c11k134-01 · s. 15
Açıklamamayı seçiyor
Öyleyse bu bilgiyi onlardan saklayan Allah'tır
İşaret: bu bilgiyi onlardan saklayan Allah'tır
Mele-i a'lâ'nın hangi amelin daha faziletli olduğuna dair bilgi kendilerinden saklanmıştır.
Açıklamamayı seçiyor
Öyleyse bu bilgiyi onlardan saklayan Allah'tır
İşaret: bu bilgiyi onlardan saklayan Allah'tır
Mele-i a'lâ'nın hangi amelin daha faziletli olduğuna dair bilgi kendilerinden saklanmıştır.
Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü
arif, ilk akıldan yeryüzüne kadar bütün varlıklarda bulunan ilahi sırları ilahi emirden öğrenir
İşaret: ilahi sırları ilahi emirden öğrenir
Ârifin varlıklarda bulunan ilahi sırları ilahi emirden öğrenmesi.
Açıklamamayı seçiyor
Öyleyse onların dünyadaki mekânları bilinmez
İşaret: mekânları bilinmez
Melâmîlerin hâllerini ve mertebelerini gizlemesi.
Ehline mahsus
bu, herkesin bilemediği ve Allah ehline özgü özel bir yöntemdir
İşaret: Allah ehline özgü özel bir yöntemdir
Melâmîlere kınama anlamlı lakap verilmesinin herkesçe bilinmeyen, Allah ehline özgü yöntemi.
Ehline mahsus
yoldaşlarımızdan pek azının bildiği mühim bir bilgi
İşaret: yoldaşlarımızdan pek azının bildiği mühim bir bilgi
309. bölümün menzilinde sayılan muhalefet-muvafakat ve ihtisas bilgisi.
Uyarıyor
İttihadı ve hululü kabul edenler buradan ortaya çıkar. Bu yer, ayakların kaydığı bir mertebedir
İşaret: ayakların kaydığı bir mertebedir
Kul ile Rabbi birleştiren mertebe ve tecellî hakkında uyarı.
Açıklamamayı seçiyor
bu menzil hakkında bu kadar açıklama yeter
İşaret: bu kadar açıklama yeter
309. bölümün menziline dair açıklamanın bilerek burada bırakılması.
Açıklamamayı seçiyor
ameller ile ilahi hakikatler arasındaki ilişkileri tek tek zikretmenin sözü uzatacağını (özet)
İşaret: tek tek zikretmenin sözü uzatacağını
Mele-i a'lâ'nın tartıştığı amellerle ilahi hakikatler arasındaki ilişkilerin ayrıntısı verilmez.
Sır diye adlandırıyor Uyarıyor
tehlikeli ilahi sırlar
İşaret: tehlikeli ilahi sırlar
Askerlerin (yaratıkların) birbiriyle savaşması ve ilahi isimlerin hükümlerindeki çatışma.
Sır diye adlandırıyor
Fihrist besmelenin sırlarına da giriyor
İşaret: besmelenin sırları
Besmelenin üç isimle sınırlı oluşu ve harflerinin ona ait oluşu.
Marifet ilmine özgü
Öyleyse peygamberlik ortadan kalktıktan sonra günümüzde veliler için geride kalan şey, sadece bildirimdir. İlahi emir ve yasakların kapıları artık kapanmıştır
İşaret: veliler için geride kalan şey, sadece bildirimdir
Nübüvvetten sonra velilere kalan bilgi türü: bildirim.
Marifet ilmine özgü
Hak seni kendinden bilmiş, sana kendisini ancak kendinden bilebileceğini öğretmiştir
İşaret: Kendini bilen, rabbini bilir
Allah'ı bilmenin kendini bilmeye bağlanması.
Marifet ilmine özgü
İşte varislerin nebilikten olan payı, Allah'ın muttaki kullarına bilgi öğretmesinden ibarettir
İşaret: Allah'tan korkun, Allah size öğretir
Varislerin nebilikten payı olan, Allah'ın doğrudan öğrettiği bilgi.
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
Allah'a çağıran veli, yeni bir şeriat getiriyor değildir. O sadece yüce kitap hakkında yeni bir anlayış getirmiştir. Ondan başkası, söz konusu anlamın okunan ya da aktarılan harfte bulunduğunu bilmez
İşaret: Ondan başkası, söz konusu anlamın okunan ya da aktarılan harfte bulunduğunu bilmez
Velinin kitap hakkında getirdiği anlayışın başkaları tarafından bilinmemesi.
Marifet ilmine özgü
Velilerin himmet miraçlarında ulaşabilecekleri nihai yer ilahi isimlerdir; oradan aldıkları bilgiler teşrî bilgileri değil, peygamberin getirdiği vahiy veya kitap hakkındaki “anlayış nurları”dır
İşaret: anlayış nurları
Velilerin himmet miraçlarında aldığı bilgi türü.
Marifet ilmine özgü
İçimizden bir kısmıyla rabbi gaybten konuşur. Bu tecelli, geceleyin dolunaya benzeyen bir tecellidir
İşaret: rabbi gaybten konuşur
Rabbin kimi kullarla gayb mertebesinde, kimileriyle şehadet mertebesinde konuşması.
Tarif edilemez diyor
Allah Teâlâ'yı bilmekten aciziz, zaten bize layık olan da, acizliktir
İşaret: bilmekten aciziz
Allah'ın eziyet, sevinme, gülme gibi nitelikleri karşısında aklın teslimiyeti.
Açıklamamayı seçiyor Uyarıyor
Bunun daha fazla açılamayacağını, bölümün imkânının sıradan insanlar için dar olduğunu, kendisinin Allah'ın tebliğle yükümlü kıldığı bir peygamber olmadığını ve söylediklerinin iman sahibi akıllılara yönelik olduğunu belirtiyor
İşaret: daha fazla açılamayacağını
315. bölümde Allah'a nispet edilen niteliklerin tevili konusunda sınır.
Sır diye adlandırıyor Açıklamamayı seçiyor
Dost kâğıttaki yazının kadına tahsis edilmiş bir sır olduğunu ve Allah'ın başkasının ona ulaşmasından sakınmak için kadının elini kapattığını anladığını söylüyor
İşaret: kadına tahsis edilmiş bir sır
Kadının rüyasında gördüğü, cehennemden kurtuluşu yazılı yaprak.
Ehline mahsus Sır diye adlandırıyor
Kul gece gündüz efendisinin evindedir; ücretli ise efendinin haremine giremez ve sırlarına ulaşamaz
İşaret: sırlarına ulaşamaz
Zorunlu kulluk ile ücretli (gönüllü) kulluk arasındaki fark.
İşaretle söylüyor Ehline mahsus
Hakkın yolunun doğruluğu ise, dâireseldir. Çünkü Sufiler, eşyada doğruluğunun anlamının ne olduğunu bilememiştir.
İşaret: yola dikkatini çektik
Hakkın yolunun doğruluğunun dairesel oluşu; sûfîlerin çoğunun bunu kaçırması.
Marifet ilmine özgü
Bu bilginin zat bilgisini ve mucize, keramet ve sihir arasındaki farkı da içerdiği belirtilerek bölüm kapanıyor (özet)
İşaret: zat bilgisi; mucize, keramet ve sihir arasındaki fark
Dairesel doğruluk bilgisinin içerdiği bilgiler.
Ehline mahsus
Bunu yalnız nafile ibadetlerle Allah'a yaklaşan bilir
İşaret: yalnız nafile ibadetlerle Allah'a yaklaşan bilir
Allah'ın âlemin ruhu, duyması, görmesi ve dili oluşu.
Marifet ilmine özgü
Dost, böyle bir suretten pek çok şer'î hüküm aldığını, bunları daha önce kitaplardan da öğrenmediğini, hadis ve mezhepleri bilen birine aktardığında adamın hepsinin sahih hadislerde bulunduğunu söylediğini
İşaret: peygamber suretinde görünenden hüküm alma
Dost'un peygamberi suretinde görünenden aldığı şer'î hükümler.
Tarif edilemez diyor
Hz. Peygamber'in “Kendini bilen, rabbini bilir” sözünde “Rabbinin zatını bilir” denmediğini, çünkü rabbin zatının âlemden müstağni olduğunu
İşaret: “Rabbinin zatını bilir” denmediği
Kendini bilmekle bilinenin rab olup zat olmayışı.
Ehline mahsus
Allah ehlinin sözlerine gelince, Dost “sebeplerin aşılması”ndan söz eden birinin onların neyi kastettiğini bilmediğini söylüyor
İşaret: onların neyi kastettiğini bilmediği
Allah ehlinin sebeplerin aşılmasına dair sözleri.
İşaretle söylüyor
Sehl b. Abdullah et-Tüsterî bu terime işaret edip onu “el-Adl” diye adlandırmış
İşaret: işaret edip
Yaratmada vasıta olan Hakkın bilgisi.
Uyarıyor
Dostum! Bunların mahiyetine, niceliğine ve niteliğine dalma! Çünkü öyle bir araştırma, yükümlülük alanının dışına çıkartır
İşaret: dalma!
Allah'ın zatı hakkında akılla araştırma yapmaya karşı uyarı.
Marifet ilmine özgü
Veliler arasında çelişkinin bulunmayışı, onların bilgilerinin nur olduğunu ve kuşkunun onlara ilişme imkânı bulamayacağını gösteren delillerdendir
İşaret: bilgilerinin nur olduğu
Velilerin bilgisinin nur oluşu ve aralarında çelişki bulunmayışı.
Marifet ilmine özgü
Dost, Efrâd ile Hızır'ın rüyada vasıtanın ortadan kalktığı kimseler olduğunu, kendisinin ise ‘kutup’ değil ‘tek’ olduğunu söylüyor
İşaret: vasıtanın ortadan kalktığı kimseler
Rüyada vasıtasız bilgi alan Efrâd ve Hızır.
Açıklamamayı seçiyor
Allah kendisiyle kulları arasına izzet perdesi çekmiş, tenzih onun ardında kalmıştır
İşaret: izzet perdesi
Allah ile kullar arasındaki izzet perdesi ve tenzihin yeri.
Tarif edilemez diyor
Ben o gün Allah'ı şimdi bilmediğim hamdlerle överim
İşaret: şimdi bilmediğim hamdlerle
Makam-ı mahmûdda Hz. Peygamber'in bilinmeyen hamdlerle övgüsü.
Marifet ilmine özgü Sır diye adlandırıyor
Peygamber için iki yüzden inmiştir. Birincisi bilinen yüz iken diğeri bilinmeyen yüzdür. Varis için ise, bilinen yüzün dışındaki yüzden iner
İşaret: bilinmeyen yüz
Kur'ân'ın peygambere ve varise iniş yüzleri.
Marifet ilmine özgü
bir kısmımız, onu Allah ile okur, bu, Kuran'dır
İşaret: onu Allah ile okur
Kur'ân ile Furkan ayrımı: Allah ile okumak ve nefisle okumak.
Tarif edilemez diyor
anlam bilinirken nispet bilinmez
İşaret: nispet bilinmez
Allah'ın ses ve harfle konuşması gibi nitelikler.
Marifet ilmine özgü
bazıları bilgiyi takva gibi bir sebep vesilesiyle, bazıları sebepsiz doğrudan Allah'tan alır
İşaret: sebepsiz doğrudan Allah'tan alır
Bilgideki üstünlük (müfâdala): bilgiyi doğrudan Allah'tan almak.
Marifet ilmine özgü
Dost bu varidi sunarken kendisinin “ilahi ve kutsi ruhtan sırrıma gelen üflemeden hareketle” konuştuğunu ve hüküm verdiğini söylüyor
İşaret: sırrıma gelen üflemeden hareketle
Besmele ve Tevbe sûresi üzerine gelen varid.
Marifet ilmine özgü
Velilik, dünya ve ahirette ortadan kalkmaz. Öyleyse velilik, ilktir, sondur, görünendir, gizli kalandır (Evvel, Ahir, Zahir, Bâtın)
İşaret: varid yoluyla
Dost'a varid yoluyla bildirilen velilik ile nebilik farkı.
Ehline mahsus
onlar mücahede ve riyazet ateşinde meşakkat ve gayret içindedir, “yakinin serinliğini […] bilemezler”
İşaret: yakinin serinliğini bilemezler
Teslim ehlinin hâli.
Sır diye adlandırıyor Ehline mahsus
Bu, Allah'ın kendisini bilenlere öğretmek istediği sırdan kaynaklanır
İşaret: öğretmek istediği sırdan kaynaklanır
Kamerin hilal ile dolunay arasındaki berzah hâli.
Marifet ilmine özgü
Dost bilgiyi ikiye ayırıyor: takva yoluyla Allah'tan alınan bilgi (“Allah'tan korkarsanız, size bir furkan verir”; Hızır hakkında “Ona katımızdan bilgi öğrettik”)
İşaret: takva yoluyla Allah'tan alınan bilgi
Allah'tan doğrudan alınan bilgi ile yaratılmıştan alınan bilgi ayrımı.
Ehline mahsus
Doğru sözlünün (sadık) zevki sıddik olanın zevkiyle bir değildir
İşaret: zevki
Hz. Ebû Bekir'in sözü ve zevklerin farkı.
Tarif edilemez diyor
Binaenaleyh âlemi ancak âlemi fakat Hakta görmüştür, yoksa Hakkı veya Hak ile görmüş değildir
İşaret: görmenin ne olduğu
Görme ve ayna misali.
Tarif edilemez diyor
Nefsi bilmek “sahilsiz bir deryadır”; Allah'ı bilmek de bir sona varmaz
İşaret: sahilsiz bir deryadır
Nefsi ve Allah'ı bilmenin sınırsızlığı.
Marifet ilmine özgü
Allah bir surette iki kere veya iki şahsa bir surette tecelli etmemiştir
İşaret: keşfe göre
Keşfe göre hiçbir şeyin tekrarlanmayıp her anın yeniden yaratma oluşu.
Marifet ilmine özgü
Suyun rengi, kabının rengidir
İşaret: Cüneyd'in marifet sorusuna cevabı
Cüneyd'e 'marifet nedir' diye sorulması.
Marifet ilmine özgü
Bu özel anlayışa göre, Kuran'ın kalbe inmesi, Hakkın kuluna okumasıdır. Allah'tan Kuran hakkında bir anlayış ise, kulun Hakka okuması demektir
İşaret: özel anlayış
Kur'ân'ın kalbe inişi ve Allah'tan gelen anlayış.
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
Kamil arif, Allah'ı tecelli ettiği ve indiği bütün suretlerde bilendir. Arif olmayan ise, Allah'ı sadece inandığı surette tanırken, başka bir surette tecelli ettiğinde O'nu inkâr eder
İşaret: Kamil arif
Kâmil ârif ile ârif olmayanın Allah'ı bilme biçimi.
Tarif edilemez diyor
İdrake ulaşmaktan acizlik, bir idraktir
İşaret: idrake ulaşmaktan acizlik
Allah'ı bilmenin acziyle ilgili söz ve Dost'un buna yaklaşımı.
Marifet ilmine özgü
Dilenci elini sadaka verenden sadaka almak üzere açtığında, Hak kendi elini dilencinin elinin üzerine koyar
İşaret: kendi keşfi
Sadakanın Rahman'ın eline düşmesi: sûfîlerin görüşü ve Dost'un keşfi.
Marifet ilmine özgü
Allah ile kul arasındaki en büyük perde, kulun bilgisinin nefs kaynaklı olması ve bilgisini fikir ve nazari gücünden almasıdır
İşaret: en büyük perde
Bilgiyi Allah'tan alan ile fikirden alan arasındaki fark.
Açıklamamayı seçiyor İşaretle söylüyor
Burada -bilsem bile- bütün ilimleri zikretmiyorum
İşaret: bütün ilimleri zikretmiyorum
337. bölümün menzilinin ilimlerinden yalnız bazılarına dikkat çekilmesi.
Tarif edilemez diyor
O gün Allah'ı, bugün bilmediğim isimlerle överim
İşaret: bilmediğim isimlerle
Hamd sancakları ve 1646 isim.
Uyarıyor
İşte bu, farkına varılmayan ilahi tuzaktır ve ondan kurtulmaya götüren yolu öğrenmek isteyen, her durumda kulluğa ve gereklerine sarılmalıdır.
İşaret: farkına varılmayan ilahi tuzak
Seviyk akabesi menzilinde kulun ayağının kayması.
Tarif edilemez diyor
Ben seni övemem, sen kendini övdüğün gibisin.
İşaret: Ben seni övemem
Allah'ı övmenin sınırı.
Marifet ilmine özgü
Burada her yaratılmış ve varlıktaki özel yönden Allah'ı bilmek kast edilir. Bu, hakikat bilgisi demektir ve Hz. Peygamber şeriat bilgisinde artış istememiş.
İşaret: hakikat bilgisi
Hakikat bilgisi ile şeriat bilgisi ayrımı.
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
Halâvet fethi peygamber için ‘zevk’ yoluyla sabitken ibare fethi kendisine karşı koymadan aciz kalan Araplar için sabitti. Mükaşefe fethi ise, isra gecesi kendisine gösterdiği mucizelerle peygamber adına sabittir.
İşaret: zevk; mükaşefe
Fetih sûresindeki üç fetih türü.
Uyarıyor
Bu menzil, ilahi aldatmanın ve istidrac'ın bulunduğu çetin bir menzildir. Kendisini bilen melekler bile, Allah'ın tuzağından güvende değillerdir.
İşaret: ilahi aldatma ve istidrac
340. bölümün menzili, İbn Sayyad'ın sınanması.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
Kâmil kulun namazı, Allah'ın üzerinde değil, Allah ‘içindir.’ Bu farkı anlayan, Kuran ve Furkan'ı birleştirir.
İşaret: Bu farkı anlayan
Kâmil kulun namazı ve Kur'ân ile Furkan'ın birleşmesi.
Sır diye adlandırıyor
341. Bölüm (Sırlarda Taklit Menzili, cildin son bölümü)
İşaret: Sırlarda Taklit Menzili
341. bölümün adı; taklidin Rabbi, aklı ve fikri taklit olarak üç türü.
Marifet ilmine özgü
Sen de keşif gelene kadar Şâri'yi taklit edersin. Keşif geldiğindeyse, taklit yoluyla elde ettiğin bilginin hakikatini görürsün.
İşaret: keşif
Taklit ile keşif arasındaki ilişki.
Tarif edilemez diyor Marifet ilmine özgü
Zuhur hakikate değil, suretlere aittir. Hakikat, her zaman görünmezdir, sureti görünür.
İşaret: Hakikat, her zaman görünmezdir
Cüneyd'in su-kap benzetmesinin gerekçesi.
Sır diye adlandırıyor
Hz. Peygamberin arkadaşları bu bilgiyi bildiği için onu ‘sır sahibi’ diye isimlendirmişti.
İşaret: sır sahibi
İntikamın belli bir süreye kadar olup ardından rahmetin gelmesi bilgisi (Huzeyfe b. el-Yemân).