Sırlı anlatımlar: Fütûhât, Cilt I

c1k1 — Kitaba Başlangıç

c1k1-01 · s. 16

Tarif edilemez diyor

tecellilerinin dışında (Hakkın zatı üzerine) izzet perdesinin çekili ve Onun zatını bilme kapısının kilitli olduğunu bilir.

İşaret: Onun zatını bilme kapısının kilitli

Hakk'ın zâtını bilme kapısının kapalı olduğu.

c1k1-02 · s. 18

Sır diye adlandırıyor

Dost, Hz. Peygamber'in izi ve ardından gidenin görüşü örneğini açarken burada “gizli bir sır” bulunduğunu söyler: önder iz görmez, ardından giden izi görür; Hz. Peygamber'in makamı varisleri tarafından ancak onun elbisesinin ardından görülebilir. (özet)

İşaret: gizli bir sır

Önde gidenin görmediği izi ardından gidenin görmesi.

c1k1-03 · s. 25

Açıklamamayı seçiyor

Dost bazı sırları açtığını, bazı kıssaları anlattığını, ama vaktin bunları ifadeye imkân vermediğini ve hikmeti yerinin dışına koymaktan korktuğu için onları yerinde bıraktığını söyler. (özet)

İşaret: hikmeti yerinin dışına koymaktan korktuğu için onları yerinde bıraktığını

Misal âlemi müşahedesinde bazı sırların ve kıssaların anlatılmayıp bırakılması.

c1k1-04 · s. 36

Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü

Bu risaleyi el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye fî Ma'rifeti'l-Esrâri'l-Mâlikiyye ve'l-Memlûkiyye diye isimlendirdim. Çünkü bu risaleye koyduğum şeylerin büyük kısmı, saygın evini tavaf ederken veya şerefli ve yüce Harem'inde kendisini murakabe ederken Allah'ın bana açtıklarıdır.

İşaret: Ma'rifeti'l-Esrâri'l-Mâlikiyye ve'l-Memlûkiyye

Kitabın adı ve adın sebebi: içeriğin büyük kısmı Allah'ın tavaf ve murakabe sırasında açtıklarıdır.

c1k1-05 · s. 36

Ehline mahsus Sır diye adlandırıyor

kendi anlayış ve idrakince ve azminin ve himmetinin gücü ölçüsünde verir

İşaret: kendi anlayış ve idrakince ve azminin ve himmetinin gücü ölçüsünde verir

Kapının içerdiği ruhani hikmetleri ve rabbani sırları kişiye anlayış ve himmeti ölçüsünde vermesi.

c1k2 — Kitabın Fihristi

c1k2-01 · s. 37

Sır diye adlandırıyor

Bu kitapta yazdığım şeyleri, yaratılışının ayrıntılarından aldığım Ruh ve aramızdaki sırların bilinmesi.

İşaret: aramızdaki sırların bilinmesi

Fihristte 1. bölümün tanımı: kitaptaki yazılanların kaynağı olan Ruh ve aralarındaki sırlar.

c1k2-02 · s. 42

Sır diye adlandırıyor

Hakkın, evini tavaf ederken bana gösterdiği tavaf sırları

İşaret: tavaf sırları

Fihristte 72. bölümün tanımı.

c1k2-03 · s. 42

Sır diye adlandırıyor

Fihristte 67-72. bölümlerin tanımları kelime-i tevhid ile temizlik, namaz, zekât, oruç ve hac gibi beş ibadetin sırları olarak sıralanır. (özet)

İşaret: sırları

Kelime-i tevhid ve ibadetlerin sırlarına ayrılmış fihrist bölümleri.

c1k2-04 · s. 48

Sır diye adlandırıyor

Üçüncü fasıl olan Haller'de tanımların 66'sı “… ve sırlarının bilinmesi” kalıbındadır. (özet)

İşaret: ve sırlarının bilinmesi

Haller faslındaki bölüm tanımlarının kalıbı.

c1k2-05 · s. 58

Açıklamamayı seçiyor

muhakkiklerden hiç kimse onu açıklamamıştır

İşaret: muhakkiklerden hiç kimse onu açıklamamıştır

367. bölümün menziline dair Dost'un notu.

c1k2-06 · s. 59

Sır diye adlandırıyor

Bu ‘Allah herhangi bir insan ile ancak vahiy yoluyla veya perde ardından konuşur’ ayetinin sırrıdır.

İşaret: ayetinin sırrıdır

384. bölüm: hitap içeren münâzeleler.

c1k2-07 · s. 72

Açıklamamayı seçiyor

Günümüzden kıyamete kadar olan kutuplardan kalanları zikretmemi engelleyen sebebin bilinmesi

İşaret: zikretmemi engelleyen sebebin bilinmesi

555. bölümün tanımı: kalan kutupların zikredilmemesinin sebebi.

c1k3 — İlimlerin Mertebeleri

c1k3-01

Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü

Bir insan onu bildiğinde, bütün ilimleri öğrenir ve kuşatır

İşaret: Bir insan onu bildiğinde, bütün ilimleri öğrenir ve kuşatır

Üç ilimden üçüncüsü olan sır ilminin diğer ikisini kuşatması.

c1k3-02

Marifet ilmine özgü

siz ilminizi ölümlülerden, biz ise ölümsüz Diri'den almaktayız

İşaret: ölümsüz Diri'den almaktayız

Halvet ve zikirle Allah'ın bahşettiği ilmi bekleyen mürit; Bistâmî'den aktarılan söz.

c1k3-03

Sır diye adlandırıyor Uyarıyor

Dost, sır ilmini nakledenin güvenilirliği hakkında şunu söyler: sıradan biri için haber verenin dürüstlüğü şart koşulur, ama akıllı ve kendine karşı samimi biri için tasdik de red de zorunlu değildir, sadece çekingen kalınır. (özet)

İşaret: çekingen kalınır

Sır ilminin nakline karşı tutum.

c1k3-04

Ehline mahsus

Hâl ilmi, sır ile akıl ilimleri arasında durur; Dost'un ifadesiyle zorunlu-teorik ilme neredeyse aynıdır, ama yalnız tanık olan peygamber ya da veli aracılığıyla bilinir. (özet)

İşaret: yalnız tanık olan peygamber ya da veli aracılığıyla bilinir

Hâl ilminin ancak tanık olan peygamber ya da veli yoluyla bilinmesi.

c1k3-05

Tarif edilemez diyor

Zâtî hakikatler, hiçbir şeye benzetilemeyen, nitelenemeyen, dile getirilip işaretle gösterilemeyen bir müşahede mahallidir.

İşaret: dile getirilip işaretle gösterilemeyen

Hakikatlerin dört şubesinden zâtî hakikatler.

c1k3-06

Açıklamamayı seçiyor İşaretle söylüyor

Dost, 'seçkinlerin seçkinlerinin' inancına burada müstakil bir bölüm ayırmadığını, bunun yerine kitabın çeşitli bölümlerine dağıtarak serpiştirdiğini belirtir; çünkü bu inanç perdeli akılların çoğu için doğrudan kavranamayacak kadar yoğundur. (özet)

İşaret: serpiştirdiğini

Seçkinlerin seçkinlerinin inancının kitapta ayrı bir bölümle anlatılmaması.

c1k4 — Ruhun Yaratılışından Alınan Sırlar

c1k4-01

İşaretle söylüyor Sır diye adlandırıyor

Tavafta karşılaşılan genç, Dost'a yalnız 'remiz' (işaret/şifre) diliyle konuşacağını söyler; Dost'tan tavaf sırasında kendisine gösterilen, 'herkesin görmediği sırları' bildirmesini ister. (özet)

İşaret: remiz

Tavaftaki gençle işaret diliyle kurulan karşılıklı öğrenme.

c1k4-02

Ehline mahsus

her ârifin bilmediği bir tecellidir

İşaret: her ârifin bilmediği bir tecellidir

Hak'ın perdelenmiş görünmesinin de bir tecelli olması; yalnız kendi ihatası kadarını ihata eden bunu bilebilir.

c1k4-03

Sır diye adlandırıyor

Ben, oluşu ve görülür âlem ile mekânın varlığının sırlarını kuşatma mertebesinde yedinciyim.

İşaret: varlığının sırlarını kuşatma mertebesinde yedinciyim

Kâbe'nin içinde Dost'a kendini tanıtan yoldaş.

c1k4-04

Açıklamamayı seçiyor

Dost, Hak ile yedi karşılaşma sahnesinin sonunda gelen 'sayıdan sakın' sözünden sonra gerisini Hac ve Mekke bölümünde ele alacağını söyleyip konuyu erteler. (özet)

İşaret: gerisini Hac ve Mekke bölümünde

Sahnenin devamının sonraya bırakılması.

c1k4-05

Marifet ilmine özgü

Bana falanca falancadan rivayet etmiştir diyen bir yazar ile, kalbim Rabbimden rivayet etmiştir diyen bir yazar arasında ne büyük fark var!

İşaret: kalbim Rabbimden rivayet etmiştir

Dost'un bilgisinin kaynağının isnad değil doğrudan Hak olması.

c1k4-06

Sır diye adlandırıyor Ehline mahsus Açıklamamayı seçiyor

Lâm'ın Elife sarılmasında öyle bir sır vardır ki, ancak Elif'i doğrultan ve Lâm'ı eğrisinden kurtaran kimseye görünebilir.

İşaret: öyle bir sır vardır ki, ancak

Lâm'ın Elif'e sarılması; ayrıntısı kitabın ilerleyen bir yerine bırakılır.

c1k5 — Harflerin Âlemleri ve Kalbe İnen Bilgi

c1k5-01

Ehline mahsus Açıklamamayı seçiyor

Dost harfleri avam, seçkinler, seçkinlerin seçkinleri ve daha ince ölçütlerle sınıflandırır; bu ayrımların gerekçesini açıklamaz, yalnız “keşif ehli bilir” der. (özet)

İşaret: keşif ehli bilir

Harflerin hiyerarşik sınıflandırmasının gerekçesi.

c1k5-02

Marifet ilmine özgü

Bizim eserlerimiz, ilâhi mertebenin kapısına bağlanmış kalplerdir.

İşaret: ilâhi mertebenin kapısına bağlanmış kalplerdir

Dost'un yazma biçimi: kalbe gelenin yazılması.

c1k5-03

Marifet ilmine özgü Açıklamamayı seçiyor

kalp ise bu esnada yaratıkların bilmediği ilâhi hikmet nedeniyle, aktarılan şeyleri bilemez.

İşaret: yaratıkların bilmediği ilâhi hikmet nedeniyle

Kalbe aktarılanı Dost'un da tam bilemeyebilmesi.

c1k5-04

Açıklamamayı seçiyor Marifet ilmine özgü

Bakara'nın başındaki mukattaât harflerinin ne zâhir ilim ehli ne de hâl ehlinin keşiflerinde tam olarak bilindiğini söyleyen Dost, kendi bilgisinin keşif yoluyla geldiğini, ama izin verildiği ölçüde konuşacağını ekler. (özet)

İşaret: izin verildiği ölçüde konuşacağını

Kur'ân'ın başındaki bilinmeyen harfler.

c1k5-05

Tarif edilemez diyor Uyarıyor

Zinhar, hakikat yolunda yürürsen, bilineni bildiğini iddia etme! Sen sadece bilgiyi bildin. Bilgi ile bilinen arasında derinliğine ulaşılamayan deryalar vardır.

İşaret: derinliğine ulaşılamayan deryalar

Bilgi ile bilinen arasındaki aşılamaz mesafe.

c1k5-06

Açıklamamayı seçiyor

öyle korkutucu bir şey açıldı ki 'elimizden diviti attık ve âleme kaçtık.'

İşaret: elimizden diviti attık ve âleme kaçtık

Kitap ve kâtip hakkında tecelli edeni yazmaya başlarken yazının bırakılması.

c1k6 — Harflerin Portreleri

c1k6-01

Sır diye adlandırıyor

Tı'da beş saklı sır var: birisi, hükümdarda mülkün hakikati; ve yaratılmıştaki Hak; sırlar nâiptir; nur narda (ateşte), insan melektedir.

İşaret: Tı'da beş saklı sır var

Tı harfinin şiirindeki beş gizli karşılık.

c1k6-02

Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü

Sad harfinin sırrına ancak uykuda ulaşılabileceğini belirttim, çünkü ben o sırra uykuda ulaştığım gibi Hak da onun sırrının bilgisini bana uykuda verdi.

İşaret: Sad harfinin sırrına ancak uykuda ulaşılabileceğini

Sad harfinin sırrının uykuda verilmesi.

c1k6-03

Sır diye adlandırıyor

Sin'de varlığın dört sırrı bulunur, tahakkuk ve en yüce makam ona aittir, kendisiyle ortaya çıkar gayb âleminden.

İşaret: varlığın dört sırrı

Sin harfindeki dört sır; şiirde ayrıntılandırılmaz.

c1k6-04

Sır diye adlandırıyor Tarif edilemez diyor

Ze'de bir sır var ki anlamını iyice araştırdığında, işin ruhunun hakikati onu söyler hale gelir. Hikmetiyle bir kalbe tecelli ettiğinde, tenzih halinden fena haline, onu müstağni kılar. O halde münezzeh Zât'ın harflerinde yoktur, O'ndan başka, bilgiyi tahkik eden ya da onu bilebilen.

İşaret: Ze'de bir sır var

Ze harfindeki sır; Zât'ı bilebilenin yalnız Zât olması.

c1k6-05

Sır diye adlandırıyor Tarif edilemez diyor

Zı'da altı saklı sır vardır ki gizlidirler; onlar yaratıklarca bilinmez.

İşaret: altı saklı sır vardır ki gizlidirler

Zı harfindeki altı gizli sır.

c1k6-06

Sır diye adlandırıyor

O mükemmel bir ruhtur, o altılı bir sırdır.

İşaret: o altılı bir sırdır

Vav harfi.

c1k6-07

Sır diye adlandırıyor

İnsanlar onun içerdiği sırrı görseydi, dolunayın silinmesiyle hilâlin tamamlandığını görürdü.

İşaret: onun içerdiği sırrı

Şın harfinin şiiri.

c1k6-08

Sır diye adlandırıyor

Yüksek ubûdiyet sırrı ona karışmıştır

İşaret: Yüksek ubûdiyet sırrı

Ba harfinin şiiri.

c1k6-09

Ehline mahsus

Her şeyi bilen Elif ve Lâm kucaklaştı, iki sevgili gibi; avam ise uyumakta.

İşaret: avam ise uyumakta

Lâm-Elif bağının şiiri.

c1k7 — Harflerin Velâyet Mertebeleri

c1k7-01

Sır diye adlandırıyor

Ekmekte, suda, bütün yiyecek, içecek ve giyeceklerde lâtif ve bilinmez ruhlar vardır. Bu ruhlar, o şeyin canlılık ve Rabbini tesbih ve bilmesinin, Yaratıcısını müşahede mertebesindeki konumunun yüksekliğinin sırrıdır.

İşaret: lâtif ve bilinmez ruhlar

Maddelerdeki lâtif ruhlar.

c1k7-02

Tarif edilemez diyor Sır diye adlandırıyor

Bu altı harfin bilgisi, derinliğine ulaşılmayan derin bir deryadır. Dolayısıyla onu sadece Allah bilebilir. Bunlar, gaybın anahtarlarıdır.

İşaret: gaybın anahtarlarıdır

Elif, Vav, Dal, Zel, Ra ve Ze harfleri.

c1k7-03

Ehline mahsus İşaretle söylüyor

Dost harflerin kısa açıklamasını burada tamamlar ve bunların “koku ve zevk sahiplerine uyarılar” olduğunu söyler. (özet)

İşaret: koku ve zevk sahiplerine uyarılar

Harflere dair açıklamanın niteliği.

c1k8 — Harekeler: Kelimelerin Ruhu

c1k8-01

Sır diye adlandırıyor

Bakınız, ölümlerdeki garip hayat sırrına!

İşaret: garip hayat sırrına

Harekeler şiirinin kapanışı.

c1k8-02

Sır diye adlandırıyor

Bu ikisinin arasındaki Hakkın sırrı, âdeta iki kelime arasındaki bağ (rabıta) gibi, üfleyen ve üflemeyi kabul eden arasındaki anlamdır.

İşaret: Hakkın sırrı

İsrâfil'in üflemesinde üfleyen ile kabul eden arasındaki anlam; ne üfleyenin ne de kabul edenin bilebildiği fiil sırrı olarak tanımlanır.

c1k9 — Perdelenen Akıl, Yorumlanan Söz

c1k9-01

Tarif edilemez diyor

tevhit bilgisinden bilinebilecek şey, Allah'tan başkasında bulunan şeyin Allah'tan olumsuzlanmasıdır

İşaret: Allah'tan olumsuzlanmasıdır

Soru edatlarının Allah hakkında sorulamaması.

c1k9-02

Tarif edilemez diyor

Allah gözlerden perdeli olduğu gibi akıllardan da perdelenmiştir.

İşaret: akıllardan da perdelenmiştir

Beş idrak gücünün Hak'ka ulaşamaması.

c1k9-03

Marifet ilmine özgü

Muhakkiklerin en üstün grubu kalplerini teorik düşünceden boşaltıp teşbih görünümlü lafzın Allah'a yakışan anlamını doğrudan keşifle müşahede eder; diğerleri aktarma, ilham ve nakille bu anlama ulaşır. (özet)

İşaret: doğrudan keşifle müşahede

Teşbih görünümlü ifadelerin anlamına keşifle ulaşma.

c1k9-04

Sır diye adlandırıyor

Beşinci bölümde Dost, önce şiirsel bir girişle Besmele ve Fâtiha'nın sırlarına değinir. (özet)

İşaret: Besmele ve Fâtiha'nın sırlarına

Besmele ve Fâtiha.

c1k10 — Fâtiha'nın Harfleri: Dairenin Yarısı, Noktanın Sırrı

c1k10-01

Tarif edilemez diyor Ehline mahsus

Dost fenâ makamını, hallerinde fâni olmuş, müşahedelerini anlatamayan, 'Allah'ın gelinleri' (arâisü'l-Hak) diye andığı velilerin makamı olarak tarif eder. (özet)

İşaret: müşahedelerini anlatamayan

Fenâ makamındaki veliler.

c1k10-02

Tarif edilemez diyor

Allah yolunda ulaşılabilecek en değerli makam, O'nu bilememek ve bilememeyi bilmek makamıdır. Çünkü bu, kulluğun hakikatidir.

İşaret: O'nu bilememek ve bilememeyi bilmek

Bilememenin makamı.

c1k10-03

Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü

orada 'el-Hamdü lillah' ayetinin sırrını keşfeder

İşaret: ayetinin sırrını keşfeder

Hz. Peygamber'in emriyle Hz. Osman'ın Dost'u minbere davet ettiği vâkıa.

c1k10-04

Ehline mahsus

Arifler bu ikisini de bilir, ama avam gibi görünmeden ilkini söyleyemez.

İşaret: Arifler bu ikisini de bilir

'el-hamdü lillah' ile 'el-hamdü billah' arasındaki fark.

c1k10-05

Açıklamamayı seçiyor

Sizi sıfatlarım vasıtasıyla zâtımdan perdelemem gerekir.

İşaret: perdelemem gerekir

Hakk'ın velilerini kâfir görünümü altında saklaması.

c1k10-06

Açıklamamayı seçiyor Tarif edilemez diyor

Bunun açıklanması yasaklandı, dolayısıyla izah edilmesi imkânsızdır.

İşaret: açıklanması yasaklandı

İmanın 'hakikatin hakikati' mertebesi.

c1k11 — Dairenin Kapanışı, Hakikat Arzı'nın Sırrı

c1k11-01

Sır diye adlandırıyor Ehline mahsus

Canlılık sırrı bütün âleme yayılmıştır... müezzinin sesini duyan kuru ve yaş her şey onun lehinde tanıklık yapacaktır.

İşaret: Canlılık sırrı bütün âleme yayılmıştır

Her şeyin canlı olması; yalnız 'bilen'in bunu görebilmesi.

c1k11-02

Marifet ilmine özgü

Dost, Âdem'in çamurunun fazlasından yaratılan berzah âlemi Hakikat Arzı'nı bir ârifin doğrudan tanıklığı üzerinden anlatır. (özet)

İşaret: bir ârifin doğrudan tanıklığı

Hakikat Arzı'nın tasviri.

c1k13 — Zamanın Devri: Bâtın'dan Zâhir'e, Arş'ı Taşıyanlar

c1k13-01

İşaretle söylüyor

Hz. Peygamber zaman deyip dehr ya da başka bir şey dememiş olması, mizanın varlığına dikkat çeker. Çünkü mizan kelimesinde bulunan harflerden hiçbirisi, zaman kelimesi zikredildiğinde dışta kalmaz.

İşaret: işârî bir delil

Zaman kelimesinin harfleri ile mizan kelimesinin harfleri arasındaki ilişkiden kurulan işârî delil.

c1k13-02

Marifet ilmine özgü

Kurruba şehrinde, yüce bir müşahede halinde berzah mertebesindeyken onlar bana gösterildi; ben de onları gördüm.

İşaret: yüce bir müşahede halinde

Önceki ümmetlerin 23 kutbunun Dost'a müşahede hâlinde gösterilmesi.

c1k13-03

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Kutuplar zincirinde sırrın Hz. Muhammed'in ruhundan sonra kimlere intikal ettiğine dair zincir açık uçlu bırakılıyor; Dost bir sonraki ismi vermeden kısmı bitiriyor ve konuyu Kısım XIV'e taşıyor. (özet)

İşaret: sırrın kendisinden sonra kimlere intikal ettiği açık uçlu bırakılıyor

Kutup zincirinde sırrın sonraki taşıyıcısının adının verilmemesi.

c1k13-04

Marifet ilmine özgü Ehline mahsus

Hz. Peygamber de o hadisi reddeder ve şöyle cevap verir: Ben onu söylemedim ve ona göre hüküm vermedim. Böylece keşif sahibi, hadisin zayıf olduğunu öğrenir.

İşaret: keşif ehli

Keşif sahibinin hadisin zayıflığını Hz. Peygamber'den doğrudan öğrenmesi.

c1k14 — Nefeslerin Kutbu, Felek Sırrı ve Dört Direk: Cildin Kapanışı

c1k14-01

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Bu bilinmez bir sırdır

İşaret: Bu bilinmez bir sırdır

Simyanın (demiri altına dönüştürme) nasıl işlediğinin açıklanmayıp yalnız işaret edilmesi.

c1k14-02

İşaretle söylüyor Ehline mahsus Uyarıyor

Size bu makamımda simge yoluyla söyleyeceğim şeyi, anlayınız... Her bilginin tahsis edildiği bir ehli vardır.

İşaret: simge yoluyla; her bilginin tahsis edildiği bir ehli vardır

Müdâvi'l-külüm'ün dostlarına veda konuşmasında felek bilgisini simgeyle söylemesi.

c1k14-03

Sır diye adlandırıyor

Bu kutbun ilk sırrı, 'birinci dehir' (zamanın kendisinden çıktığı ilk devir) olarak veriliyor. (özet)

İşaret: ilk sırrı

Müdâvi'l-külüm'ün ilk sırrı olarak birinci dehir.

c1k14-04

Tarif edilemez diyor Marifet ilmine özgü

Evet ve hayır! “Evet ve hayır” arasında ruhlar gibi, boyunlar bedenlerinden uçar.

İşaret: Evet ve hayır!

Dost'un İbn Rüşd ile Kurtuba'daki karşılaşmasında keşif ve akıl arasındaki soruya verdiği cevap.

c1k14-05

İşaretle söylüyor Uyarıyor

Küçüklüğüne rağmen merkezdeki nokta, kendisini çevreleyen bütün parçalara zatıyla bakar... kuşatan çevre, kuşatılan ise nokta olduğu gibi, bunun tersi de doğrudur. Düşününüz!

İşaret: Düşününüz!

Felek ilminde nokta ve çevre ilişkisi.

c1k14-06

İşaretle söylüyor Açıklamamayı seçiyor Tarif edilemez diyor

Fakat onu açıkça değil ima yoluyla zikrederiz. Çünkü Allah'ın görülmesi konusu, kanıtlardaki çelişki nedeniyle aklın aciz kaldığı sıkıntılı bir alandır.

İşaret: ima yoluyla zikrederiz

Ru'yetullah (Allah'ın görülmesi) meselesinin açıkça değil ima yoluyla anılması.

c1k14-07

Marifet ilmine özgü

Dost, kendi zamanındaki bir Veted'i ve Şeyh Ebû Ali el-Hevvârî'nin keşfen tanıdığı üç Direk'i anlatıyor; dördüncüsünün hiç görülmediği, Habeşli bir adam olduğu söyleniyor. (özet)

İşaret: keşfen tanıdığı

Evtad'ın (dört direk) keşfen tanınması.