyleyse o ilktir, sondur... Çıkan çizgiler ve mümkünler, Allah'tan başlar ve yine O'na döner. 'Bütün işler O'na döner.'» (c12k147, s. 314)
Biçim: Hem-hem, Zaman.
«Çünkü senin dışındaki âlemin tümü, ufuklardır ve onlar senin çevrendir.» (c12k147, s. 311)
Biçim: İçeride-dışarıda, İlişki.
«Varlık bir-çoktur... Nitekim biz de dolaylı (tâbi) olarak varız. Hak olmasaydı biz de olmazdık.» (c12k147, s. 312-313)
Biçim: Hem-hem, Bütünlük, İlişki.
- Hayvanlar, bitkiler ve cansız varlıklar gerçekte natıktır (idrak eder, konuşur); bunu keşif ve iman ehli müşahede eder. Canlılığı görünene canlı, canlılığı gizli kalana bitki ya da donuk denmiştir. (s. 264-266) (biçim: Bakış, Hem-hem)
- Mümkünler dış varlığı olmayan sübûtî bir duyma ve görmeyle duyulur ve görülür; Hakk'ın ol emri kendilerine duyurulunca emre koşar. (s. 265) (biçim: Hem-hem, Zaman)
c16k222 — Velilerin Mührü ve İlahi İsimlerin Mertebeleri — Cilt XVI'nın Kapanışı
«Binaenaleyh ilahi isimler, yine ilahi isimlere dayanmış, bağlanmıştır; isimler ise isimlendirilenin kendisidir. O halde iş ve emir, Allah'tan Allah'adır.» (c16k222, s. 305)
Biçim: Hem-hem, Bütünlük, Ayırt edilemezlik.
«Çünkü her suretin bir ruhu var olduğu gibi duymanın ruhu da duyulan hakkındaki anlayıştır.» (c16k222, s. 306)
Biçim: Ayırt edilemezlik, İçeride-dışarıda.
«Üç kişi yoktur ki dördüncüsü O olmasın» (c16k222)
Biçim: Ayırt edilemezlik, İlişki.
«Kaza bir şey hakkında onun kendinde bulunduğu duruma göre hüküm vermektir.» (c16k222)
Biçim: Sebep, Bilgi, İlişki.
«Demek ki varlıkta ancak adalet (yönelme) vardır, çünkü varlık meyille ortaya çıkmıştır ve meyil adalet demektir.» (c16k222, s. 318)
Biçim: Sebep, İlişki.
«Allah'm lütfunun idraklerden gizli kalmasının nedeni şiddetle zuhurudur.» (c16k222, s. 323)
Biçim: Hem-hem, Hayret, Bütünlük.
«Allah bir kez var ettiğini yokluğa irca etmez, aksine sürekli var edendir.» (c16k222, s. 330)
Biçim: Tekrarsızlık, Süreklilik.
«Allah gerçekte kendine şükretmiştir, çünkü nimet veren O'dur ve O'ndan başka nimeti kabul eden veya alan yoktur. Veren de O, alan da O!» (c16k222, s. 337)
Biçim: Ayırt edilemezlik, Bütünlük.
«Allah'ın dışındaki her şey, O'nun arşıdır.» (c16k222, s. 339)
Biçim: Hem-hem, İçeride-dışarıda.
«Bu mertebenin sahibi Abdulkebir diye isimlendirilir ve kibriya kulun kendisidir. Çünkü kibriya (büyüklük) Hakkın örtüsüdür ve O'nun örtüsü senden başkası değildir.» (c16k222, s. 345)
Biçim: Ayırt edilemezlik, Bilgi, Hem-hem.
«iki bakış bir yerde toplanmaz. Toplanmış olsaydı, bütün âlem yanardı.» (c16k222, s. 349)
Biçim: Bakış, Ayırt edilemezlik, Sığma.
«Bu mertebe bilgi ve cehalet arasındaki mertebedir.» (c16k222, s. 359)
Biçim: Hem-hem, İçeride-dışarıda, Bütünlük.
c17k224 — Otuz Dördüncü Sifr: Çeşitli Menzillerden Hakikatler ve Sırlar
- 102. bölümden: Bilgi bilinenin değişmesiyle değişirken bilinen de ancak bilgi sayesinde başkalaşır. (s. 279) (biçim: Bilgi, İlişki)
- 113. bölümden: Muvahhidin tevhidi şirktir. Her kim 'birledim' derse, hiç kuşkusuz, mutlak birliği, yani ahadiyeti bozmuştur. (s. 288) (biçim: Hem-hem, Akıl)
- 148. bölümden: Âlemde ortaya çıkmış en kuvvetli doğruluk yaratılmışın Hakkın üzerinde hüküm vermesidir. (s. 317) (biçim: İlişki, Sebep)
- 158. bölümden: Başkasını terk eden, hiç kuşkusuz, onu 'başka' olarak görmüş demektir; hâlbuki başka denilenin gerçek bir varlığı yoktur. (s. 325) (biçim: Ayırt edilemezlik, Bakış)
- 174. bölümden: Ol kelimesi madumu (yok olanı) mevcuda nasıl katar! (s. 336) (biçim: Sebep, Hayret)
- 181. bölümden: Allah'ın seçtiği kimsenin yolculuğu, Allah'tan Allah'a ve Allah'ta gerçekleşir. (s. 341) (biçim: İçeride-dışarıda, Bütünlük)
- 184. bölümden: Maruf olan zat iken malum olan sıfatlardır. Kendini bilen Rabbini bilir. (s. 342) (biçim: Bilgi, Bakış)
- 185. bölümden: Muhabbet iddiası olmasaydı, yükümlülük gerçekleşmezdi. (s. 343); Bana ancak bana ait olmayan bir şeyle yaklaşabilirsin. (s. 343) (biçim: Hem-hem, İlişki)
- 201. bölümden: Bezginlik ise yeniden yaratmayı bilmemekten neşet eder. (s. 354); dizelerden biri: Onu kim bilir: Âlemin her an yaratıldığını kabul eden kişi (s. 354) (biçim: Tekrarsızlık, Süreklilik)
- 211. bölümden: Kime baktığını bilmen gerektiği gibi kimin baktığını da öğrenmen gerekir. (s. 360); Bu nedenle Allah'a delil ancak Allah'tır (s. 360) (biçim: Bakış, Bilgi, Ayırt edilemezlik)
- 229. bölümden: Müminin kalbi en genişi kendinde barındırır. (s. 368) (biçim: Sığma)
- 237. bölümden (gurbet): Leyla'nın Kays'a sen kimsin? diye sorduğu, Kays'ın Leyla diye cevap verdiği anlatılıyor (s. 374). (biçim: Ayırt edilemezlik)
c9k124 — 'Araştırmak Sana Kalmış': Cilt IX'un En Uzun Kısmı ve Sessiz Kapanışı
- Zaman ve mekânın dışta varlığı olmayan mevhum nitelikte olduğu tartışılıyor; felek ile unsurun hareket–durağanlık farkı. (biçim: Zaman, Akıl)
- 255. Bölüm: Mahk, senin O'nda fani olman demek iken mahku'l-mahk ise senin O'nda sabit olman demektir (s. 400); mahk halifelik ve vekillik yoluyla oluşta O'nunla zuhur etmek; halifelik surelerin başındaki harflerin (Elif, Lâm, Mîm) anlamlarını öğrenmeye bağlanıyor (s. 401-402). Bir zamanda yalnız bir kişi (Gavs, Kutub) Hak ile baş başa kalır (s. 402). (biçim: Hem-hem, Ayırt edilemezlik, Hayret)
- 260–261. Bölümler: kurb bir çizgiyle kesilen dairenin iki ucu veya daha yakın olma halidir (s. 411); Gerçekte ise Allah'tan uzaklığa imkân yoktur. Uzaklık göreli bir durumdur (s. 415); Yakınlık toplanma, uzaklık ise dağılma ve ayrılmadır; âlemden Allah'tan daha uzağı yoktur (s. 418). (biçim: Hem-hem, Bakış)
- 264. Bölüm: Bütün düşünceler, tecelliler değil, ilahi hitaplardır. Bu nedenle Allah onları Amâ'da -ki Rahman'ın nefesidir- meydana gelen suretler olarak inşa etmiştir (s. 430). (biçim: Akıl, Sebep)
- 199. Bölüm: Sehl b. Abdullah'ın Rabliğin bir sırrı vardır ki, ortaya çıksaydı rablik batıl olurdu sözü açıklanıyor (s. 195); sır üç mertebede: bilginin sırrı, halin sırrı, hakikatin sırrı (s. 193). (biçim: Bilgi, Hayret)
- 202. Bölüm: hakikat edebi Hakkı eşyada eşyanın aynı olarak -onlar olarak değil- görmektir (s. 201). (biçim: Hem-hem, Ayırt edilemezlik, Bakış)
- 206. Bölüm: 593 yılında Fas'ta, ikindi namazında ardındaki nuru önündekinden daha açık görmüş ve yönleri ayırt edemez olmuş: Aksine ben sanki bir küre gibiydim (s. 213-214). Nurlar önde, sağda, solda, arkada, üstte, altta kaynaklarına göre sayılıyor. (biçim: Sığma, Hayret, İçeride-dışarıda)
- 207. Bölüm: Öyleyse illet, sebebi var saymak iken Allah sebebin kendisidir (s. 223); Seni Allah'a döndürmeyen, O'na dair uyarmayan ve O'na dair bir bilinç uyandırmayan hiçbir sebep, illet değildir (s. 224). (biçim: Sebep, Akıl)
- 209. Bölüm: müşahedenin şahidin görmesi olduğunu söyledik. Söz konusu şahit kalpte Haktan bulunan şeydir (s. 237); Belkıs'ın tahtı için sanki odur ile sahabenin Dıhye suretindeki Cebrail için Dıhye'dir demesi karşılaştırılıyor. Bölüm Hakkı ve halkı bir arada asla göremezsin ile bitiyor (s. 238). (biçim: Bakış, Hem-hem, İçeride-dışarıda)
- 213. Bölüm: çokluğu sabitlik bakımından kabul et, varlıktan ise olumsuzla! Birliği ise varlıkta olumla, sübuttan dışla! (s. 256). (biçim: Hem-hem, İçeride-dışarıda)
- 214. Bölüm: Bize göre hürriyet ise, Hakkın niteliğiyle kulun niteliğini ortadan kaldırmasıdır (s. 257); Gerçekte Hak için 'hür' denilemez, fakat 'köle değildir' denilebilir (s. 258); Gerçekte hürriyet bir varlığa sahip değildir (s. 259). (biçim: Hem-hem, Sebep)
- 218. Bölüm: ilahi mertebede kabz, Beni mümin kulumun kalbi sığdırdı hadisine ve Hakk'ın inanç suretlerindeki tecellisine bağlanıyor (s. 278). (biçim: Sığma, Hem-hem)
c13k151 — İş Devridir: Cilt XIII'ün Kapanışı
«Bilmelisin ki, bütün eşyada ve bütün olaylardaki hikmet, varlıkların kendilerine değil, mertebelere aittir.» (c13k151)
Biçim: İlişki, Sebep.
«Aşağıdakinin üsttekine yükselmesi mümkün değildir» (c13k151)
Biçim: Hem-hem, Sığma.
«Bizim şeklini çizdiğimiz misal Amâ'dır. O kuşatıcı dairedir... Dairedeki noktalar ise Müheymen ruhların varlıklarının misalidir. Noktalar içindeki büyük nokta akıldır... Büyük dairenin ortasındaki daire ise heyula cevheridir... İçindeki dörtgen şekil Arş'tır. Dörtgenin içindeki daire... kürsüdür. Onun ortasındaki daire Atlas feleği, sekiz daire cennetlerdir. Sekizin altındaki daire ise Mükevkeb feleği... Onun dibinin aşağısındaki cehennemdir.» (c13k151, s. 322-323)
Biçim: Sığma, Bütünlük.
«Amâ eşyanın ve bütün suretlerin aslıdır ve o asıldan ortaya çıkan ilk ferdir. Başka bir ifadeyle o kökü olan bir ağaç değil, köksüz bir bitkidir.» (c13k151, s. 322)
Biçim: Sebep, Tekrarsızlık, Hayret.
«Allah mümin ve arif insanın kalbi için insanın kalbi gibidir. Öyleyse Allah 'kalbin kalbidir.'... O Hakkın bâtını ve gaybıdır; kendisi zuhur etmiş ve onda ve onunla âlem zuhur etmiştir.» (c13k151, s. 331)
Biçim: İçeride-dışarıda, Bütünlük.
«Kelime Arş'ta bir tek rahmetti» (c13k151)
Biçim: Tekrarsızlık, Bütünlük.
«Bir şey daha yaratılmıştır ki ona mevcut da madum da denebilir: hayal» (c13k151)
Biçim: Hem-hem, Sığma.
«Âleme bakarsak O'na bakarız, duyarsak O'nu duyarız, görürsek O'nu görürüz, akledersek O'ndan aklederiz.» (c13k151)
Biçim: Hem-hem, Ayırt edilemezlik, Bilgi.
«Hak kulunun kalbinde kendisine nazar eder ve dairenin noktası olduğunu görür. Aynı zamanda Arş'a istivası esnasında da kendisine nazar eder. Bu durumda insan-ı kâmil dairenin çevresi olduğunu görür... Noktadan çıkan bir çizgi çevrede sonlanırken çevreden çıkan çizgi içerden hareket ettiğinde noktaya ulaşır... Her şey O'ndan çıkar ve O'na varır, O'ndan başlar ve O'na döner. O'nun muhiti ve çevresi isimleriyken noktası zâtıdır.» (c13k151, s. 390-391)
Biçim: İlişki, Bütünlük, Hem-hem.
«Her göz O'na bakmaz, O'na göz bebeği bakar. Göz bebeği olmasaydı, insan gözü göremeyecekti. Öyleyse insan göz bebeğiyle (insanü'l-ayn) bakarken Hak, Hak ile zuhur etmiştir.» (c13k151, s. 391)
Biçim: Bakış, İçeride-dışarıda.
«Allah Teâlâ bizi yokluk karanlığından varlığın nuruna çıkartmış... Sonra nurdan hayret karanlığına taşındık.» (c13k151, s. 299)
Biçim: Hem-hem, Ayırt edilemezlik, Zaman.
«Kuran kendisini okuyan herkese yeniden gelir ve nüzul eder.» (c13k151)
Biçim: Tekrarsızlık, Zaman.
c11k135 — Hayal Hazreti: Gayb ile Şehadetin Buluştuğu Yer
«Allah ruhları üç mertebede yarattı ve bu mertebelerin bir dördüncüsü yoktur. Birinci kısım, işleri sadece Hakkın mertebesini yüceltmek olan ruhlardır. Onların âleme veya kendilerine dönük bir yüzleri yoktur» (c11k135, s. 43)
Biçim: Hayret, İçeride-dışarıda.
«Allah hayal mertebesini şehadet âleminden daha geniş yaratmış, orada 'hayal' diye isimlendirilen bir güç meydana getirmiştir» (c11k135, s. 43)
Biçim: Sığma, Hem-hem.
«İşte o, en yüce berzahtır. Başka bir ifadeyle o, berzahlar berzahıdır. O berzahın bir yönü varlığa bir yönü yokluğa bakar» (c11k135)
Biçim: Hem-hem, İçeride-dışarıda.
«Mümkünün saf yokluğa baktığı yönden ise bir varlığı yoktur. Bu nedenle ona ol denilir. 'Ol', bir varlık edatıdır. Mümkün var olsaydı, kendisine 'ol' denilip olmazdı» (c11k135, s. 64)
Biçim: Hem-hem, Sebep, Zaman.
«Bu mümkün varlıklar... berzahın içerdiği a'yan-ı sabite karşısında cisimler için gölge konumundadır. Hatta onlar, gerçek gölgelerdir ve Hakkın secde etmekle nitelediği şeylerdir. Bununla birlikte onların varlıkları secde eder» (c11k135)
Biçim: Zaman, Hem-hem.
«Sen ise bu iki gölge arasında miktar sahibi bir varlık olarak bulunursun. Öyleyse sen, miktarı olmayan bir mertebeden var oldun ve senden miktarı olmayan bir gölge çıkmıştır» (c11k135)
Biçim: Sığma, İlişki.
«Allah mümkünü kendinden bilir ve mümkün niteliği yaratıcısından kazanır» (c11k135)
Biçim: Zaman, Bilgi, İlişki.
«Gayb âlemi -hazret- şehadeti içeremez, çünkü onda bir boşluk yoktur. Şehadet hazreti de gayb âlemini içermez» (c11k135, s. 53)
Biçim: Sığma, Hem-hem.
«Simyayı yediğinde, yemiş olursun, fakat tokluk hissetmezsin... Bizim sözünü ettiğimiz makam ise öyle değildir (...) O makamda altın veya elbise veya herhangi bir şeyi tutarsan, bulunduğu hal üzere seninle kalır ve başkalaşmaz» (c11k135, s. 56)
Biçim: Hem-hem, Süreklilik.
«Genç adam! Kim olduğunu bilseydin, O'nun kim olduğunu bilirdin. Çünkü Allah'ı sadece 'kendini bilen bilir'... Hak seni kendinden bilmiş, sana kendisini ancak kendinden bilebileceğini öğretmiştir» (c11k135, s. 59)
Biçim: İçeride-dışarıda, Bilgi, Ayırt edilemezlik.
- Mümkünlerin halden hale dönmesi iradeye bağlı mıdır: Hayır, çünkü iradenin seçimi ve ihtiyarı yoktur... O, meşiyete aittir. Dilerse olur dilemezse olmaz. Bilgi zata ait olduğundan bilgiyle birlikte zorunluluk kokusu gerçekleşir, ihtiyar ise meşiyetle birlikte ortaya çıkar... hüküm veren bilgidir (s. 67-68). (biçim: Sebep, Hem-hem)
- Fihristte: kıyamet günü besmelenin her harfinin Bakara ve Âl-i İmran gibi bir suret olarak gelip gelmeyeceği ve bu suretlerin rakamları yönünden mi telaffuz edeni yönünden mi var olacağı soruluyor (s. 48-49). (biçim: Hayret, Akıl)
c11k136 — Hakkın Yolunun Dairesel Doğruluğu
«herhangi bir şeyin inişi, âlemde bulunanlar için 'iniş' iken Hakka nispetle 'yükselme' olabilir» (c11k136, s. 83)
Biçim: Bakış, İlişki.
«Kalemlerin mertebesi, Yüce Kalem mertebesinin ve Levh-i mahfuzun aşağısındadır, çünkü kalemin yazdığı şeyler değişmez» (c11k136)
Biçim: Hem-hem, Tekrarsızlık, Zaman.
«İnsan bir şeyi yapıp yapmamada tereddüt eder: Bu tereddüt sürer ve en sonunda tereddüt ettiği işlerden birisi gerçekleşir. Böylelikle o şey var olur ve o işlerden birisi gerçekleşir, tereddüt kalkar. Bu gerçekleşen şey, tereddüt edilen hususlardan levhada sabitleşen şeydir» (c11k136, s. 101)
Biçim: Hem-hem, Sebep, Zaman.
«O ilahi hakikat olmasaydı, âlemde iki şey birbirinden farklılaşmaz veya herhangi bir insan bir konuda hayrete ve tereddüde düşmez, bütün işler, kesin bir şekilde gerçekleşirdi» (c11k136, s. 102)
Biçim: Sebep, İlişki.
«Hakkın yolunun doğruluğu ise, dâireseldir. Çünkü Sufiler, eşyada doğruluğunun anlamının ne olduğunu bilememiştir. Dairesel doğruluk, tam bir daire olmak demektir. Öyle ki, noktadan çıkan her çizgi, onun çevresindeki bütün çizgilere eşit uzaklıktadır» (c11k136, s. 108-109)
Biçim: Bütünlük, İlişki, Hem-hem.
«Binaenaleyh Allah âlemden gizlenseydi, âlem yok olurdu» (c11k136)
Biçim: Hem-hem, Bilgi.
«Su hayatın aslıdır ve her şey canlıdır. Nispetler ise, ona tabidir.» (c11k136)
Biçim: İlişki, Tekrarsızlık.
«Onun şekli, bir boynuza benzer: yukarısı geniş, aşağısı âlemin şekli gibi dardır» (c11k136, s. 113)
Biçim: Sığma, İçeride-dışarıda.
«Allah'ın bazı yaratıkların gözlerini kendisinden perdelediği zati hayat ile kıyamet günü deriler, diller, eller ve ayaklar insanlara karşı şahitlik edecektir.» (c11k136)
Biçim: Bakış, Hem-hem, Bütünlük.
«Binaenaleyh Allah, âlemin ruhu, duyması ve görmesi ve dilidir. Âlem O'nun vasıtasıyla duyar, O'nunla görür, O'nunla konuşur, O'nunla yürür.» (c11k136)
Biçim: Ayırt edilemezlik, İçeride-dışarıda, Bütünlük.
«Ey Muhammed! Dur, Rabbin namaz kılmaktadır.» (c11k136)
Biçim: Hem-hem, İçeride-dışarıda, Hayret.
«Herkes nasıl soru soracağını bilemez. Soru soranın içinde bir şey bulunur, fakat onu sorması uygun düşmez. Sorduğunda ise, sorusu o şeyi bozar ve içinde bulunduğundan başka bir halde kendisine cevap verilir» (c11k136, s. 88-89)
Biçim: Bakış, İlişki.
c18k225 — Sifr 35 — Açık Şirkten Büyük Hastalığa
«İktisap meselesinde kapının kapanması» (c18k225)
Biçim: Zaman, Tekrarsızlık.
- Gayede bir gaye yoktur: Âlemin gayesi Hakkı talep iken Hakkın gayesi yaratılmışlardır (s. 132) (biçim: İlişki, Hem-hem)
- Varlık secdededir bahsinde Hz. Peygamber'in sözü: Bir ip sarkıtsaydınız Allah'ın üzerine düşerdi (s. 144) (biçim: Sığma, İçeride-dışarıda)
«Açık şirk, fiilinin bir araçla meydana getirdiği şirk iken gizli şirk aletle yapılabilecek bir konuda alete ve araca güvenmek demektir. Bu itibarla herkes müşriktir. Çünkü herkes bilgi sahibidir ve şirki ancak bilgi meydana getirir, bilgiyi ise Hak talep eder.» (c18k225)
Biçim: Bilgi, Hem-hem.
«Ölmezden önce ölen yükselir» (c18k225)
Biçim: Sığma, Bütünlük.
«Mesih ile mesih arasındaki fark» (c18k225)
Biçim: Ayırt edilemezlik, Hem-hem, Bakış.
- Kalpte kalbin gözü: Allah insanın yapısını ters yaratmıştır: Ahireti içindeyken dünyası dışında ve zahirindedir (s. 115) (biçim: İçeride-dışarıda, Hem-hem)
- Görmek perdedir; Marifetin yegâne kapısı görmektir. Hiçbir şey ondan açık değildir (s. 117) (biçim: Hem-hem, Bakış)
«Hakkı gören kendini görmüştür» (c18k225)
Biçim: Ayırt edilemezlik, İçeride-dışarıda, Bakış.
- 265. bölüm girdisi: Allah söyler, onlar söyler; Allah dinler, onlar da dinler; Allah icabet eder, onlar da icabet eder. Fecir vaktine kadar iş böyle sürer (s. 18) (biçim: Ayırt edilemezlik, Hem-hem)
- 294. bölüm (Hak/hakikat (ayn) zuhur ederken kevn yok olur): Kef harfi göğün güneşini ikiye ayırmıştır. Bu, yatsı namazından sonra gerçekleşmiştir, O esnada fena halindeydim (s. 32) (biçim: Hayret, Akıl)
- 405. bölüm başlığı: Mekânın sığdıramadığı kişiyi zaman sınırlayamaz. (biçim: Sığma, Zaman)