Bu yolda adamlık bilgisizlerin sandığı şey değildir; "Zevkten kaynaklanmayan bilgi, Allah ehlinin bilgisi değildir". (özet)
İşaret: Zevkten kaynaklanmayan bilgi, Allah ehlinin bilgisi değildir
Allah ehlinin bilgisinin zevke dayanması.
c10k125-02 · s. 22
Ehline mahsus
271. Bölüm'ün girişinde keşif ehlinin ay tutulmasını aya tecelliden kaynaklanan bir korku olarak anladığı ve Hârût ile Mârût'un ilminin bu menzille ilgili olduğu söylenir. (özet)
İşaret: keşif ehli
Keşif ehlinin ay tutulması anlayışı ve Hârût-Mârût ilmi.
c10k125-03 · s. 39-40
İşaretle söylüyor
272. Bölüm: tenzih bilgisi, beş sütunlu, kapısız bir ev imgesiyle anlatılır; ona ancak dışarıdan sütunlara dokunarak ulaşılır. (özet)
İşaret: beş sütunlu, kapısız bir ev
Tenzih bilgisine dolaylı ulaşılması.
c10k125-04 · s. 42-45
Sır diye adlandırıyorMarifet ilmine özgü
273. Bölüm: beş ev, her evde hazineler, kilitler ve anahtarlar görülür; ilk hazinede filozofların, kelamcıların, Berâhime'nin ilimleri ve sihir vardır. Dost bunlara "sır ilimleri" dendiğini, sahabeden bu ilme tahsis edilenin Huzeyfe b. Yemân olduğunu ve bu ilmi kendinden uzak durmak için öğrenenin mutlu olacağını aktarır. (özet)
İşaret: sır ilimleri
Helak menzilindeki görüde sır ilimlerinin adlandırılması ve Huzeyfe'ye tahsisi.
Vârid geldiğinde perdenin ardından hitap duyan, anladığı ölçüde cevap vermeli, cevap gerektirmeyeni hazinesinde saklamalıdır. (özet)
İşaret: hazinesinde saklamalıdır
Vâride dair hitabın bir kısmının saklanması.
c10k126-02 · s. 65-66
Uyarıyor
Cüneyd'den aktarılır: "Bin sıddik hakkında 'zındık' demedikçe, kişi hakikat derecelerine yükselemez". (özet)
İşaret: Bin sıddik hakkında 'zındık' demedikçe
Hakikat derecelerine yükselmeye dair Cüneyd'in sözü.
c10k126-03 · s. 73-76
Marifet ilmine özgü
276. Bölüm bilgileri verili (takva neticesi, "Allah'tan korkun, O size öğretir") ve kazanılmış diye ayırır; kitabı doğrultan, murat edilen anlamı Allah'tan öğrenmek ister ve Allah ona tevili fikir gücü kullanmaksızın öğretir. Bilgilerin en üstünün kulun vehbî yoldan elde ettiği bilgi olduğu söylenir. (özet)
İşaret: kulun vehbi yoldan elde ettiği
Vehbî bilginin kesbî bilgiden üstünlüğü.
c10k126-04 · s. 76
Marifet ilmine özgü
Havuz metaforunda: "O'nu fikirle değil zikirle ara, elde edersin... Bu havuzun dibi, hayal hazinesidir". (özet)
İşaret: fikirle değil zikirle ara
Vehbî bilginin zikirle elde edilmesi.
c10k126-05 · s. 79-80
Tarif edilemez diyor
Tecellinin keyfiyeti hakkındaki bilgi "başkasını meydana getirmeyen bilgidir ve nesli kesilmiştir, ardı yoktur". (özet)
İşaret: nesli kesilmiştir, ardı yoktur
Tecellinin keyfiyetine dair bilginin başka bilgi doğurmaması.
c10k126-06 · s. 81
Tarif edilemez diyor
"Biz ona şah damarından daha yakınız" âyetinde yakınlığın dile getirildiği, ama keyfiyetinin bilinmesinin reddedildiği söylenir. (özet)
İşaret: keyfiyetinin bilinmesinin reddedildiği
Yakınlığın keyfiyetinin bilinmeyişi.
c10k126-07 · s. 85
Tarif edilemez diyor
277. Bölüm: "Allah'ı bilmek O'nu bilmemenin ta kendisi / Allah'ı bilmemek bilginin ta kendisi, düşünün". (özet)
İşaret: Allah'ı bilmek O'nu bilmemenin ta kendisi
Allah'ı bilmenin bilmemekle bir olması.
c10k126-08 · s. 87
Açıklamamayı seçiyor
İhtisas cennetinin kime ait olduğu sorusunda Dost üç kez art arda "bilmiyorum" der. (özet)
İşaret: bilmiyorum
İhtisas cennetinin sahibi.
c10k126-09 · s. 88
Ehline mahsusMarifet ilmine özgü
Allah'ın verdiği hiçbir şeyi reddetmeyen bu yol için "bol bir bilgiye, uyanık bir akla, sürekli müşahedeye ve uyumayan ve uyku nedir bilmeyen bir göze gerek vardır"; bu Efrad'a özgü çetin bir makamdır. (özet)
İşaret: Efrad'a özgü
Efrad makamına özgü yol.
c10k126-10 · s. 90
Uyarıyor
Sülûkü bildiği halde hak edene açıklamayan kimse için Hz. Peygamber'in "Bir soru karşısında bilgisini gizleyene Allah cehennemden bir ateş ile gemler" sözü aktarılır. (özet)
278. Bölüm: yedi bedelin sefer menzili anlatılır; marifet bahsinde iki seferleri vardır, zata ve İlâh'a doğru; yolculukları bedensel değil ruhanidir. Yemen'e yolculukta ıstılam ilmi, perde ardından tecellilerin ilimleri ve zevk ilmi; kuzeye yolculukta yakinin artışından doğan ilimler, kulluk, kabz ve halvet zevki ilimleri elde edilir. (özet)
İşaret: marifet bahsinde iki seferleri vardır
Yedi bedelin ruhanî seferi ve bu seferlerde elde edilen ilimler.
c10k127-02 · s. 100-101
Marifet ilmine özgü
"Söz konusu kişi, iki zıddı bir araya getirmeyi öğrenir. Bu, bir zıddın kendi zıddında bulunmasıdır. Bu bilgi en güçlü bilgidir. Onunla vahdaniyet öğrenilir."
İşaret: Bu bilgi en güçlü bilgidir
İki zıddı bir araya getirme bilgisi.
c10k127-03 · s. 101
Marifet ilmine özgüEhline mahsus
Vakti akıl, şeriat ve keşif olanların inkârı anlatılır: "Kimin vakti keşif olursa, kendisi inkâr edilir, o ise hiç kimseyi inkâr etmez". (özet)
İşaret: vakti keşif olan
Keşif ehlinin hiçbir şeyi inkâr etmeyişi.
c10k127-04 · s. 105
Ehline mahsusTarif edilemez diyor
Zatî tecellinin bir mazhar dışında hakikat ehli arasında imkânsız sayıldığı; mazharlardaki tecellilerin "itibar tecellileri" olduğu ve bu mazharların "bilgiyle üzerinden geçilen bir köprü" olduğu söylenir. (özet)
282. Bölüm: Allah'ın ulûhiyetinin birliği bilinebilir, zatının birliği bilinemez; "zatın bilinmesi kesinlikle mümkün değildir" ve "Allah'ın zati-olumlu bir niteliğini bildiğini iddia edenin iddiası boş bir iddiadır". (özet)
İşaret: zatın bilinmesi kesinlikle mümkün değildir
Zatın bilinemezliği.
c10k128-02 · s. 139
Açıklamamayı seçiyorSır diye adlandırıyor
Hadisteki "kendine ayırdığın bütün isimlerin hürmetine" duası, Allah katında yalnız kendisinin bildiği isimler bulunduğunu göstermek için aktarılır. (özet)
İşaret: yalnız kendisinin bildiği isimler
Allah'ın yalnız kendisinin bildiği isimler.
c10k128-03 · s. 143-144
Marifet ilmine özgü
283. Bölüm: Dost kendi miracını anlatır; meleğin eşliğinde menzilin kapısına ulaşır, "Allah'ın bildirmesinden başka bir şekilde bilinmeyen bu kapıyı çalan kim?" sorusunu duyar; menzilin bütünüyle kavâsım olduğunu görünce korkar, Allah'ın tecellisiyle korkusu diner. (özet)
İşaret: Allah'ın bildirmesinden başka bir şekilde bilinmeyen bu kapı
Dost'un kendi miracı ve kavâsım menzili.
c10k128-04 · s. 146
Sır diye adlandırıyor
Bu menzilin suretlerdeki sırlarının en büyüğü, cevher baki iken bir mizacın başka bir mizaca dönüşmesidir. (özet)
İşaret: suretlerdeki sırlarından en büyüğü
Suretlerdeki en büyük sır olarak anılan mizaç dönüşümü.
c10k128-05 · s. 160
Marifet ilmine özgüSır diye adlandırıyor
284. Bölüm: Dost bu menzilden kalplerin sakladığı sırları, düşünceleri ve nefislerin iç konuşmalarını geçmişi de kuşatacak şekilde öğrendiğini; menzile ulaşanın bir kişinin doğumundan beri kalbinin içerdiği sırları bilebileceğini söyler. (özet)
İşaret: kalplerin sakladığı sırları
Menzile ulaşanın kalplerin sırlarını bilmesi.
c10k128-06 · s. 163
Marifet ilmine özgü
285. Bölüm başlığının altında: "Bunu öğrenen kimse, Muhammedî ve Musevî mertebenin yarısını elde etmiş demektir". (özet)
İşaret: Muhammedî ve Musevî mertebenin yarısını elde etmiş
Donukların münacatı menzilinin bilgisi.
c10k128-07 · s. 170-171
Sır diye adlandırıyorAçıklamamayı seçiyor
285. Bölüm'de bu menzile özgü soru edatının "nedir (mâ)" olduğu söylenir; Dost menzilin neden bu edata tahsis edildiğini öğrenemediğini belirtir. Sırların yayılması ve bilinmeyenlerin gizlenmesi bu menzildendir; her mertebenin talep ettiği sırrın kendi mertebesinde şehadete çıkması gerekir, bu Melâmîlerin halidir. (özet)
İşaret: öğrenemedim
Sırların yayılması ve gizlenmesi; Melâmîlerin hali.
c10k128-08 · s. 177
Tarif edilemez diyorEhline mahsus
İktidarsız bir insanın cinsel hazzı asla bilemeyeceği örneğiyle zevklerin, aynı duyuyla yaşanmadıkça ifade yoluyla başkasına aktarılamayacağı anlatılır. (özet)
286. Bölüm: Dost bu menzile girdiğinde, kendi risalesi Fenâ fî'l-Müşâhede'ye dayandırarak, büyüğün girmesi için küçüğün genişlemesini gördüğünü, bu girmenin hayali değil duyusal olduğunu ve devenin iğne deliğinden geçmesine benzediğini anlatır. (özet)
İşaret: devenin iğne deliğinden geçmesine benzer
Menzile girişte yaşanan müşahede.
c10k129-02 · s. 176
Açıklamamayı seçiyorEhline mahsusSır diye adlandırıyorTarif edilemez diyor
Bu yolun ehline verilen sırlar üçe ayrılır: izhar için izin gerekmeyenler, izne bağlı olanlar ("bu sırları izinsiz izhar edersen, karşılığını görürsün") ve Allah'ın vasıtayla vermediği, izin istense de verilmeyenler: "Bu sırlar, zevklerden ibarettir ve sadece 'ifade edilme' yoluyla başkasının onları öğrenmesi mümkün değildir." (özet)
İşaret: bu sırları izinsiz izhar edersen, karşılığını görürsün
Sırların izinle izhar edilmesi ve zevk sırlarının ifade edilememesi.
c10k129-03 · s. 182
Açıklamamayı seçiyorSır diye adlandırıyor
290. Bölüm: menzil, Hakk'ın sırlarını gizleyenlere verilen karşılığı içerir; onlar sırların emanetçileridir ve ilahi izin olmadıkça açıklamazlar. Karşılıkları dünyada korku, kabz ve vahşet, hallerde ıstılamdır; emaneti Allah'ın emriyle açıklayanın ödülü ise er-Rab isminden Allah'a komşuluk makamına yerleşmektir. (özet)
İşaret: ilahi izin olmadıkça açıklamazlar
Sırları gizleyenlerin karşılığı ve izinle açıklayanın ödülü.
c10k129-04 · s. 183-184
Marifet ilmine özgü
287. Bölüm: Dost, menzilin kendine özgü bilgileri için Mevâkiu'n-Nücûm adlı eserinin kalp bölümüne yönlendirir; gayb menzillerini eseri görünenler ve eseri görünmeyip ancak Hakk'ın bildirmesiyle öğrenilenler diye ikiye ayırır. (özet)
İşaret: ancak Hakk'ın bildirmesiyle öğrenilenler
Yalnız ilahi bildirimle öğrenilen gayb menzilleri.
c10k129-05 · s. 188-189
Sır diye adlandırıyorTarif edilemez diyor
Örtülü bilgi, kelime suretlerini içeren ve içermeyen diye ayrılır; müteşabih âyetlerin bilgisine kesin olarak ancak Hakk'ın bildirimiyle ulaşılır. Hüve zamiri suretin ruhudur; "Gaybın anahtarları O'nun katındadır" âyeti uyarınca onun katındaki de zamir gibi bilinmezdir. (özet)
İşaret: Gaybın anahtarları O'nun katındadır
Örtülü bilgi ve zamirin bilinmezliği.
c10k129-06 · s. 194-195
Tarif edilemez diyorMarifet ilmine özgü
"O'nu ancak kendi isimleriyle tenzih edebilirsin... O'nun isimlerini ancak kendisinden öğreniriz." Ebu Bekir'in "İdraki idrakten acizlik bir idraktir" sözü anılır. (özet)
İşaret: İdraki idrakten acizlik bir idraktir
Allah'ın isimlerinin ancak kendisinden öğrenilmesi.
c10k129-07 · s. 196
Sır diye adlandırıyor
288. Bölüm: "Sen O'nun ism-i a'zamısın"; insan Allah'a en büyük ve en açık delil olarak anlatılır. (özet)
İşaret: ism-i a'zam
İsm-i a'zamın insan olarak açıklanması.
c10k129-08 · s. 205-206
Marifet ilmine özgüSır diye adlandırıyor
289. Bölüm: ümmî, ilahi konularda akıl delilini, şer'i hükümlerde fıkhi delilleri kullanmayan kimsedir; kalbi bu verilerden kurtulunca ilahi feyzi süratle kabul eder. Hızır için çoğul zamirle "Ona katımızdan bir bilgi verdik" denir; zâhir ve bâtın, sır ve açıklık bilgisi onda toplanmıştır. (özet)
İşaret: Ona katımızdan bir bilgi verdik
Ümmî bilgi ve Hızır'ın bilgisi.
c10k129-09 · s. 217
Ehline mahsus
Bir keşif ehlinin sözü aktarılır: cehennemdekiler çıkacak, kapılar birbirine çarpacak, içinde cırcır otu bitecektir; Allah cehennem için kendi mizacında olan bir grup yaratıp onu bunlarla doldurur. (özet)
İşaret: keşif ehli
Cehennem ehlinin durumuna dair keşif ehlinin sözü.
291. Bölüm: "Bu yoldaki bilgilerin ve mârifetlerin en üstü, başlangıçların bilinmesidir." (özet)
İşaret: bilgilerin ve mârifetlerin en üstü
Başlangıçların bilgisinin mârifetlerin en üstü sayılması.
c10k130-02 · s. 237-238
Sır diye adlandırıyorİşaretle söylüyor
292. Bölüm: Heba suretler için kadın, suretler ona koca gibidir; "Çocuğun kendi ebeveynin aynı olması, en garip sırlardan birisidir"; Hallâc'ın "Anam babamı doğurdu" sözü buna işaret eder. (özet)
293. Bölüm: zati tecellinin sınırlanmış olması "bu yoldaki bilgiler içerisindeki en garip bilgilerden birisi" diye anılır; Dost okura "Sen de diğer vakitlerde zati tecellinin eserlerini al" der. (özet)
İşaret: en garip bilgilerden birisi
İki perde arasındaki zâtî tecelli ve okura bırakılan çıkarım.
Müteşabih inmemiş olsaydı, Allah'ın bilgisinde müteşabih bir şeyin bulunduğu bilinmezdi; Allah hem bilinen bir şeyin hem de yalnız Allah'ın bilebileceği bir şeyin bulunduğunu açıklamıştır. (özet)
İşaret: yalnız Allah'ın bilebileceği
Müteşabihin Allah'a mahsus bilgisi.
c10k131-02 · s. 279
İşaretle söylüyorSır diye adlandırıyor
İlahi yeminlerde yaratıklar zâhirde isimlerin yerine konulmuştur ve Dost'a göre gizlenen şey isimlerdir. (özet)
İşaret: gizlenen şey isimlerdir
Yaratıklar üzerine yeminlerde gizlenen isimler.
c10k131-03 · s. 281
Ehline mahsus
"Kim Allah'ın şiarlarını yüceltirse, bu kalplerin takvasındandır" âyetinde kalpler anılır; insanın her nefes halden hale girdiği, bu değişimin farkına varmanın çetin olduğu ve ancak güçlü kâmillerin bu hale ulaşabileceği söylenir. (özet)
İşaret: ancak güçlü kâmiller
Her nefes değişimin farkına varışın kâmillere özgü olması.
c10k131-04 · s. 301
Ehline mahsusMarifet ilmine özgü
296. Bölüm: menzil, ilimlerin iki kısmını içerir; yalnız zevkle bilinenler ve fikir gücüyle idrak edilenler. (özet)
İşaret: yalnız zevkle bilinen
Zevkle bilinen ve fikirle idrak edilen ilimlerin ayrımı.
c10k131-05 · s. 312
Sır diye adlandırıyorAçıklamamayı seçiyor
297. Bölüm: Hakk'ın bilgisi gizli ve açık ayrımıyla anlatılır; sırdan daha gizli olan yalnız Hakk'ın bildiğidir: "Öyleyse bilgi üç şeyle ilgilidir: Açıklık, sır ve sırdan daha gizli olan." (özet)
İşaret: sırdan daha gizli olan
Açıklık, sır ve sırdan daha gizli olan.
c10k131-06 · s. 314
Marifet ilmine özgüEhline mahsus
Menzil her ilahi ismin bütün ilahi isimlerle isimlendirilmiş olduğunu ve her cevherin âlemdeki bütün hakikatleri içerdiğini bildirir; Dost bu bilginin cemaatten ayrı olarak kendisine tahsis edildiğini söyler. (özet)
299. Bölüm: Dost, bir âyetin kendisine "senden dolayı" diye değiştirilerek indirildiğini ve bunun üç yıl sonra gerçekleşen bir cinayetle doğrulandığını anlatır. (özet)
İşaret: vahiy
Dost'un kendi başından geçen vahiy/keşif anlatısı.
c10k132-02 · s. 346-347
Ehline mahsusMarifet ilmine özgü
Azap hakkında "kesintisiz" denmemiştir; Dost, rahmetin gazabı geçtiğini bildiğimizi, kesin hükmü yalnız keşif sahibinin verebileceğini söyler ve İbn Kasî'nin bir sözünü, keşfe bozukluk girdiğini, keşfin rüya gibi yanılmayıp tabirde hata olabileceğini belirterek belirsiz bulur. (özet)
İşaret: kesin hükmü yalnız keşif sahibinin verebileceği
Azabın sürekliliği hakkında hükmün keşif sahibine bırakılması.
c10k132-03 · s. 348-349
Marifet ilmine özgü
301. Bölüm: tasavvuf yolundaki akli terazi takvanın neticesinde bilginin gerçekleşmesiyle ilgilidir ("Allah'tan korkun, size Allah öğretir"); amelin gerektirdiğinden fazla gelen kısım vehbî ilimlerdendir. Kendisine açılan bilginin delilinin de verilip verilmediğinde görüş ayrılığı vardır; Dost delil verilmediği görüşündedir. (özet)
İşaret: vehbî ilimlerdendir
Takva neticesi vehbî bilgi ve delil verilmesi tartışması.
302. Bölüm: âlemin kemalini anlattıktan sonra Dost okura der: "Söylediğim meseleyi dibiyle başıyla düşün! Çünkü bu, Allah'ı bilmenin özüdür." (özet)
İşaret: dibiyle başıyla düşün
Âlemin kemali ve imkânda daha mükemmelinin bulunmayışı.
c10k133-02 · s. 361-363
Ehline mahsusMarifet ilmine özgü
Keşif ehli, ahirette ehlinin ulaşacağı cennetin mahallini bugün görür; Nil, Fırat, Seyhan ve Ceyhan'ı cennet nehirleri olarak görür. Allah ehlinin kendileriyle gördükleri gözler, duydukları kulaklar, aklettikleri kalpler bedenin dış yapısındaki göz, kulak, dil ve kalplerden başkadır. Sahih keşfe sahip bir rivayet: "Sözlerinizdeki fazlalık, kalplerinizdeki eğrilik olmasaydı, gördüğümü görür ve duyduğumu duyardınız." (özet)
İşaret: keşif ehli
Keşif ehlinin mahalli görmesi ve Allah ehlinin gözleri.
c10k133-03 · s. 365
Ehline mahsusSır diye adlandırıyor
303. Bölüm: "Veli 'sır' perdesinden onu alır ve aktarır. Nebi ise bilgiyi üstten veya önden alır... Veli ise, nebiliğin eserini zevk yoluyla bulur (öğrenir)." Sûfîlerin sözü: "Allah'ı ancak Allah bilir. Nebiyi nebi bilir. Veliyi ise ancak kendisi gibi bir veli bilir." (özet)
İşaret: Veliyi ise ancak kendisi gibi bir veli bilir
Nebilik ve velilikte bilginin alınış biçimi ve birbirini bilmek.
c10k133-04 · s. 366-367
Sır diye adlandırıyorAçıklamamayı seçiyorEhline mahsus
Cebrail'e bağlı eminler dünya hayatında tanınmayan, Allah'a ait kimselerdir; sırlar ahirette ortaya çıkar. Düşünceleri okumak, havada uçmak, su üzerinde yürümek gibi kerametler güçlerinde olsa bile üzerlerinde görünmez; Dost bunların bu yol ehlinden Melâmîler olduğunu belirtir. (özet)
İşaret: sırlar ahirette ortaya çıktığında
Eminlerin ve Melâmîlerin dünyada örtülü kalması.
c10k133-05 · s. 384-385
Marifet ilmine özgü
304. Bölüm fihristi: büyük küçültülmeden ve küçük büyültülmeden büyüğün küçüğe girdirilmesinin bu menzilden öğrenildiği; Dost bu menzilden aklın gücünü aşan makamın müşahede edildiğini, velilerin ve nebilerin aklının bunları müfekkire gücüyle değil kabul edici olmak yönünden kabul ettiğini söyler. (özet)
İşaret: aklın gücünü aşan makam
Aklın gücünü aşan makamın müşahedesi.
c10k133-06 · s. 388-389
Marifet ilmine özgü
305. Bölüm: suretler farklı şekillerdeki aynalara yansıyan tek suret gibidir; "Ârif, kendisini ayna olmaksızın kendisi nedeniyle bilen kimsedir. Böyle olduğunda, kendilerine ulaştığında, mertebeler ona etki edemez." (özet)
İşaret: kendisini ayna olmaksızın kendisi nedeniyle bilen