Sırlı anlatımlar: Fütûhât, Cilt IX

c9k122 — Yedi İsim, Yedi Mertebe: Âhir'den Mukaddir'e

c9k122-01 · s. 74-75

Tarif edilemez diyor

Cüneyd-i Bağdadî'ye tevhidin tarifi sorulduğunda verdiği giderek kapanan cevaplar; sonunda "Bana yazdırılırsa, ben de size yazdırırım" der. (özet)

İşaret: Bana yazdırılırsa, ben de size yazdırırım

Tevhidin tarifinin yazıya dökülmeyişi.

c9k122-02 · s. 91-92

Sır diye adlandırıyor

Kün emrinin kef ve nun harfleri tenzih ile teşbihe karşılık gelir; aralarındaki gizli vav bu ikisini bir tekliğe bağlar. (özet)

İşaret: gizli vav

Kün harfleri arasındaki gizli vavın tenzih ve teşbihi birliğe bağlaması.

c9k122-03 · s. 92-98

Sır diye adlandırıyor

Üç cennet türü (ihtisas, miras, amel) dört nehirle (hayat ilmi, haller ilmi, vahiy bilgisi, sırlar ilmi) eşleştirilir. (özet)

İşaret: sırlar ilmi

Cennet nehirlerinden birinin sırlar ilmi diye adlandırılması.

c9k123 — Yedi Gök, Yedi Peygamber: Miraç'ın Tersine Bir Harita

c9k123-01 · s. 116-117

Marifet ilmine özgü

İbn Arabî, 620 yılı Rebîülâhir'in 4. gecesinde kırmızı zeminde beyaz ışık ve dört tabakalı bir suretle beliren bir hüviyet müşahedesini kaydeder. (özet)

İşaret: müşahede

Kişisel bir müşahede kaydı.

c9k124 — 'Araştırmak Sana Kalmış': Cilt IX'un En Uzun Kısmı ve Sessiz Kapanışı

c9k124-01 · s. 195

Sır diye adlandırıyor Açıklamamayı seçiyor

Sehl b. Abdullah'ın "Rabliğin bir sırrı vardır ki, ortaya çıksaydı rablik batıl olurdu" sözü açıklanır; sır bilginin, halin ve hakikatin sırrı olarak üç mertebede ele alınır. (özet)

İşaret: Rabliğin bir sırrı vardır ki, ortaya çıksaydı rablik batıl olurdu

Rabliğin sırrı ve sırrın üç mertebesi.

c9k124-02 · s. 213-214

Marifet ilmine özgü

593 yılında Fas'ta ikindi namazı kıldırırken ardındaki nuru önündekinden açık görmüş, yönleri ayırt edemez olmuş: "Aksine ben sanki bir küre gibiydim". (özet)

İşaret: Aksine ben sanki bir küre gibiydim

Tecellî nurları bahsinde Dost'un kendi keşfi.

c9k124-03 · s. 260

İşaretle söylüyor Tarif edilemez diyor

Allah ehli latife sözünü anlamı ince işaretler için kullanır: "Söz konusu anlam, anlayış gücüne parıldar, fakat dile gelmez". (özet)

İşaret: dile gelmez

Latife denen ince anlamın ifade edilemeyişi.

c9k124-04 · s. 303

Marifet ilmine özgü

223. Bölüm'de Dost, Hz. Peygamber ile İbn Hazm'ı kucaklaşırken, biri ötekinde kaybolurken gördüğü rüyayı anlatır ve bunun vuslatın nihayeti, ittihat denen şey olduğunu söyler. (özet)

İşaret: ittihat

Rüyada görülen kucaklaşma ve vuslatın nihayeti.

c9k124-05 · s. 354

Marifet ilmine özgü

"Allah'a giden yol ise, kıyasla öğrenilmez".

İşaret: kıyasla öğrenilmez

Allah'a giden yolun kıyasla öğrenilmeyişi.

c9k124-06 · s. 313

Marifet ilmine özgü

"Kendisini bilmeye vecd ve keşif yoluyla ulaşılamayacak hiçbir şey yoktur"; Dost fikir yolunu kesin bilgi yolu saymaz. (özet)

İşaret: vecd ve keşif yoluyla

Kesin bilginin vecd ve keşif yoluyla elde edilmesi.

c9k124-07 · s. 377

Marifet ilmine özgü Ehline mahsus

Üç tür sarhoşluğun açıklaması için Dost: "Bu açıklamayı bu kitabın dışında süfilerin sözlerinde bulamazsın". (özet)

İşaret: bu kitabın dışında süfilerin sözlerinde bulamazsın

Sarhoşluğun üç türü ve ilahi sarhoşluk.

c9k124-08 · s. 387-390

Sır diye adlandırıyor

Şurb'da içilenler su, süt, şarap ve bal farklı ilimlerin suretleridir; süt şeriatın sırlarının suretidir ("Şeriat 'süt ilminden'dir"), şarap kemal ve güzellik bilgisinin, bal vahiy, iman ve ilham bilgisinin suretidir. (özet)

İşaret: şeriatın sırları

İçilen şeylerin ilim suretleri olması.

c9k124-09 · s. 394

Tarif edilemez diyor Marifet ilmine özgü

Kanmamayı savunanlar bilgi talibini deniz suyu içene benzetir; "Allah'ı ancak Allah bilebilir!". (özet)

İşaret: Allah'ı ancak Allah bilebilir!

Allah'ın bilgisinin sonlanmayışı.

c9k124-10 · s. 399

Açıklamamayı seçiyor

254. Bölüm: setr, Hakkın seni silen ve fani eden şeyden seni gizlemesidir; zât tecellileri yakacağı için perdeler bir rahmettir. (özet)

İşaret: zât tecellileri yakacağı için perdeler bir rahmettir

Perdelerin rahmet olması.

c9k124-11 · s. 401-402

Sır diye adlandırıyor Ehline mahsus

255. Bölüm: halifelik, surelerin başındaki harflerin (Elif, Lâm, Mîm...) anlamlarını öğrenmeye bağlanır; bir zamanda yalnız bir kişi (Gavs, Kutub) Hak ile baş başa kalır ve Dost bu haberi başka birinden duymadığını söyler. (özet)

İşaret: ben benden önce kimsenin onu zikrettiğini görmediğim gibi böyle bir haber de bana ulaşmış değildir

Sure başlarındaki harflerin anlamı ve Hak ile yalnızlık hali.

c9k124-12 · s. 403

Tarif edilemez diyor

256. Bölüm: soru edatları (mı, niçin, nedir, nasıl) Hakkın zâtı hakkında sorulamaz. (özet)

İşaret: sorulamaz

Zât hakkında soru sorulamayışı.

c9k124-13 · s. 440

Marifet ilmine özgü

268. Bölüm: ruh özel bir yolla kalbe gayb bilgisini ilham edendir; nebi ve resulden başka kimse ilhamı ve ilhamı getiren meleği aynı anda göremez; istidat kazanılmaz, ilahi bir tahsistir. (özet)

İşaret: ilahi bir tahsistir

Gayb bilgisinin ilhamı ve istidadın ilahi tahsis oluşu.

c9k124-14 · s. 444

Açıklamamayı seçiyor İşaretle söylüyor

"Yakinin hakikatini araştırmak, artık sana kalmıştır. Bu kadar açıklama yeterlidir."

İşaret: Bu kadar açıklama yeterlidir

Üç yakîn bahsinin okuyucuya bırakılarak kapanması.