c3k29-01 · s. 17-18
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
keşif ehlinin görüş birliğine vardığı kısım
İşaret: keşif ehlinin görüş birliği
Cennet derecelerinin sayısı ve Allah'ı bilmenin iki yolunun (keşif, akli kanıt) bulunması (s. 19).
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
keşif ehlinin görüş birliğine vardığı kısım
İşaret: keşif ehlinin görüş birliği
Cennet derecelerinin sayısı ve Allah'ı bilmenin iki yolunun (keşif, akli kanıt) bulunması (s. 19).
Marifet ilmine özgü Tarif edilemez diyor
her bir şahıs, bütünüyle göz, bütünüyle kulak haline döner
İşaret: bütünüyle göz, bütünüyle kulak
Beyaz Kesîb'te rü'yet sahnesinde nurun kişiye nüfuzu.
Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü
Ben, kendim bakımından, özü gereği Bir'im. Mümkünler, mutlaklığım bakımından beni değil, sadece benim mertebemi talep eder... İlâhi isimler bana değil, mertebeye aittir
İşaret: Ben, kendim bakımından, özü gereği Bir'im
İsimlerin meclisinde mukaddes zâtın mümkünlerin talebine cevabı.
Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü
Bir tek el-Vâhid ismi bunun dışındadır, el-Vâhid sadece bana aittir.
İşaret: el-Vâhid sadece bana aittir
İlahî isimlerin mertebeye ait olması ve el-Vâhid isminin istisnası.
Marifet ilmine özgü
Allah'ın kendi katından rahmet verdiği ve bilgi öğrettiği birini gördüğüm için Allah'a hamd olsun
İşaret: kendi katından rahmet verdiği ve bilgi öğrettiği
İbn Rüşd'ün, Dost'un araştırma ve okuma olmaksızın Allah ile yalnız kalarak edindiği bilgiye tanıklığı.
Marifet ilmine özgü
Kelime-i tevhid altı mertebeden söylenir: nefsiyle (Hakkın tecellisinden, zat tevhidi), sıfatıyla, Rabbiyle (Hakkın varlığın aynısı olduğunu görerek), Rabbinin niteliğiyle, haliyle ve hükmüyle; Dost'a göre bu sınıfların hepsi iman ile nitelenmez. (özet)
İşaret: nefsiyle, sıfatıyla, Rabbiyle
Kelime-i tevhidin söyleyiş mertebeleri.
Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor
Meshte bir sır var ki, açıklayamam, eklemlerim ve hatta her yanım kesilse.
İşaret: açıklayamam
Açılış kasidesinde mesh hakkındaki sır.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
Dost insanları üçe ayırır: çoğunluk yalnızca şeriatın zâhirini bilir; Allah yolunun ehli zâhir ve bâtını birlikte görür, her zâhir hükmün bir bâtınî uzantısı olduğunu bilir; bâtınîler ise zâhiri terk edip yalnız bâtını kullanır. (özet)
İşaret: Allah yolunun ehli
Şeriatın zâhir ve bâtın hükmü karşısında üç grup.
Açıklamamayı seçiyor
Dost, ömrü yeterse şeriatın tüm zâhir meselelerini ve her birinin bâtınî hükmünü ele alacak büyük bir kitap yazmayı düşündüğünü, Fütûhât'ta ise yalnız beş temel ibadeti ele almayı seçtiğini söyler. (özet)
İşaret: ömrü yeterse
Bâtınî hükümlerin tamamının bu kitapta verilmemesi.
Açıklamamayı seçiyor
Dost, sorumlu sekiz organa dair ayrıntıları kendi kitabı Mevâkiu'n-nücûm'a havale eder: 'kitap hocaya muhtaç bırakmaz, hoca kitaba muhtaçtır'. (özet)
İşaret: kitap hocaya muhtaç bırakmaz
Organlara dair ayrıntının bu yerde açılmayıp başka kitaba bırakılması.
Marifet ilmine özgü Uyarıyor
Bu suları ayırt edemezsen, kötü mizaç sahibi olduğunu bilmelisin.
İşaret: ayırt edemezsen
Yağmur suyunun şer'î-ledünnî ilme, nehir suyunun akılcı/fikrî ilme benzetilmesi.
İşaretle söylüyor
Her yaratılışın kendine yaraşır bir temizliği vardır.
İşaret: Anlayınız!
İki mestin beden ve ruh yaratılışına işaret etmesi; Dost ayrıntıyı açmaz.
Marifet ilmine özgü
Hak, kendisi nedeniyle, zâtı tenzih edilendir, yoksa kulun tenzihi nedeniyle tenzih edilmiş değildir.
İşaret: Hak, kendisi nedeniyle, zâtı tenzih edilendir
Mestin perde olması ve kulun tenzihinin sonucunun kula dönmesi.
Tarif edilemez diyor Marifet ilmine özgü
Bâtın, bâtın olmak nedeniyle taşıdığı celal özellikleriyle bilinmeyi uzaklaştıran bir yerdir
İşaret: bilinmeyi uzaklaştıran
Mestin üstü ve altı meshinin el-Bâtın ve ez-Zâhir isimlerine bağlanışı.
Açıklamamayı seçiyor İşaretle söylüyor
Deri kaplı mest, insanlar Allah katındaki mertebesini fark etmesin diye kendini mübahlarla örten melâmet ehli veliyi temsil eder. (özet)
İşaret: kendini mübahlarla örten
Melâmet ehline işaret.
Marifet ilmine özgü Uyarıyor
Şeriatın zâhiri... tevhit hükmünün hakikati üzerindeki bir örtüdür.
İşaret: örtüdür
Yırtık mest örneğinde şeriat ile tevhid hakikatinin ilişkisi; Dost böyle bir tevhit anlayışından uzak durulmasını ister.
Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü
Bu makam, hayret makamıdır.
İşaret: hayret makamı
Âlemde kızılacak hiçbir fiil görmeyen kişinin hali.
Marifet ilmine özgü Tarif edilemez diyor
Allah'ın izzetine yemin olsun ki, Hakkı -bilebilirsen- O'ndan başka bir şey vasıtasıyla bilemezsin.
İşaret: Hakkı -bilebilirsen- O'ndan başka bir şey vasıtasıyla bilemezsin
Arafat'ta marifetin bir, Müzdelife'de bilginin iki meful alması; Hakkı Hak vasıtasıyla bilmek.
Marifet ilmine özgü İşaretle söylüyor
Arafat'ta durmak, öncüller kurup Allah hakkında teorik bilgi elde etme yolunu bırakıp bilgiyi doğrudan el-Vâhib'in ihsanından almaya işaret eder; Arafat'ta marifet tek meful alırken Müzdelife'de (cem mertebesi) bilgi iki meful alır. (özet)
İşaret: doğrudan ilahi ihsandan
Arafat ve Müzdelife'nin bâtınî okuması.
Ehline mahsus İşaretle söylüyor
muhakkik bilginin farkına varabileceği
İşaret: muhakkik bilginin farkına varabileceği
Deve etinin şeytan güruhu sayılması ve es-Sabûr ismiyle ilişkisi; Dost konuyu muhakkik bilginin fark edebileceği bir mesele olarak sunar.
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
her tuzakla aldatan — farkında olunmaksızın — Allah'tır.
İşaret: her tuzakla aldatan — farkında olunmaksızın — Allah'tır
İblis'in dürtüsü ve tövbe; Dost bu gözlemi daha önce kimsenin dile getirdiğini görmediğini söyler.
Marifet ilmine özgü Tarif edilemez diyor
Kısım, kulun ulaşabileceği son noktanın 'mutlak varlığın heyulasında sınırlı bir suret olmak' olduğu, bundan öte tek mertebenin yokluk olduğu ve 'yokluk ise suret kabul etmez' cümlesiyle kapanır; ârif her nefeste yolculuktadır, Allah'ı bilenler bunu müşahede eder. (özet)
İşaret: yokluk ise suret kabul etmez
Cünüb ve mescit bâbının sonunda ârifin yolculuğu ve kulun ulaşabileceği son nokta.
Marifet ilmine özgü İşaretle söylüyor
kelamını okuyanı, cünüb kul değil, Haktır.
İşaret: cünüb kul değil, Haktır
Cünübün Kur'an okumasının bâtınî okuması: Kur'an'a Hakkın kendi kelamı olarak bakış.
Marifet ilmine özgü
Tecelli tekrarlanmadığı gibi bu temizlik de tekrarlanmaz. Hatta her tecelliye ait bir temizlik vardır. Öyleyse her namaz için de bir teyemmüm gerekir.
İşaret: Tecelli tekrarlanmadığı gibi
Teyemmümü bozan şeyler bâbında tecellinin tekrarlanmaması.
Açıklamamayı seçiyor Ehline mahsus Uyarıyor
öyle sırlar vardır ki ancak ehline şifahen aktarılabilir
İşaret: ancak ehline şifahen aktarılabilir
Bütün hayvanların idrarı ve necasetin nispet olması konusunun sonunda; kitabın herkesin eline geçebileceğini hatırlatan söz.
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
Gelişmeyi ve duyumsamayı vasıtaya değil doğrudan Rabbine bağlayan, aslı müşahede etmekle kendinden ve vasıtalardan fâni olmuş kişi için hiçbir şey ölü sayılamaz; çünkü böyle biri Hakkın kendisinin gözü ve kulağı olduğunu görür. (özet)
İşaret: kendinden ve vasıtalardan fâni olmuş
Ölü sayılan şeyin parçaları (kemik, tüy) bâbının bâtınî okuması.
Marifet ilmine özgü
Dost, başlangıç döneminde kendisinin de taşların tesbihini duyduğunu aktarır; bu âdetin aşıldığı istisnalar peygamberler ve sahabedir. (özet)
İşaret: başlangıç döneminde
Her şeyin Allah'ı tesbih etmesi; duyulmayan tesbih.
Marifet ilmine özgü Tarif edilemez diyor
Hak bunun anlamını sana bildirirse temizlenmen kesinleşmiş bir bilgiden doğar, bildirmezse yaptığın şey 'kulluk' diye adlandırılır
İşaret: Hak bunun anlamını sana bildirirse
Anlamı bilinmeyen şeylerin temizliğinin yalnız Allah ve Peygamberin belirlediğine bağlı olması.
Sır diye adlandırıyor
Nasıl olmaz ki! Hakkın sırrı, onun imamıdır
İşaret: Hakkın sırrı, onun imamıdır
Açılış kasidesinde namaz kılanın imamı.
İşaretle söylüyor
Bu yol için kayıtsız Mutlak Halvet diye bir bölüm ayırdık.
İşaret: Mutlak Halvet
Öğle vaktinin bâtınî yorumunun sonunda Mutlak Halvet bahsine işaret; Dost kendinden önce bunu yazan olmadığını söyler.
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
Sürekli huzur içindeki ârif ne belirli ne belirsiz vakte sahiptir, 'vaktin sahibi'dir; kâmil ârif her nefeste kendisine özgü bir ismin tecellisinden yeni bir bilgi elde eder. (özet)
İşaret: vaktin sahibi (sahibü'l-vakit)
Ârifin vakit karşısındaki durumu.
Marifet ilmine özgü İşaretle söylüyor
Beni ilim mevkıfında durdurdu ve dedi ki: Ey kulum! İlmin emrine girme.
İşaret: ilim mevkıfı
Niffari'nin el-Mevâkıf ve'l-Muhâtabât'ından vakfe (iki makam arasındaki duruş) bahsinde aktarılan söz.
Sır diye adlandırıyor Ehline mahsus
perdelerle çevrelenmiş sırların ve gizli bilgilerin sahipleri olan âşıkların namazı
İşaret: sırların ve gizli bilgilerin sahipleri
Gayb âleminin karşılığı olarak yatsı namazı.
Tarif edilemez diyor Uyarıyor
Allah hakkında örnekler vermeyiniz
İşaret: örnekler vermeyiniz
Nûr ayetinde 'göklerin ve yerin nuru' ifadesi ve kandil benzetmesi.
Tarif edilemez diyor
Söyleyin bana, söyleyin! Ben, Allah hakkında hayrete düştüm!
İşaret: hayrete düştüm
Zaruret vakitleri bâtınî okumasının kapanışı: kâfirin perdeli oluşu ve 'başka' diye bir şeyin bulunmaması.
Marifet ilmine özgü
Sana göründüğünde, seninle konuşmamış demektir. Konuştuğunda ise görünmemiştir.
İşaret: Sana göründüğünde
Güneş doğarken ve batarken tecelli ve fenâ; tepe noktasında nurun nura girmesi.
Sır diye adlandırıyor
kader sırrı
İşaret: kader sırrı
Kıblenin sınırlanması, kulun seçiminin zorunluluğu ve Allah'ın yalnız mümkün bakımından, selb yoluyla bilinmesi.
Tarif edilemez diyor Uyarıyor
Allah'la ilgili konuların en çetinlerinden biri
İşaret: en çetinlerinden biri
Kâbe'de namaz bâbında organları Hak olan kulun hali hadisi; bunun geçici bir durum olmadığı.
Marifet ilmine özgü
Sen, O'ndan çıktığını zannedersin. Gerçekte ise, ancak O'na yönelmişsindir. O, senin ardından seni ihata eder.
İşaret: zannedersin
Bakara 2:149 ayetinin bâtınî okuması.
Açıklamamayı seçiyor Uyarıyor Sır diye adlandırıyor
Avret bâtınen 'örtülmesi gereken ilahi sır'dır: her akıl sahibi, açıklanması bilgisiz ve akılsız kişileri en yüce makama karşı saygısızlığa sevk edecek sırrı örtmelidir; 'Allah dördüncüleridir', 'şah damarından yakınız', 'ben onun görmesi olurum' gibi ifadeler doğru anlaşılmazsa yanlış sonuçlara sevk edebilecek sırlardır. (özet)
İşaret: açıklanması saygısızlığa sevk edecek sır
Avreti örtmenin bâtınî yorumu.
Açıklamamayı seçiyor Ehline mahsus
'Acıktım beni doyurmadın' hadisinin iki gizlenme biçimi anılır; Dost, bilgin olanın bu iki yorum arasındaki farkı bilgisine göre sakladığını, sıradan insanın ise daha kolay kavranan yorumla yetindiğini söyler. (özet)
İşaret: bilgisine göre sakladığını
Hadiste Allah'ın hasta ve aç kulla ilişkisinin iki yorumu.
Açıklamamayı seçiyor Ehline mahsus
Namazda kuldan çıkan fiillerle namaz kılanın aslında Hak olduğunu gören kimseye göre, avret yerlerini örtmek namazın farzlarındandır, çünkü böyle bir sır sıradan insanlara gösterilmez. (özet)
İşaret: böyle bir sır sıradan insanlara gösterilmez
Namazda avret mahallini örtmenin bâtınî okuması.
Marifet ilmine özgü
Davetçi, Hakkın kendisiyle Hakka çağırdığı ilahi isim olabilir.
İşaret: ilahi isim olabilir
Ezanın şartlarının bâtınî okumasında müezzinin bir ismin görünüşü olarak okunabilmesi.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
Şeriat sözel bir ibadette aynı anlama sahip kelimeler içinden belirli bir lafzı seçmişse, Allahı bilenlere göre, eş anlamlı lafızlar içinden söz konusu lafza özgü başka bir anlamı gözetmiş ve kast etmiştir.
İşaret: Allahı bilenlere göre
Tekbir lafzının seçilmiş olmasındaki, bilinse de bilinmese de gözetilen özel anlam.
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
Tekbirin zorunluluğu insanın kendisini görmesine bağlanır; Allah'tan başkasını görmeyenler (fenâ hâli) ile isimlerin mertebe farkını görenler ayrılır, ikincisinde tekbir kaçınılmaz olur. (özet)
İşaret: Allah'tan başkasını görmediğini iddia edenler; fenâ hali
Tekbir ile fenâ ve isimlerin mertebelerini görme hâli arasındaki ilişki.
Marifet ilmine özgü
huzura ulaşmak bir bilgi olmadıkça geçerli değildir
İşaret: bilgi olmadıkça geçerli değildir
Namazdaki huzurun ilahî bilgiye bağlı oluşu.
Marifet ilmine özgü Tarif edilemez diyor
Allah, kendisini akıldan hareketle kabul edemeyeceğimiz bazı niteliklerle nitelemiştir.
İşaret: akıldan hareketle kabul edemeyeceğimiz
Aklın tek başına kabul edemeyeceği, Allah'ın kendini nitelediği özellikler ve peygamberin bildirdiği bilgi.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
senden sana sığınırım
İşaret: senden sana sığınırım
Eûzü'deki sığınmanın en yüksek mertebesi: sığınanın ve sığınılanın O olması (arif).
Marifet ilmine özgü
kul yükselir, Hak onun dili haline gelir ve Hak kendi kelamını kula okur
İşaret: Hak onun dili haline gelir
Fâtiha sonunda 'âmin' ile kulun yükselişi ve Hakkın kulun dili olması.
İşaretle söylüyor Ehline mahsus
Aynı teşehhüt rivayetleri arifin üç dili (kemal, cemal, celal) üzerinden okunur; celal dilinde her mümkün Allah'tan kendine özgü bir isimle münacat eder, isimler sonsuzdur. (özet)
İşaret: arifin namazdaki üç ayrı dili
Üç teşehhüt rivayetinin arifin üç diline eşlenmesi.
Ehline mahsus
Deccal fitnesi bahsinde Dost, Allah'tan 'keşif ve vücûd ehlinden' olmayı diliyor. (özet)
İşaret: keşif ve vücûd ehlinden
Deccal fitnesinden sığınma bahsindeki dilek.
Ehline mahsus
Arifin selamı ise iki yönlü: biri ayrıldığı hâle, diğeri şimdi döndüğü hâle.
İşaret: Arifin selamı
Namazdaki selamın arifin hâlden hâle geçişiyle ilişkisi.
Marifet ilmine özgü İşaretle söylüyor
İki secde arasındaki istekte arif 'beni ört, kendini de benden gizle' der; varlıkla nitelenen her şeyi tecellilerin yakması beklenir, perdeler kalkınca yanan doğal âlemdir, emir âlemi nurdan olduğu için yanmaz. (özet)
İşaret: varlıkla nitelenen her şeyi tecellilerin yakması
Perdeler kalktığında tecellilerin yaktığı ve yakmadığı âlem.
Marifet ilmine özgü
'Cebr' kelimesi iki okunur: kul mümkün oluşu nedeniyle kırıktır, Allah onu zorunluluğa ulaştırarak onarır, bu onarım yeni bir bilgiyle onu yeniden imkâna döndürür; ikincisi, kulun seçiminde de zorunlu olduğudur. (özet)
İşaret: onarım hep bir önceki kırılmanın ardından gelir
Secdeler arası dua: 'cebr'in iki anlamı.
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
Firavun'un 'Ben sizin en yüce Rabbinizim' sözü, rükûdan kalkışta söylenen 'Allah kendisini öveni duydu' ile aynı yapıda okunur: nitelik gerçek sahibini arar; arif vekilliğini bilerek, Firavun bilmeden söyler. (özet)
İşaret: vekillikten habersiz
Firavun'un sözü ile arifin sözü arasındaki yapı ve fark.
Marifet ilmine özgü Tarif edilemez diyor
Allah'ı Allah ile bildim
İşaret: Allah'ı Allah ile bildim
Orta oturuş/vitir bahsinin kapanışındaki söz; vitir 'zâtı bakımından Hakkın bizden ayrıştığı yön' olarak anılır.
Marifet ilmine özgü Ehline mahsus
"Hakkın kulağı, gözü, eli, dili olan"
İşaret: Hakkın kulağı, gözü, eli, dili olan
İmametin en lâyık sahibi; kurb-i nevâfil hadisinin imamete uygulanışı.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
Hakkı görmenin baskın gelmesiyle kendinden fâni olup namazı Rabbe tahsis eden kimse tek başına kılıyor görünse de Hak onun cemaatidir; bu ariflere Allah bizzat imamlık makamı verir. (özet)
İşaret: kendinden fâni olup
Fânî arifin cemaati ve imamlık makamı.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
"namazda gelen tecelli, başka namazdaki tecelliden başkadır"
İşaret: namazda gelen tecelli, başka namazdaki tecelliden başkadır
Arifin namazı tekrarlamayı imkânsız görmesi; âşık ile arif arasındaki fark.