Sırlı anlatımlar: Fütûhât, Cilt VI

c6k73 — Kâbe'nin Sağ Eli: Tavaf, Hacer-i Esved ve Kurbanın Sırrı

c6k73-01 · s. 61-62

Sır diye adlandırıyor

Bu örtünme ve açıklık, gayb ve şehadet, sır ve aleniyi birleştirmek için yapılır...

İşaret: sır ve aleniyi birleştirmek

Tavaf örtüsünün açık-kapalı oluşunun gizli ve açık zikri birleştirmesi.

c6k73-02 · s. 65-66

Tarif edilemez diyor Marifet ilmine özgü

Allah'ı bilmek din edindiğim dinimdir / Mutlak hakikati bilmemek ise imanım ve tevhidimdir...

İşaret: Mutlak hakikati bilmemek ise imanım ve tevhidimdir

Vakıa şiirinde mutlak hakikati bilmemenin iman ve tevhid sayılması.

c6k74 — İki Harem, Tek Sevgili

c6k74-01 · s. 84-85

Ehline mahsus

Hadisin doğruluğunu 'zevk' yoluyla gördüm, çünkü bir nedenle zemzem içtim ve gayem gerçekleşti

İşaret: 'zevk' yoluyla

Zemzem hadisinin doğruluğunun zevk yoluyla tecrübe edildiği.

c6k75 — Karşıda Durmak, Görünmeyenin Mertebeleri

c6k75-01 · s. 105

Marifet ilmine özgü

Bilmelisin ki, kulları kendisini müşahede ederken Hakk'ın iki niteliği vardır: Birincisi tenzih niteliği, ikincisi ise bir tür teşbihle hayale indiği niteliktir

İşaret: müşahede ederken Hakk'ın iki niteliği

Müşahede sırasında Hakk'ın tenzih ve teşbih nitelikleri.

c6k75-02 · s. 107

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Bütün bu makamlar, müşahede ehline ed-Dehr isminden meydana gelir. Çünkü Allah 'Dehr'dir (Zaman)

İşaret: müşahede ehline

Müşahede ehline ed-Dehr isminden doğan üç yüz altmış makam.

c6k75-03 · s. 111

Sır diye adlandırıyor

Kutup, Hakk'ın âlemde baktığı yerdir... O, Hacer-i esved rüknüdür

Görünmeyen hiyerarşinin başındaki Kutup.

c6k75-04 · s. 115

Sır diye adlandırıyor

oraya kendi sûretlerinde bir şahsı bırakırlar. O şahsı gören hiç kimse, onun kendisini bırakan adamın aynı olduğundan kuşku duymaz. Gerçekte ise, o değildir

İşaret: Gerçekte ise, o değildir

Bedellerin bir yerden ayrılırken yerlerine sûret bırakması.

c6k75-05 · s. 116

Sır diye adlandırıyor

Onlar, nefslerin gizliliklerini ve hilelerini ortaya çıkartır

İşaret: nefslerin gizliliklerini

Nakiblerin nefsin gizli hilelerini açığa çıkarması.

c6k75-06 · s. 119

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Allah adamlarından bir kısmı, Mühür'dür. O, her zamanda değil, bilakis âlemde tektir. Allah onunla Muhammedî veliliği bitirir

İşaret: adı verilmeyen Mühür

Muhammedî velayetin Mührü; kısım kişinin kimliğini açıklamıyor.

c6k75-07 · s. 121

İşaretle söylüyor Sır diye adlandırıyor

Melekler, Allah'ın isimlerinden işaret edilen bu şeylere yönelmiş olanları bilememiştir

İşaret: işaret edilen bu şeylere

Âdem'in kalbi üzerindeki üç yüz kişinin melekler tarafından bilinememesi.

c6k76 — Nefesler Âlemi: Sayılı Adamların Haritası

c6k76-01 · s. 126

Sır diye adlandırıyor

Bu kişiler, bilinmeyen-gizlilerdir. Hak onları yerinde ve göğünde gizlemiştir

İşaret: bilinmeyen-gizlilerdir

Nefesler Âlemi adamlarının Hak tarafından gizlenmiş olması.

c6k76-02 · s. 128

Sır diye adlandırıyor

Çünkü melekler onun nereye gittiğini bilemez

İşaret: melekler onun nereye gittiğini bilemez

Yeryüzünün bir noktasında tek başına namaz kılan adamın meleklerce bilinememesi.

c6k76-03 · s. 134-135

Açıklamamayı seçiyor

Kimse bana onların durumu hakkında bilgi vermediği gibi bu konuda onlara soru sordum, fakat hiçbiri bana bir şey söylemedi. Allah katından da onların durumu hakkında bir bilgi edinemedim

İşaret: bilgi edinemedim

İlahî kelamı çan sesi gibi duyan üç kişinin durumu hakkında bilgi bulunmaması.

c6k77 — Sayısı Olmayanlar: Kutbun Dairesi Dışındaki Adamlar

c6k77-01 · s. 150

Marifet ilmine özgü

Ey Musa! Ben Allah'ın bana öğrettiği senin bilmediğin bir bilgiye sahibim, sen de Allah'ın sana öğrettiği benim bilmediğim bir bilgiye sahipsin

İşaret: Allah'ın bana öğrettiği senin bilmediğin bir bilgi

Efrâd'dan Hızır'ın Musa'ya söylediği, Allah tarafından öğretilen bilgi.

c6k77-02 · s. 151-152

Sır diye adlandırıyor

Farklılık, onların birbirlerinin sahip olduğu halleri bilmemesidir. Bu nedenle her biri arkadaşının müminlerin genelinden olduğunu zanneder

İşaret: birbirlerinin sahip olduğu halleri bilmemesi

Eminlerin birbirlerinin hallerini bilmemesi.

c6k77-03 · s. 155

Uyarıyor

Öyleyse Allah'tan başka dost yoktur! Bu makam, büyük bir makamdır ve durumu tehlikelidir

İşaret: durumu tehlikelidir

Dostluk (hulle) makamı.

c6k78 — Velilerin Sınıfları: Nebilikten Sâlihliğe Uzanan Daire

c6k78-01 · s. 164

Sır diye adlandırıyor

İşte sıddiklık ve şeriat koyucu nebilik arasındaki ortaya koyduğumuz bu makam, yakınlık makamıdır. Yakınlık makamı Tekler'e (Efrâd) aittir.

Sıddıklık ile şeriat koyucu nebilik arasındaki yakınlık makamı.

c6k78-02 · s. 164

Sır diye adlandırıyor

Şu halde Ebu Bekir ile Hz. Peygamber arasında hiçbir adam yoktur. Çünkü o, hem sıddik hem sır sahibidir

İşaret: sır sahibidir

Ebu Bekir'in hem sıddık hem sır sahibi oluşu.

c6k78-03 · s. 173

Uyarıyor

Bu husus, doğruluk makamının içerdiği en kapalı konulardan biridir ve pek çok yanlışlık burada ortaya çıkmıştır

İşaret: en kapalı konulardan biridir

Doğruluk makamında sözün doğruluğu meselesi.

c6k78-04 · s. 177

Marifet ilmine özgü

üçüncü tabaka, iki gözle birden bakar... Onlar, ilahi mazharların tespih eden olduklarını görür.

İşaret: iki gözle birden bakar

Sadaka verenler arasında ikisini birden gören üçüncü tabaka.

c6k78-05 · s. 178

İşaretle söylüyor

Gece, gayb için verilmiş gerçek bir örnektir... Gayb âlemi ise, yasaksız emirdir ve bu nedenle 'emir âlemi' diye isimlendirilmiştir

İşaret: gayb için verilmiş gerçek bir örnektir

Gece ile gayb arasındaki örnek ilişkisi.

c6k79 — Yetmiş Yedi İsim, Tek Dostluk: Onbirinci Sifr'in Kapanışı

c6k79-01 · s. 182

İşaretle söylüyor

Hakkın ikinci olması yönünden senin zikrin nedeniyle (seni) zikretmesine dikkatini çektik

İşaret: dikkatini çektik

Kulun zikri ile Hakk'ın zikrinin sırası.

c6k79-02 · s. 187

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Çünkü ârif âleme, onun dış varlığı yönünden değil, Hakkın niteliklerinin mazharı olması yönünden bakar

İşaret: ârif

Ârifin âleme Hakk'ın nitelikleri mazharı olarak bakışı.

c6k79-03 · s. 189

Sır diye adlandırıyor

Böylece (kulların birbirine rükû edişinde gerçekte) Hak Hakka rükû etmiş olur

Kulların birbirine rükûunda Hakk'ın Hakka rükû etmesi.

c6k79-04 · s. 204

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Allah'ı bilmekten bir koku duymuş bir insan, şöyle demez: 'Niçin bunu yaptı da, şunu yapmadı'... O, Sebebin kendisidir

İşaret: Allah'ı bilmekten bir koku duymuş

Allah'ı bilmekten koku duyan kişinin 'niçin' sormaması.

c6k80 — İddiadan Tahkike: Velilerin Sayısız Menzilleri ve Allah'ın Askerleri

c6k80-01 · s. 207

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Yüz elli beş tane olarak belirlenen bu sorular, ancak zevk ve tecrübe yoluyla cevaplanabilir

İşaret: ancak zevk ve tecrübe yoluyla cevaplanabilir

Hakîm Tirmizî'nin 155 sınama sorusunun cevaplanma yolu.

c6k80-02 · s. 221

İşaretle söylüyor

'Kırk gün ihlaslı sabahlayanın kalbinden diline hikmet kaynakları dökülür' sözüyle işaret eder... Kırk ise, bu kişilerin sayısına işarettir

İşaret: işaret eder

Söz ehlinin sayısına hadisle işaret.

c6k80-03 · s. 224

Sır diye adlandırıyor

Meseleyi bilmeyen kimse yeniden yaratılış hakkında kuşkuya kapılır. Çünkü duyu başkalaşmanın hissedilmediği suret ile perdelenir

İşaret: Meseleyi bilmeyen kimse

Her nefeste yeniden yaratılış ve duyunun perdelenmesi.

c6k81 — Sondan Başa Dönen Daire: Hatem'in İki Yüzü ve İsmin Sırrı

c6k81-01 · s. 236-237

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Ben 595 senesinde onu tanıdım ve Hakkın insanların gözlerinden gizlediği alameti kendisinde gördüm. Bu alameti bana Fas şehrinde gösterdi, ben de velayet mührünü onda gördüm

İşaret: Hakkın insanların gözlerinden gizlediği alamet

Muhammedî velayet Mührü; kimliği metinde açıklanmıyor.

c6k81-02 · s. 242-243

Açıklamamayı seçiyor

Tirmizi bu soruyu sınamak amacıyla sormuştur, çünkü O, cevap verilemeyecek soruları da sormuştur. Sorulan kişi, onlara cevap verdiğinde meseleyi bildiği iddiası boş çıkar

İşaret: cevap verilemeyecek soruları

El-Melik'in mülk meclislerinin sayısı sorusunun cevapsız bırakılması.

c6k81-03 · s. 250

Ehline mahsus Uyarıyor

İşte bu, hayrettir ve Allah'ın basiretini açtığı kimselerin dışındaki kimselerin ayağının kaydığı bir yerdir

İşaret: Allah'ın basiretini açtığı kimselerin dışındaki

İsim tahsisi meselesinde çözülmemiş hayret.

c6k82 — Başlangıcın Başlangıcı Yoktur: İsim, Vahiy, Ruh ve Dinginliğin Ortak Kökeni

c6k82-01 · s. 255-256

İşaretle söylüyor

Çünkü O benimledir, ben kast etmiyorum / Varlığımı, çünkü sağır ve körüm

İsimlendirmenin karşılıklılığı üzerine şiir.

c6k82-02 · s. 271-272

Uyarıyor

Bu görüş sahibi, meseleyi hakikatin gerektirdiği şekilde ortaya koymuş sayılamaz

Peygamberlerin ve velilerin üstünlüğü meselesinde hakikat ve tafsil düzlemleri.

c6k83 — Gizli Kalanın İzinde: Kaderden Âdem'e

c6k83-01 · s. 278

Tarif edilemez diyor Sır diye adlandırıyor

Halkı yaratmazdan önce Rabbimiz nerede idi? ... Altında ve üstünde hava bulunmayan Amâ'da idi

İşaret: Amâ

Amâ hadisi; Hakk'ın yaratmadan önceki hâli.

c6k83-02 · s. 282-283

Sır diye adlandırıyor Tarif edilemez diyor

Kim Allah'ı bilirse kaderi de bilir. Kim Allah'ı bilmezse, kaderi de bilmez. Allah, bilinmeyendir. Öyleyse kader de bilinmez

İşaret: kader de bilinmez

Kaderin bilinmezliği.

c6k83-03 · s. 284

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Kader bilinseydi, hükümleri de bilinir, hükümleri bilinseydi, kul herhangi bir şeyi bilmede bağımsız kalır ve herhangi bir şekilde Hakka muhtaç olmaz

Kader bilgisinin gizlenme nedeni.

c6k83-04 · s. 281

Açıklamamayı seçiyor Uyarıyor

Üzeyr! Kaderden soru sorarsan, adını nebilik divanından silerim

Üzeyr kıssasında kader sorusunun yasaklanması.

c6k83-05 · s. 288

Marifet ilmine özgü

bu soru... keşf yoluyla hakikatleri bildiğini iddia eden kimse adına bir sınanma sorusudur

İşaret: keşf yoluyla

İtaat ve günahtaki ilahî izin sorusu keşif iddiası sahipleri için bir sınama.

c6k83-06 · s. 296

Tarif edilemez diyor Sır diye adlandırıyor

İnsan salt Hak olduğunda, ne insandır ne halife! ... Attığında atmadın sen, fakat Allah attı. Atan Muhammed idi, fakat Allah attı. Öyleyse Muhammed nerededir?

Âdem'in fıtratı sorusunda dördüncü kademe ve hayret.

c6k83-07

Açıklamamayı seçiyor

Himmet/nutk (kelâm) tartışmasında Dost kendi görüşünü belirtiyor, ama sonunda konuyu bir sır olarak askıya alıyor. (özet)

İşaret: bir sır olarak askıya alıyor

Himmet ve nutk tartışmasının sır olarak askıda bırakılması.

c6k84 — Fıtrat, Beşer ve Hazineler Zinciri

c6k84-01 · s. 306

Marifet ilmine özgü Sır diye adlandırıyor

Bu ahlâk, kazanımın dışındadır ve çabayla elde edilemez. Allah onları bir ayrıcalık olarak verir

İşaret: kazanımın dışındadır

Yalnız Allah'a özgü üç yüz ahlâk hazinesi.

c6k84-02 · s. 308

Sır diye adlandırıyor

Sen gaybının sırrından kalbin perdesisin / Sen olmasaydın, ona mühür basılmazdı

İşaret: gaybının sırrından

Peygamberlere özgü 117 ahlâk bahsinde bir ârifin şiiri.

c6k84-03

Açıklamamayı seçiyor

14 tanesinin yalnız Allah'ın, 13 tanesinin ise yalnız cennetliklerin bileceği söylenip isim verilmeden bırakılıyor. (özet)

İşaret: isim verilmeden bırakılıyor

Peygamberlere özgü ahlâkın isimsiz bırakılan 14 ve 13 tanesi.

c6k84-04 · s. 309

Ehline mahsus

Mazharların ehli, nimet ve azap ehlidir. Zâtın mutlak birliğinin ehlinin ise, ne nimeti ne azabı olabilir!

İşaret: Zâtın mutlak birliğinin ehli

Mazhar ehli ile Zât birliği ehlinin ayrımı.

c6k84-05 · s. 318

Açıklamamayı seçiyor

şeriatsız 'mutlak nebilik' verilmiş birine hiç rastlamadığını, ama 'verilmiş de bilmemiş olabileceğini' söylüyor (özet)

Şeriatsız mutlak nebiliğin verilip verilmediğinin bilinmemesi.

c6k85 — Göz Açıp Kapayıncaya Kadar: Sezgiden Vakfe'ye

c6k85-01 · s. 322

İşaretle söylüyor Marifet ilmine özgü

Vahiy, bir ibare olmaksızın, ibarenin yerini alan işaretin kendisiyle gerçekleştiği şeydir... İşaret ise -ki vahiydir- böyle değildir, çünkü o, işaret edilenin kendisidir

İşaret: işaret

Vahyin ibare yerine işaretin kendisiyle gerçekleşmesi.

c6k85-02 · s. 328

İşaretle söylüyor

Burada mekân mertebe demektir

Ayak izi anlatısında mekânın mertebe olarak yorumlanması.

c6k85-03 · s. 330

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Onlar, âlemi Allah'tan bildikleri gibi Allah'ı da Allah ile bilirler. Onların dışındakiler ise Allah'ı âlemden bilir

İşaret: Allah'ı da Allah ile bilirler

Velilerin Allah'ı Allah ile bilmesi.

c6k85-04 · s. 337-338

Tarif edilemez diyor Sır diye adlandırıyor

Öyleyse tevhid nerededir?

Hakk'ın muvahhidlere yönelttiği cevapsız soru.

c6k85-05 · s. 342

Marifet ilmine özgü

Ziyaret günü (Hakkı) görmek, dünyadaki inançlara bağlıdır

Ziyaret gününde Hakk'ın görülüşü ve dünyadaki inanç.

c6k86 — Dönülen Yer: Makam-ı Mahmûd ve İki Nur Arasındaki Yeşil Işık

c6k86-01 · s. 345-346

Ehline mahsus

Bunun cevabını 'bilmiyorum,' çünkü ben nebi değilim, Nebilerin zevkini onlardan başkası bilemez

İşaret: Nebilerin zevkini onlardan başkası bilemez

Nebilerin ve diğer toplulukların rü'yetten aldığı payın, yalnız o makamın sahibince bilinebileceği.

c6k86-02 · s. 361

Marifet ilmine özgü Uyarıyor

Genel nebiliğin parçaları, sınırlı değildir ve onları bir sayı tutmaz. Çünkü onlar, belirli değillerdir, dünya ve ahirette süreklidir. Bu, yoldaşlarımızın farkına varamadığı bir husustur

İşaret: yoldaşlarımızın farkına varamadığı bir husustur

Genel nebiliğin sayıyla sınırlanamayan parçaları.

c6k86-03 · s. 361-362

Marifet ilmine özgü

Ben senin bilmediğin ve Allah'ın bana bildirdiği bir bilgiye sahibim

İşaret: Allah'ın bana bildirdiği bir bilgiye sahibim

Hızır-Musa anlatımında Allah'ın doğrudan bildirdiği ilim.

c6k86-04 · s. 364

İşaretle söylüyor

Sıddiklık iki nur arasındaki yeşil bir nurdur

İşaret: iki nur arasındaki yeşil bir nurdur

Sıddıklık makamının nurla tarifi.

c6k87 — Nokta Sensin: Vekillik, Hak Sahipliği ve Müminin Payı

c6k87-01 · s. 370

Sır diye adlandırıyor

Rablığın bir sırrı vardır, ortaya çıksaydı Rablık bâtıl olurdu

İşaret: Rablığın bir sırrı vardır

Sehl et-Tüsterî'den aktarılan, Rablığın ortaya çıkması hâlinde bâtıl olacak sırrı; Dost bunun gerçekleşmediğini bildiğini ekliyor.

c6k87-02 · s. 372

İşaretle söylüyor

Nokta Rablıktır. Rablık hüviyet ile a'yân-ı sâbiteyi ayırt etmiştir... Nokta sensin! Böylelikle O (hüve) ve ben (ene) 'sen' ile ayrılmıştır

İşaret: Nokta sensin!

Nokta imgesiyle hüve ile ene arasındaki ayrım.

c6k87-03 · s. 385

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Diğer mümin ise, yapısı düzenlenmiş, güçleri dengelenmiş, ardından gözünün terkibi tamamlanmış, fakat henüz kendisine nur üflenmemiş bedene benzer. Ruh üflenmediği için de gözünün nuru yoktur

İşaret: henüz kendisine nur üflenmemiş bedene benzer

Burhan ehli müminle kalbine nur üflenmiş müminin imanındaki fark.

c6k88 — Hakk'ın Örtüleri: Secdeden Kibriyaya

c6k88-01 · s. 390

Sır diye adlandırıyor

Hamdin başlangıcı hüviyettir. Hüviyet hiçbir zaman ortaya çıkmayan gaybtır

İşaret: hiçbir zaman ortaya çıkmayan gaybtır

Hamdin başlangıcının hüviyete, ortaya çıkmayan gayba bağlanması.

c6k88-02 · s. 398

Sır diye adlandırıyor

İzzet, âlemin kendisiyle ortaya çıktığı 'sır'ı algılamak üzerindeki kahır ve baskıdır

İşaret: âlemin kendisiyle ortaya çıktığı 'sır'

İzzet örtüsünün, âlemin ortaya çıkış sırrını algılamayı engelleyen bir kahır olarak tanımı.

c6k88-03 · s. 399

Tarif edilemez diyor

Ben Cebrail'in bilgide benden üstünlüğünü öğrendim... Çünkü Cebrail gördüğünü anlamış, ben ise onu bilmiyordum

İşaret: ben ise onu bilmiyordum

Aynı tecelli karşısında Cebrail'in bilerek bayılması, Peygamber'in bilmeden sakin kalması.

c6k88-04 · s. 401

Sır diye adlandırıyor İşaretle söylüyor

Ben rida'yım (örtü), ben sırrım / Oluşun karanlığı onu nura çevirdiğimde benimle ortaya çıktı

İşaret: ben sırrım

İbn Arabî'nin ridâ (örtü) üzerine beyti.

c6k89 — Perdeden Sevgiye: Cilt VI'nın Kapanışı

c6k89-01 · s. 415-416

Açıklamamayı seçiyor

Ben bu makamı (kimin ulaştığıyla ilgili olarak) ne reddediyor ne de ispat ediyorum!

İşaret: ne reddediyor ne de ispat ediyorum

Kutsiyet makamına kimin ulaştığı konusunda Dost'un hüküm vermemesi.

c6k89-02 · s. 419

İşaretle söylüyor

Ârif olan ve olmayan müşahedede ayrışmış, hepsi doğru söylemiş, bir anlama işaret etmiş, fakat tek bir anlamda uzlaşmamıştır.

İşaret: bir anlama işaret etmiş, fakat tek bir anlamda uzlaşmamıştır

Müşahededeki ayrışmada herkesin bir anlama işaret etmesi.

c6k89-03 · s. 420

İşaretle söylüyor

Olumsuzlamanın (yoktur, lâ ifadesi) vahşeti içinde ölmekten korkuyorum, çünkü her harf bir nefestir

İşaret: her harf bir nefestir

Adı belirtilmeyen bir şeyhin harf ve nefes üzerine sözü.

c6k89-04 · s. 421

Uyarıyor

Allah'ın karanlık ve nurdan yetmiş perdesi vardır. Onları açsaydı, yüzünün tecellileri gözün gördüğü her şeyi yakardı

İşaret: yetmiş perdesi vardır

Hakk'ın yüzünün yetmiş perdeyle örtülü olması.

c6k89-05 · s. 422

Tarif edilemez diyor Ehline mahsus

Sevgiyi tanımlayan kimse, onu bilmemiştir. Ondan bir şey tatmayan kimse, onu tanımamıştır. Ondan 'kandım' diyen kimse, sevgiyi tanımamıştır.

İşaret: Sevgiyi tanımlayan kimse, onu bilmemiştir

Sevginin tanımlanamayıp ancak tadılarak bilinmesi.

c6k89-06 · s. 425

Tarif edilemez diyor

Akıl konuşmak, sevgi susmak içindir

İşaret: sevgi susmak içindir

Sevginin söze dökülmemesi.