Sırlı anlatımlar: Fütûhât, Cilt XV

c15k168 — Kitaptan Korkun, Benden Değil — Ama Kitap Senin Sûretinden Yazıldı

c15k168-01

Uyarıyor

“Bu mesele önemli ve ince bir meseledir. Bildiğim kadarıyla kimse ona dikkat çekmemiştir.”

İşaret: önemli ve ince bir meseledir

411. bölümde bilginin bilinene tâbi olması meselesi.

c15k168-02

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

“Kim bu bilgiyi zevk yoluyla öğrenirse, kitabın öne geçmesinin anlamını öğrenmiş demektir.”

İşaret: zevk yoluyla öğrenirse

411. bölümde kitabın öne geçmesinin anlamının zevk yoluyla öğrenilmesi.

c15k169 — Ancak Perdeyle Görülür — ve Gören Göz O'nun

c15k169-01

Tarif edilemez diyor

“gerçekte farklı suretlerde zuhur edebilen bir hakikatin bulunduğunu bilir, fakat mahiyetini veya keyfiyetini kesinlikle bilemez.”

İşaret: mahiyetini veya keyfiyetini kesinlikle bilemez

414. bölümde Hakk'ın farklı suretlerde zuhur etmesinin mahiyet ve keyfiyetinin bilinemezliği.

c15k169-02

İşaretle söylüyor Uyarıyor

“Bu kitapta aklını her bölümün başında zikredilen şiire vermelisin, çünkü şiirler, bölümde dikkatini çekmek istediğim ölçüde ilgili hususları içerir. Bunun yanı sıra şiirde konu içinde söz edilmeyen hususları bulursun.”

İşaret: şiirde konu içinde söz edilmeyen hususları bulursun

415. bölümün sonunda Dost'un okuyucuya kitabı nasıl okuyacağını söylemesi: bölüm başındaki şiirlere dikkat.

c15k169-03

Tarif edilemez diyor

“Acaba isimlendirilene mi, yoksa anlama mı dua edecektir?” sorusuna cevap: “(Bunu bilmiyoruz).” (özet)

İşaret: (Bunu bilmiyoruz).

416. bölümde isimlerin çokluğuna karşın isimlendirilenin tek, anlaşılanın tek olmaması ve O'ndan anlaşılanın gerçek bir şey mi nispet mi olduğunun bilinmediği.

c15k170 — Kim Kimin Duyması Olur — ve Sınırı Aşmayan

c15k170-01

Marifet ilmine özgü

Biz -Allah'a yemin olsun ki- Allah'ın sınırlarından hiç birini aşmadık. Fakat Allah bize bu konularda yaratıklarının çoğuna vermemiş olduğu bilgiler ve anlayış vermiş, biz de Rabbimizden açık bir delile sahip olduğumuzda, basiretle Allah'a davet ettik.

İşaret: yaratıklarının çoğuna vermemiş olduğu bilgiler ve anlayış

Dost'un kendisine çoğuna verilmemiş bilgi ve anlayış verildiğini söylemesi.

c15k170-02

Ehline mahsus

basiretli insan, cemaat içinde ve onlarla birlikteyken, cemaat fertlerinin bilemeyeceği hususları bilir.

İşaret: cemaat fertlerinin bilemeyeceği hususları bilir

Basiret sahibinin cemaatin bilemeyeceği hususları bilmesi.

c15k171 — Gerçekte Makam Yok — ve Perdenin Aynı O

c15k171-01

Sır diye adlandırıyor

Hallere gelirsek, onlardan kurtulmak mümkün değildir. Haller bize Hak tarafından verilmişken Hak için zatidirler.

İşaret: Hak için zatidirler

Makamlardan kurtulunabilirken hâllerden kurtulunamayacağı.

c15k171-02

Sır diye adlandırıyor

Kendisi ‘perde'nin aynıyken nasıl bıraksın ki?

İşaret: perde'nin aynıyken

Allah'ın perdenin aynı olduğu ifadesi.

c15k171-03

Tarif edilemez diyor

Delil bileşik bir şekilde ortaya çıkar / Nasıl olur da hakiki tek hakkında bilgi verir.

İşaret: hakiki tek hakkında bilgi verir

Delille hakiki birin bilinemeyeceği.

c15k171-04

Tarif edilemez diyor

hakiki bir ise delille bilinmez.

İşaret: delille bilinmez

Hakiki birin delille bilinmediği.

c15k171-05

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

iki sınıf (akılcı ve mümin), müşahede sahiplerinin derecesine ulaşamazlar, çünkü müşahede sahibi (bilgisini elde ettiği) ‘görmek' nedeniyle onlardan üstündür.

İşaret: müşahede sahiplerinin derecesine ulaşamazlar

Müşahede sahibinin derecesinin haber ve delil sahiplerinden üstün olması.

c15k172 — Zikreden Sen Değilsin — ve Bilginin Kendisi Perde

c15k172-01

Ehline mahsus

Onlar, zikir esnasında Hakkın kendi dilleri olduğunu görürler.

İşaret: Hakkın kendi dilleri olduğunu görürler

Zikri gerçekten bilenlerin zikredenin kendileri olmadığını görmesi.

c15k172-02

Marifet ilmine özgü

Allah ehlinden bazıları, bilginin perde olduğunu söylemiş ve bunu söylerken de nazarî bilgiyi, yani insanın Allah'a dair nazarî düşüncesinden elde ettiği bilgiyi kastetmişlerdir.

İşaret: Allah ehlinden bazıları, bilginin perde olduğunu söylemiş

Düşünerek edinilen bilginin perde sayılması.

c15k172-03

Marifet ilmine özgü Ehline mahsus

Allah adamları Allah'ı O'nun bildirmesiyle bilenlerdir. Allah onların gözleri olduğu kadar aynı zamanda bilgileri olmuştur.

İşaret: Allah'ı O'nun bildirmesiyle bilenlerdir

Allah'ın bildirmesiyle bilme kipi.

c15k172-04

Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü

Beni görecek olan ancak benimle görebilir. Beni kendi gözüyle gören, sadece kendini görmüştür; çünkü ben onun sûretiyle kendisine tecellî ettim.

İşaret: Beni görecek olan ancak benimle görebilir

Görmenin ancak Hak'la mümkün olduğu.

c15k173 — Nur Kendisiyle Perdelenmiştir — ve Nokta Çevreyle Birleşir

c15k173-01

Sır diye adlandırıyor Tarif edilemez diyor

Bu bilgi, nazarî deliller ile ve de suretlerde gerçekleşen müşahedeyle idrak edilemeyecek gaip bir sırdır.

İşaret: gaip bir sırdır

Allah'ın görülmesine dair bilginin nazarî delil ve müşahedeyle idrak edilemeyecek gaip bir sır olarak nitelenmesi.

c15k173-02

Tarif edilemez diyor

Nur idi, nasıl göreyim ki!

İşaret: Nur idi, nasıl göreyim ki

İsrâ gecesinde Rab'bin görülüp görülmediği sorusuna Hz. Peygamber'in cevabı.

c15k173-03

Açıklamamayı seçiyor

Allah Kur'ân'da bize bu yakınlıkta Hz. Peygamber'e vahyettiği şeyleri belirtmediği kadar Hz. Peygamber de… bize açıklamamıştır.

İşaret: bize açıklamamıştır

Hz. Peygamber'e yakınlıkta vahyedilenlerin belirtilmemesi.

c15k174 — Hayrete Ermek Ulaşmanın Kendisi — ve Senin Varlığın Perdedir

c15k174-01

Ehline mahsus Uyarıyor

Böyle esintiler, Allah ehlinden olan âriflerin kalplerine eser durur. Onlar bu ifadeleri dile getirseler, mümin onları tekfir ederken delil sahibi akılcı onları cahil diye suçlar.

İşaret: Allah ehlinden olan âriflerin kalplerine eser durur

Bazı ifadelerin ârifler tarafından dile getirilmesi hâlinde tekfir ve cehalet suçlamasıyla karşılanacağı.

c15k174-02

Marifet ilmine özgü Tarif edilemez diyor

Binaenaleyh Hakta hayrete ermek, Allah'a ulaşmanın ta kendisidir.

İşaret: Hakta hayrete ermek

Hayretin Allah'a ulaşmanın kendisi sayılması.

c15k175 — “Ben Sadece Seninle Perdelendim” — ve “Öğren Ama İfşa Etme”

c15k175-01

Açıklamamayı seçiyor Uyarıyor

Bunu tam olarak öğren, fakat ifşa etme ki, Allah'ın güvenilir, gizli ve iyi kullarından olasın!

İşaret: fakat ifşa etme

Okura öğrenme emri ve aktarma yasağı.

c15k175-02

Açıklamamayı seçiyor Ehline mahsus

Ârifler masum Peygamber'den başkasının telaffuz etmesinin mümkün olmadığı hususları görmüşlerdir.

İşaret: telaffuz etmesinin mümkün olmadığı hususları

Âriflerin telaffuzu mümkün olmayan hususları görmüş olması.

c15k175-03

Tarif edilemez diyor

Herhangi bir şekilde Allah'tan fâni olmak ise söz konusu değildir, çünkü O'ndan başka bir şey yoktur.

İşaret: Allah'tan fâni olmak ise söz konusu değildir

Fenânın bir şeyden fenâ olduğu.

c15k176 — Rahmet Gazabı Geçer — ve Sana Kötülük Yapan En Çok İyilik Yapandır

c15k176-01

Sır diye adlandırıyor

Sen onlara göründün ben görünmedim / Gayb olmasaydı inkâr etmezlerdi.

İşaret: Gayb olmasaydı inkâr etmezlerdi

Açılış şiirinde gaybın inkârla ilişkisi.

c15k176-02

Uyarıyor

Ey Ebû Yezîd! İnsanlar senin hakkında benim bildiklerimi bilselerdi, seni taşlarlardı.

İşaret: benim bildiklerimi bilselerdi

Ebû Yezîd'e verilen cevapta bilinenlerin insanlarca bilinmemesi.

c15k177 — Kelâmı Okuyan Perdeyi Görür — ve Evin Dört Rüknünden Biri Sensin

c15k177-01

Marifet ilmine özgü Ehline mahsus

Muhammedî vârisin harikuladesi kalbindeki bilgidir.

İşaret: kalbindeki bilgidir

Muhammedî vârisin harikulâdesinin kalpteki bilgi olarak anlatılması.

c15k177-02

Ehline mahsus

diğer nebilerin vârisleri göstermiş oldukları harikulade olaylarla umum tarafından tanınırlarken Hz. Muhammed'in vârisleri genel nezdinde meçhul, seçkinler arasında tanınan kimselerdir.

İşaret: genel nezdinde meçhul, seçkinler arasında tanınan

Muhammed vârislerinin genele meçhul, seçkinlere tanınır olması.

c15k178 — Gördüğünü Bilen Görmemiştir — ve Ârif Daha Yolun Sonu Değil

c15k178-01

Tarif edilemez diyor

Hakk'ı gören gerçekte O'nu görmemiştir. Binaenaleyh O'nu ancak görmediğini bilen bilebilir.

İşaret: O'nu ancak görmediğini bilen bilebilir

Hakk'ı görenin görüşünün O'nu zapt edememesi.

c15k178-02

Marifet ilmine özgü

Ona katımızdan bilgi verdik ve ledünden bilgi öğrettik.

İşaret: ledünden bilgi öğrettik

Rahmetin önden gidip bilginin ona tâbi olduğu yol için âyet dayanağı.

c15k178-03

Uyarıyor

Bu bilginin talibi ise bu sınıflardan hangisine girdiğini bilemez.

İşaret: hangisine girdiğini bilemez

Halife insan ve hayvan insan ayrımında bilginin talibinin hangi sınıfta olduğunu bilememesi.

c15k179 — Velî ile Halîfe — Hâli Değişmeyen ve Değişen

c15k179-01

İşaretle söylüyor

Zamir isimleriyle açık isimler arasındaki farkı Allah'ın izniyle kitabın sonundaki isimler bölümünde açıklayacağız.

İşaret: kitabın sonundaki isimler bölümünde açıklayacağız

Zamir isimleriyle açık isimler arasındaki farkın ertelenmesi.

c15k179-02

Sır diye adlandırıyor

Öyleyse onlar, isimlerin velîleri değil, zamirlerin velîleridir.

İşaret: zamirlerin velîleridir

Velî ile halîfe ayrımında isimlerin ve zamirlerin velîliği.

c15k180 — Susmak Ne Zaman Delil Olur — ve “Biz Buna Zorlandık”

c15k180-01

Uyarıyor Açıklamamayı seçiyor

Burada Allah hakkında sana açıkladığımız bilgiyi biz kendi irademizle açıklamadık, biz buna zorlandık.

İşaret: biz buna zorlandık

Dost'un Allah hakkında açıkladığı bilgiyi kendi iradesiyle açıklamadığını söylemesi.

c15k180-02

Sır diye adlandırıyor

Hak bir gün sırrımda benimle mülk hakkında konuştu

İşaret: sırrımda

Süleyman ed-Dünbülî'den aktarılan, sırda geçen mülk sohbeti.

c15k181 — Yakınlık da Bir Perde Olabilir — ve Arayanın Bulduğu Kendi Nefsidir

c15k181-01

Ehline mahsus

Menzil sahipleri, Allah'ın katında bilinir, fakat hemcinslerinin katında meçhuldürler.

İşaret: hemcinslerinin katında meçhuldürler

Menzil sahiplerinin Allah katında bilinip hemcinslerine meçhul olması.

c15k181-02

Sır diye adlandırıyor

aşırı yakınlığın yakınlığa karşı büyük bir perde olduğunu bildiği için

İşaret: aşırı yakınlığın yakınlığa karşı büyük bir perde

Yakınlığın perde olması.

c15k182 — Zannın Perdesi — ve “Perde Yoktur” Diyen Satır

c15k182-01

Sır diye adlandırıyor

Kul tam ferdiyet makamına ulaşıp Allah katında bilinen ve âlemde bilinmeyen biri olunca, nesebi bilinmez ve makamına ulaşılamaz.

İşaret: âlemde bilinmeyen biri olunca, nesebi bilinmez ve makamına ulaşılamaz

Tam ferdiyet makamına ulaşan kulun âlemde bilinmemesi ve makamına ulaşılamaması anlatılıyor.

c15k182-02

Marifet ilmine özgü

Ben bunu Mekke'de babamız Hz. Âdem adına yaptığım bir umrenin ardından sahih bir rüyada zevk yoluyla görmüştüm.

İşaret: sahih bir rüyada zevk yoluyla görmüştüm

Âdem adına yapılan umrenin karşılığı Dost tarafından rüyada zevk yoluyla görülmüş, aynı rüya başka birine de gösterilmiştir.

c15k183 — Perde Bir Şey Değil, Saklamanın Kendisi

c15k183-01

Sır diye adlandırıyor

bunun Allah'ın kullarından sakladığı bir sır olduğunu bilmelisin. Bu saklama ise nûrânî ve karanlık perdeler diye isimlendirildi. (özet)

İşaret: Allah'ın kullarından sakladığı bir sır

Perdelerin yaratılmış olup tecellîler karşısında nasıl durabildiği sorusuna verilen cevap bir sır olarak adlandırılıyor.

c15k183-02

Açıklamamayı seçiyor Uyarıyor

Böyle bir bilgi insanların çoğundan sakınılmış bilgilerdendir. Hatta böyle bir bilgiye sahip ârifin onu insanlara açıklaması yasaktır.

İşaret: sakınılmış bilgilerdendir; açıklaması yasaktır

Hakikatlerin hükümlerinin kendilerinden kaynaklandığı, başkası tarafından meydana getirilmediği bilgisi ârife açıklama yasağı konan bilgi olarak anılıyor.

c15k183-03

Açıklamamayı seçiyor

Ârifler ise Allah karşısında edebin gereğiyle konuşmalarını gizlerler, çünkü onlar, edepli insanlardır.

İşaret: konuşmalarını gizlerler

Perdeler kalksaydı âlimlerin kendilerini O'nun aynı görecekleri ve şatıhât ifadeleri söyledikleri anlatıldıktan sonra ârifler bu konuşmayı gizleyenler olarak ayrılıyor.

c15k183-04

Ehline mahsus Uyarıyor

Hikmeti ehli olmayana vermeyiniz, öyle yaparsanız hikmete zulmetmiş olursunuz. Ehline de engellemeyin, bu kez ehline haksızlık etmiş olursunuz.

İşaret: Hikmeti ehli olmayana vermeyiniz

Hikmetin ehline verilip ehli olmayandan esirgenmesini bildiren hadis; ârifler bunu her şahsı murakabe etme yükümlülüğü olarak anlamıştır.

c15k184 — “Perdemi Çektiğim Kişi Kendini de Bilmez” — Münâzeleler Kapanıyor

c15k184-01

Sır diye adlandırıyor Açıklamamayı seçiyor

Üzerine perdemi çektiğim kişi benim sakladıklarımdandır, o bilinmez ve kendisi de bilmez. (özet)

İşaret: benim sakladıklarımdandır, o bilinmez ve kendisi de bilmez

Münâzeleler faslının kapanış bölümünün başlığı; Hakk'ın perde çektiği kişi bilinmez ve kendisi de bilmez.

c15k184-02

Açıklamamayı seçiyor

gıybet, laf taşımak ve sırları gizlemeyi verebiliriz. Hepsi de sözel varlıkta (kevn-i kavlî) izharları yasaklanan doğrulardır

İşaret: sırları gizlemeyi ... izharları yasaklanan doğrulardır

İzharı yasaklanan doğrulara örnek olarak sırların gizlenmesi sayılıyor.

c15k184-03

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Hürlerin gönülleri, sırların kabirleridir.

İşaret: sırların kabirleridir

Sırların saklanması konusunu kapatan cümle.

c15k185 — Makamı Olmamak Bir Makamdır — ve Zamanın Kutbu O Odadaydı

c15k185-01

İşaretle söylüyor Tarif edilemez diyor

Anladık ki onu bilmemiz sadece bir işaret / Hakkındaki bilgimiz ve cehaletimiz de denk.

İşaret: sadece bir işaret

Niteliğin zabtedemediği, makam ve hâlle sınırlanmayan Yesribî hakkındaki şiirin iki mısrası.

c15k185-02

Marifet ilmine özgü

Burada ibadet derken varlığın kemale (ermesi) için meydana gelen 'marifet ibadetini' kastediyorum.

İşaret: marifet ibadeti

Âlemin birinci maksadı olarak anılan ibadetten kastedilen marifet ibadeti.

c15k185-03

Açıklamamayı seçiyor Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

onların menzilleri hakkında konuşmamıza yol yoktur. Çünkü bizim bilgilerimiz zevk kaynaklı bilgilerdir. Hâlbuki peygamberlerin makamları hakkında zevkimiz yoktur.

İşaret: konuşmamıza yol yoktur; zevk kaynaklı bilgilerdir

Peygamber olan kutupların menzilleri hakkında konuşulamaması; peygamberler hakkında ancak resûl, nebîler hakkında nebî veya resûl, vârisler hakkında resûl, nebî ve velî konuşabilir.

c15k185-04

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Allah'ın sana bildirmiş olduğu sırrı bize anlat, fakat vakıada sana belirttiği şahsın tadını verme!

İşaret: sırrı bize anlat, fakat şahsın tadını verme

593'te Fas'taki mecliste zamanın kutbu hakkındaki sır anlatılırken şahsın tanıtılmaması istenmiştir.

c15k185-05

Açıklamamayı seçiyor

Allah'ın sana tanıttığı şahsın adını vermemekle ne iyi ettin!

İşaret: adını vermemekle ne iyi ettin

Zamanın kutbu olan yolcunun, Dost'un şahsın adını vermemesini onaylaması.

c15k186 — On İki Kutup: Sıra Zamana Ait Değil — ve Birincinin Adı Verilmiyor

c15k186-01

Açıklamamayı seçiyor

Onun adını vermeyeceğim ve kendisini tanıtmayacağım, çünkü adını vermem yasaklandı ve yasaklanmanın sebebini de biliyorum.

İşaret: adını vermem yasaklandı

Birinci kutbun adı yasak nedeniyle verilmiyor; yasağın sebebi bilindiği söylenip sebep açıklanmıyor.

c15k186-02

Açıklamamayı seçiyor Ehline mahsus

Onlar tanınmaz ve bilinmez. Onların makamları, bildiklerini saklamak makamıdır.

İşaret: bildiklerini saklamak makamıdır

Efrâdın tanınmaması ve makamlarının bildiğini saklamak olması.

c15k186-03

Sır diye adlandırıyor

Azamet makamında bulunanların en kâmili, hali bilinmeyen ve tanınmayandır.

İşaret: hali bilinmeyen ve tanınmayandır

Yedinci kutup için, azamet makamındakilerin en kâmilinin bilinmeyen ve tanınmayan olduğu söyleniyor.

c15k187 — İki Düstur — ve Karar Vermeyenin İkisinden de Fazla Alması

c15k187-01

Marifet ilmine özgü

Allah katından olan keşfi niyetine göre gerçekleşir.

İşaret: keşfi niyetine göre gerçekleşir

"Allahu ekber" diyenlerin üç hâlinden her birinin getirdiği keşfin niyete göre olduğu bildiriliyor.

c15k188 — Tenzîhin de Tenzîhi — Kendi Aklınla Övmenin Sınırı

c15k188-01

Tarif edilemez diyor

Ruhun kendisi surete görünmez ve hakkında bilebileceğin şey onun eserini görmenden ibarettir.

İşaret: Ruhun kendisi surete görünmez

Bildirilen övgülerin suret, Hakk'ın bunların ardındaki ruh gibi alınması imgesinin sınırı.

c15k188-02

Ehline mahsus

Bu müşahedeye ulaşan sadece Kurtubalı bir adam görmüştüm. Mekke hareminde müezzindi ve adı Musa b. Muhammed el-Kıbab idi.

İşaret: Bu müşahedeye ulaşan sadece Kurtubalı bir adam görmüştüm

Kendisine görünüp "Ben Allah'ım" diyen şeye "Sen Allah değil, O'nun sayesinde olan birisin" demek şeklindeki müşahedeye ulaşan tek kişi olarak anılıyor.

c15k189 — Sıkıntıda İsim Verilmiyor — Hamdin İki Hâli

c15k189-01

Açıklamamayı seçiyor

Bu türe bir misal vermeyeceğim, çünkü zaman içerisinde kitabımda böyle bir övgü tarzının okunmasından hayâ ederim.

İşaret: Bu türe bir misal vermeyeceğim

Âlemde değersiz sayılan bir şeyle yapılan hamde örnek verilmiyor.

c15k190 — Taşanı O'na Havale Etmek — ve O'nun Bize Havale Ettiği

c15k190-01

Açıklamamayı seçiyor İşaretle söylüyor Sır diye adlandırıyor

Burada ima edeceğimiz ama tam olarak açıklamayacağımız bir sır ve incelik vardır.

İşaret: ima edeceğimiz ama tam olarak açıklamayacağımız bir sır

İntikamın rahmet ve şifa olduğu ima ediliyor; "intikamın kimin için rahmet olduğunu da öğrenmen gerekir" denip kimin için olduğu söylenmiyor.

c15k190-02

Tarif edilemez diyor

Aklî düşünce varlıkların mertebelerini ihata edemeyeceği gibi varlığın keyfiyetini de bilemez

İşaret: varlığın keyfiyetini de bilemez

Berzahta duyuyla idrak edilen şeylerden hareketle aklın imkânsız saydığı şeylere hüküm veremeyeceği belirtiliyor.

c15k191 — İkisi de İsteyen, İkisi de İstenen — ve Yazarken Gelen Şimşek

c15k191-01

Marifet ilmine özgü

Bu konuyu yazarken Allah'ın dilediği ilimleri kendisinde gördüğüm ilâhî bir tecellî gerçekleşti.

İşaret: Allah'ın dilediği ilimleri kendisinde gördüğüm ilâhî bir tecellî

Dost bölümü yazarken kendisine gelen ve nebevî bir miras olarak andığı tecellî.

c15k191-02

Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü

Allah'ın eşyada bâtın ve gizli bir hikmeti vardır ki onu Allah'tan ve O'nun bildirdiklerinden başkası bilemez

İşaret: bâtın ve gizli bir hikmeti vardır ki onu ... başkası bilemez

Cin kelimesinin gizli olanı, ins kelimesinin görünen olanı karşılaması bağlamında eşyadaki bâtın hikmet.

c15k192 — İki Sevginin Arasında — Dost'un Kendi Çizdiği Şekil

c15k192-01

Açıklamamayı seçiyor

'Allah'ın bir şeyi yapması veya yapmaması mümkündür denilemez' diye hüküm vermeye edep engel oldu.

İşaret: hüküm vermeye edep engel oldu

Dost bu hükmü vermekten edep nedeniyle geri duruyor ve yerine "Bu mümkünün olması caiz olduğu kadar olmaması da caizdir" diyebileceğini söylüyor.

c15k193 — Perde Kalkmıyor, Değişiyor — ve Sözün En Güzeli İkisini Birden Söylüyor

c15k193-01

Ehline mahsus

Çünkü göz perdeyi görür. Perdeli olan ise derin akıl (lüb) sahipleri için Hakkın kendisinde tecellî ettiği ve sonra da başka bir perdeye geçtiği suret hakkındaki bir uyarıdır.

İşaret: derin akıl (lüb) sahipleri için

Perdenin derin akıl sahipleri için Hakk'ın tecellî ettiği suret hakkında uyarı olduğu; tecellînin tekrar etmediği.

c15k194 — Hata Kimseden Çıkmadı — ve Mağfiret Ancak Var Olanı Örter

c15k194-01 · s. 301-305

Uyarıyor

Allah zâtı hakkında düşünmeyi bize yasakladığı gibi ulûhiyetinde kendisini birlemeyi bize emretti.

İşaret: Allah zâtı hakkında düşünmeyi bize yasakladığı

Zât hakkında düşünmenin yasaklanışı ve bu sınırı aşanların anılması.

c15k194-02 · s. 301-305

Sır diye adlandırıyor

Perde kalktığında, kime neyin verildiği ve kimin verdiği belli olur.

İşaret: Perde kalktığında

Perde kalkınca verenin ve verilenin belli olması.

c15k194-03 · s. 301-305

Açıklamamayı seçiyor

Geride hükmün kime nispet edileceğini tespit kalmıştır: Bu hükümler ilâhî isimlere mi nispet edilecektir, var olan mümkünlere mi?

İşaret: Geride hükmün kime nispet edileceğini tespit kalmıştır

İsimlerin çokluğu ile hükümlerin çokluğu arasındaki nispetin bölümde açık bırakılan sorusu.

c15k195 — Hüküm Mertebeye Ait — ve Bilgimizin Nihayeti, Bilemeyeceğimizi Bilmek

c15k195-01 · s. 305-310

Tarif edilemez diyor

O'na dair senin elde edebileceğin bilgi, ulûhiyet mertebesinin O'nun adına birlenmesinin bilgisidir; zâtını bilmek imkânsızdır.

İşaret: zâtını bilmek imkânsızdır

Zât bilgisinin imkânsızlığı; elde kalan bilginin ulûhiyet mertebesinin birlenmesi olması.

c15k195-02 · s. 305-310

Tarif edilemez diyor

Hüküm mertebeye ait ise Hak her daim senin adına meçhul kalır.

İşaret: Hak her daim senin adına meçhul kalır

Mertebenin hükmü sebebiyle Hakk'ın kişi adına meçhul kalması.

c15k195-03 · s. 305-310

Uyarıyor Marifet ilmine özgü

Bu âyeti açıkladığım şekilde öğrenmezsen, ruhu olmayan salt sahih bir sûreti öğrenmiş olursun. Benim söylediğim gibi öğrendiğinde ise görünür sûrete ruh üflenilir ve o ruh vasıtasıyla sûret hayat bulur.

İşaret: ruhu olmayan salt sahih bir sûreti öğrenmiş olursun

Âyetin doğru ama ruhsuz bir sûret olarak öğrenilmesi ile ruhlu öğrenilmesi arasındaki ayrım.

c15k195-04 · s. 305-310

Tarif edilemez diyor

Ben de söylediğimizi bilmiyorum / Çünkü söyleyen ve konuşan O'dur.

İşaret: Ben de söylediğimizi bilmiyorum

Kapanış beytinde söyleyenin ve konuşanın Hak olduğu.

c15k196 — Sen Kendinin Şiarısın — ve İnkâr, Henüz Gelmemiş Bir Sûrete Bakmaktır

c15k196-01 · s. 310-316

Ehline mahsus

Velî kendi zevkini aşmayacağı gibi hâlinden başka bir şey söylemez… Bu itibarla kişi dilinin altında hapistir ve dil konuşanın hâline tercümandır.

İşaret: Velî kendi zevkini aşmayacağı gibi hâlinden başka bir şey söylemez

Velînin sözünün kendi zevkiyle ve hâliyle sınırlı oluşu (Ebû Yezîd'in çığlığı bağlamında).

c15k196-02 · s. 310-316

Ehline mahsus Uyarıyor

Allah böyle bir şiarı kendisini anlayan biri için ortaya koymuştur. Senin ise başka bir şiarın vardır.

İşaret: Allah böyle bir şiarı kendisini anlayan biri için ortaya koymuştur

Kendi şiarını tanımayana başkasının şiarının hitap etmediği; kişinin kendi şiarının sınırında durması.

c15k196-03 · s. 310-316

Ehline mahsus

Onlar, Allah'ı zuhur ettiği hiçbir sûrette inkâr etmeyen âriflerdir, çünkü onlar, esası muhafaza ederler.

İşaret: âriflerdir

Hakkın ancak yaratılmışın sûretinde tecellî edeceği esasını bilen ârifler.

c15k196-04 · s. 310-316

Sır diye adlandırıyor

Şiarlarda toplandık hepimiz / Sırlarda ayrıldık

İşaret: Sırlarda ayrıldık

Şiarlarda ortaklık, sırlarda ayrılık; tecellî ve sırlar ayrımı.

c15k196-05 · s. 310-316

Sır diye adlandırıyor Tarif edilemez diyor

Hakkı arıyorsan, fikirlerden uzak dur / Çünkü sınanma mahalli benim sırlarımdır.

İşaret: benim sırlarımdır

Hakkı fikirle aramaktan sakındıran kapanış dizeleri.

c15k196-06 · s. 310-316

Tarif edilemez diyor

Acaba beni bir alâmetle aramak, beni bilmemenin ta kendisi değil midir?

İşaret: Acaba beni bir alâmetle aramak, beni bilmemenin ta kendisi değil midir?

Bölümün cevaplanmadan bıraktığı kapanış sorusu.

c15k197 — İktidar O'nun, Kabûl Senin — ve Âlem İkisiyle Var Oldu

c15k197-01 · s. 316-320

Açıklamamayı seçiyor Uyarıyor

Buna mukabil 'Güç ve kuvvet seninle ortaya çıkar, ey kulum' demez… hayvan-insan bu ifadeyi bağlamının dışına taşırıp saygısızlık yapacağını da bilir. İnsân-ı kâmil böyle edepsizlikte bulunmaz.

İşaret: Güç ve kuvvet seninle ortaya çıkar, ey kulum' demez

Hakkın, kötüye kullanılmasın diye bir cümleyi kula söylememesi.

c15k198 — Delili Küçümseyen Medlûlü de Küçümser

c15k198-01 · s. 320-325

İşaretle söylüyor Uyarıyor

Akıllar hayîttir, onlara güvenirsen hüsrana uğrarsın, anla bu sözümü, benim bu sözüm bir işaret.

İşaret: benim bu sözüm bir işaret

Aklın tek başına güvenilir olmadığına dair açılış şiiri.

c15k199 — Rızkı Rezzâk Getirir — ve Âlem O'nun Haremi

c15k199-01 · s. 326-332

Açıklamamayı seçiyor

Bölüm, kulun rabbinin katında bulunduğu mertebelerin pek çok olduğunu ve araştırılması gerektiğini söyleyip ayrıntıya girmeden okuyucuya bırakır; örnek olarak namaz ve temiz uyku verilir. (özet)

İşaret: araştırılmalıdır

Kulun rabbinin katındaki mertebelerinin okuyucuya araştırılmak üzere bırakılması.

c15k200 — Beşikte Verilen Hüküm — ve Amelin Gerçek Faili

c15k200-01 · s. 332-339

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Sufi kavminin bilgisi zevk ve tecrübedir / onlar araştırmayla idrak edilemez.

İşaret: zevk ve tecrübedir

Sûfîlerin bilgisinin araştırmayla değil zevk ve tecrübeyle idrak edilmesi.

c15k200-02 · s. 332-339

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Nazari düşünceyle metafizik yapanların hiç biri bu konuyu anlamamışken Allah ehli onu ‘zevk' yoluyla öğrenmiştir.

İşaret: Allah ehli onu ‘zevk' yoluyla öğrenmiştir

Nazarî düşüncenin anlayamadığı konunun Allah ehlince zevk yoluyla öğrenilmesi.

c15k201 — Sağlam İp — ve Aşırı Yakınlığın Perdesi

c15k201-01 · s. 337-346

İşaretle söylüyor

Dost, Ebû Yezîd'in “Ene Allah” sözünü bir kimlik iddiası olarak değil, “Allah” kelimesinden daha güçlü bir delil olma iddiası olarak çerçeveleyerek yeniden okur. (özet)

İşaret: Ene Allah

Ebû Yezîd'in şathiyesinin bölümdeki yeniden okunuşu.

c15k201-02 · s. 337-346

Uyarıyor Marifet ilmine özgü

Bu düsturu yerine getirirken böyle bir neticeye varmayan kişi, sürekli onu telaffuz etse bile, o düstura göre Allah'ı zikretmiş sayılmaz.

İşaret: böyle bir neticeye varmayan kişi

Zikrin sayıyla değil kendi varış noktasına ulaşmakla yapılmış sayılması.

c15k201-03 · s. 337-346

Tarif edilemez diyor Sır diye adlandırıyor

Bir şeye aşırı yakınlık perdenin kendisi.

İşaret: Bir şeye aşırı yakınlık perdenin kendisi

Gaibin hazır olduğu hâlde görülmemesinin nedeninin uzaklık değil aşırı yakınlık olması.

c15k201-04 · s. 337-346

Ehline mahsus

Hak arif için gözdeyken (ayn) arif olmayan için mekânda bulunur.

İşaret: arif için

Algı biçiminin mertebeye, ârif olup olmamaya bağlı olması.

c15k202 — İtaatte Birleşiyor, İsyanda Ayrılıyor

c15k202-01 · s. 346-354

Sır diye adlandırıyor

Ben de bu yola girdiğimin ilk zamanlarında böyle davranmış, bu hususta garip sırlar görmüştüm.

İşaret: garip sırlar görmüştüm

Dost'un yola girişinin ilk zamanlarında dünya nimetlerini peşin istemesi ve bu konuda gördüğü sırlar.

c15k203 — Yükü Taşımadan Aynı Menzilde — ve Gizli Terazi

c15k203-01 · s. 354-365

Marifet ilmine özgü

Bu, Hakkın beş yüz doksan üç senesinde Fas'ta bana ihsan ettiği makamdır. Daha önce bu makam hakkında bir zevkim ve tecrübem yoktu.

İşaret: bir zevkim ve tecrübem yoktu

593 senesinde Fas'ta ihsan edilen makam ve onun zevken bilinmesi.

c15k203-02 · s. 354-365

Tarif edilemez diyor Marifet ilmine özgü

Bilmelisin ki bu düsturun sahibi, akılları hayrete düşürüp öğrenilmesi mümkün olmayan bir bilgiyi müşahede eder.

İşaret: akılları hayrete düşürüp öğrenilmesi mümkün olmayan bir bilgiyi müşahede eder

Düstur sahibinin öğrenilmesi mümkün olmayan bir bilgiyi müşahede etmesi.

c15k203-03 · s. 354-365

Ehline mahsus

Dost, ömrü boyunca salihlik hâline sahip yalnızca iki kişiyle karşılaştığını söyler: Mekke'de Tevzerli biri ve İşbiliye'de şeyhi Ebû'l-Abbâs el-Ureybî. (özet)

İşaret: yalnızca iki kişiyle karşılaştığını

Bu hâle sahip kişilerin ender oluşu.

c15k203-04 · s. 354-365

Sır diye adlandırıyor

Rızkın terazisi gizlidir: terazinin içindekini Hak verir, dışında kalan tabiat gereği kişiye aittir; bir şeyin nereden geldiğinin nasıl anlaşılacağı bu gizli terazide tartışılır. (özet)

İşaret: terazinin gizli olduğunu

Rızkın gizli terazisi.

c15k204 — Hükmü Olmayan İsimle Çağırmak — ve Sevinmenin Vakti

c15k204-01 · s. 365-370

Açıklamamayı seçiyor

Bir sınırlama yapmadan böyle bir genelleme kullanmaları doğru mudur değil midir? O başka bir meseledir.

İşaret: O başka bir meseledir

Karun'un kavminin “sevinme” sözünün sınırsız bir genelleme sayılıp sayılamayacağının askıda bırakılması.

c15k205 — Gaybın İki Katmanı — ve Azledilebilen İsimler

c15k205-01 · s. 370-379

Sır diye adlandırıyor Tarif edilemez diyor

Bilmelisin ki gayb iki kısma ayrılır: Birincisi hiçbir zaman bilinmeyendir… Diğeri izafi gaybdir.

İşaret: hiçbir zaman bilinmeyendir

Gaybın, hiçbir zaman bilinmeyen ve izafî olmak üzere ikiye ayrılması.

c15k205-02 · s. 370-379

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Gaybın bu türü ancak özel yönden (vech-i has) öğrenilebilir: Onu meleğin veya başka birinin bilmesi mümkün değildir. Onu sadece peygamber bilir.

İşaret: ancak özel yönden (vech-i has) öğrenilebilir

İzafî gaybın nereden öğrenilebileceği.

c15k205-03 · s. 370-379

Sır diye adlandırıyor İşaretle söylüyor Marifet ilmine özgü

Burada araştırman gereken bir sır vardır… Çünkü ben bir şeyi bilmemenden söz etmiyorum, sadece Hakka dair bir bilgiyi ancak Muhammedi surette bilebileceğini söyledim.

İşaret: Burada araştırman gereken bir sır vardır

Hakka dair bilginin ancak Muhammedî surette bilinebilmesi.

c15k205-04 · s. 370-379

Açıklamamayı seçiyor

Cevheri de değişen üçüncü kısımda değişimin surette kalmayıp cevhere de indiği söylenir; metin burada ayrıntıya girmez. (özet)

İşaret: metin burada ayrıntıya girmiyor

Cevherin de değiştiği hâlin ayrıntısız bırakılması.

c15k206 — Kadri Kim Takdir Eder — ve Otuzuncu Sifr Kapanıyor

c15k206-01

Marifet ilmine özgü

Âhirette gerçekleşen, perde kalktığında herkes için gerçekleşen keşiftir.

İşaret: perde kalktığında … keşif

Âhirette herkes için gerçekleşen keşif, perdenin kalkmasıyla ilişkilendiriliyor.

c15k206-02

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Gerçeği olduğu hal üzere ancak tenzih ve teşbihi birleştiren bilebilir.

İşaret: ancak … bilebilir

Gerçeği olduğu hâl üzere bilmek, tenzih ile teşbihi birleştirene bağlanıyor.

c15k206-03

Marifet ilmine özgü

Bu ve benzeri bilgiler, bu zikrin kendisini düstur edinene kazandırdığı bilgilerdir.

İşaret: zikrin … kazandırdığı bilgilerdir

495. bölümde zikrin sahibine kazandırdığı bilgiler anılıyor.