c5k54-01
Marifet ilmine özgü
Dost, Mekke'de gördüğü bir rüyayı aktarıyor: Hz. Peygamber Kâbe'yi göstererek bu evi tavaf edenleri namaz kılmaktan engellememelerini söylüyor. (özet)
İşaret: rüya
Dost'un Mekke'de gördüğü rüya.
Marifet ilmine özgü
Dost, Mekke'de gördüğü bir rüyayı aktarıyor: Hz. Peygamber Kâbe'yi göstererek bu evi tavaf edenleri namaz kılmaktan engellememelerini söylüyor. (özet)
İşaret: rüya
Dost'un Mekke'de gördüğü rüya.
Marifet ilmine özgü
Allah'ı akıl yoluyla bilmenin, şeriatla (nakil/vahiy) bilmenin kesinliğinden farklı olarak bir tür tahmin sayıldığı anlatılıyor. (özet)
İşaret: tahmin
Allah'ı akılla bilmenin şeriatla bilmeden farkı.
Ehline mahsus
Oruç üç mertebeye ayrılıyor; havassü'l-havasın orucu kalbe aittir ve 'Beni kulumun kalbi sığdırdı' hadisine dayanır. (özet)
İşaret: havassü'l-havas
Seçkinlerin seçkininin kalp orucu.
Ehline mahsus
Cennette yalnız oruçluların gireceği Reyyan kapısından kâmil ariflerin dünyadayken zaten girdiği söyleniyor. (özet)
İşaret: kâmil arifler
Reyyan kapısı.
Marifet ilmine özgü
gördüğüm her şeyden ÖNCE Allah'ı gördüm
İşaret: Ebû Bekir mevkıfi
Ebû Bekir mevkıfi; Osman mevkıfi 'gördüğüm her şeyden SONRA Allah'ı gördüm' diye aktarılıyor.
Marifet ilmine özgü
bu ilmimiz Kitap ve Sünnetle bağlanmıştır
İşaret: bu ilmimiz
Cüneyd-i Bağdadî'nin sözü; şeriat yöntemiyle nefis terbiyesi edenler ile salt akılcı yöntemle edenler arasındaki ayrım.
Marifet ilmine özgü
Dost, Hz. Musa'nın görme-konuşma makamını kendisinin de kum içindeki bir avuç ıslaklıkta tattığını anlatıyor ('su olduğu için sevinmiştim'). (özet)
İşaret: bizzat tadılan makam
Musa'nın makamının Dost tarafından tadılması.
Marifet ilmine özgü
Mekke'de bir müezzinin kötü kokulu yemeği hakkındaki rüyada Hakk'ın 'o yemeğin benim katımdaki kokusu sizin katınızdaki kokusuyla bir değildir' dediği aktarılıyor. (özet)
İşaret: rüya
Müezzinin yemeği üzerine rüya.
Marifet ilmine özgü Uyarıyor
Bu dönemde benim fethim (keşfe ulaşmak), riyazetimi öncelemişti -ki bu, tehlikeli bir durumdur-.
İşaret: tehlikeli bir durumdur
Şeyhi Ebû Yakub Yusuf b. Yahlef el-Kümi'nin elinde riyazetini tamamlaması.
Marifet ilmine özgü
Dost, kıyamet günü tanıdığı ve tanımadığı kimselere şefaat etme vaadini bizzat tecrübe ettiğini, bunun gerçekleşeceği yerin kendisine gösterildiğini anlatıyor. (özet)
İşaret: bizzat tecrübe
Şefaat vaadinin tecrübesi.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
Kardeşim! Vallahi gördüğüm herkes veliydi
İşaret: gördüğüm herkes veliydi
Şeyhi Ebû İshak b. Tarif'in 589 yılında Cezîre-i Hadrâ'da söylediği söz.
Marifet ilmine özgü
Kadîbü'l-Bân ve Zünnûn el-Mısrî örnekleriyle bir ruhun aynı anda birden fazla bedeni yönetebileceği fikri işleniyor. (özet)
İşaret: Kadîbü'l-Bân ve Zünnûn el-Mısrî
Tek ruh, çok beden.
Marifet ilmine özgü
On iki kamerî aya on iki ilahi isim karşılık getiriliyor (Ramazan→Allah, Şevval→er-Rafî', Muharrem→el-Muharrim, Şaban→el-Fâsıl ve el-Hakem vb.). (özet)
İşaret: isimler ile ahlâklanmak
Ayların ilahi isimlerle eşleşmesi.
Sır diye adlandırıyor Ehline mahsus
ayı ve sırrını tutun
İşaret: sırrını
Muâviye'nin hadisi; ayın görünmez kaldığı dönem gizli velilerin makamına benzetiliyor.
Marifet ilmine özgü
Allah beni bu makamdayken şimdi söyleyeceğimiz mısralarla konuşturmuştur
İşaret: Allah beni bu makamdayken
Uyanıkken gelen şiirsel ilham ('Hak göğümden bana nida etti / Hece harfleri olmaksızın...').
Marifet ilmine özgü
Hak bunu bana bir vakıada gösterdi. Hemen uykumdan uyandım. Daha önce ne kendimden ne de bir başkasından hiç duymadığım şu mısralar dudağımdan dökülüyordu
İşaret: Hak bunu bana bir vakıada gösterdi
Rüyada gelen mısralar ('Uykumda Hak bana dedi ki / -Ki benim sözüm değildi o-...').
Marifet ilmine özgü
Marifet, ehadiyeti (mutlak birlik) bilmektir... Ârif ise, bize göre, mutlak birliği bilenlerin ismidir.
İşaret: Marifet, ehadiyeti (mutlak birlik) bilmektir
Marifet ile ilim arasındaki fark ve ârifin tanımı.
Sır diye adlandırıyor
Visal orucunun hikmeti, Hakkın 'Oruç bana aittir' demiş olmasında saklıdır.
İşaret: saklıdır
Visâl orucunun hikmeti.
Marifet ilmine özgü
Bizi de visal gecesinde gecelerken Rabbimiz yedirdi ve içirdi... Rabbimizin bize yedirdiği yemeğin kokusu bizden duyuluyor.
İşaret: Bizi de visal gecesinde gecelerken Rabbimiz yedirdi ve içirdi
Dost'un visâl gecesine dair birinci şahıs tanıklığı.
Ehline mahsus
Bunun üzerine kendisine 'Senin zamanında vaktin kutbu kimdir?' diye sordum. O da 'Benim?' diye cevap verdi.
İşaret: vaktin kutbu
Mekke'de tavafta karşılaşılan Ahmed es-Sebti ile konuşma.
Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü
Suretimi göstereyim diye seni evimde tuttum / Nezih tecelligâhsınız, kendim de münezzehim / Senin gözlerin benim gibi kâmili görmedi / Benim gözlerim de senin gibi insan görmedi.
İşaret: sırlı bir vakıada
Hak ile İnsan-ı Kâmil arasında geçen kaside.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
On iki pınarı bilen kimse... sayı isimlerinin nerde sonlandığını da bilir.
İşaret: On iki pınarı bilen kimse
Musa'nın asasıyla çıkardığı on iki pınar.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
insan veya sûfi, vaktinin oğludur; ne geçmiş ne gelecek zaman, onun üzerinde hüküm sahibidir.
İşaret: sûfi, vaktinin oğludur
Vaktin oğlu (ibnü'l-vakt).
İşaretle söylüyor
'Sivâke' (senden başkası demektir), yani senden başkası Rabbindir... Rabbin vasıtasıyla namaz kılman nefsin vasıtasıyla namaz kılmandan hayırlıdır.
İşaret: gizli bir işarete
Misvak kelimesinin ('sivâk') içindeki işaret.
Açıklamamayı seçiyor
Seni bu ilişkileri ortaya çıkartma hususunda kendi haline bıraktık... Bu durum, beni bu ilişkileri açıklamaktan engelledi.
İşaret: beni bu ilişkileri açıklamaktan engelledi
Vacip oruç günlerinin sayıları arasındaki ilişkiler.
Marifet ilmine özgü
'Aranızdan birisi gibi değilim, ben gecelerim ve Rabbim beni yedirir ve içirir' hadisinin ne anlama geldiğini buradan öğrendim... Bizzat kendim bunu tecrübe ettim.
İşaret: Bizzat kendim bunu tecrübe ettim
Visâl hâlinin Dost tarafından tadılması.
Marifet ilmine özgü
Kadir Gecesi'nin sabit bir tarihte kalmayıp yıl boyunca (Şaban, Rebî, Ramazan) döndüğü Dost'un kendi müşahedesinden aktarılıyor. (özet)
İşaret: müşahede
Kadir Gecesi'nin dönüşü.
Marifet ilmine özgü
Rabbine beni nur yap demiş olması, zatımla en-Nur ismi olayım demektir.
İşaret: 'o O'dur' deriz
Bâtınî yorumda 'o O'dur' deriz; gördüğü her şeyi Allah olarak gören kulun hâli.
Açıklamamayı seçiyor
Bunun nedeni, benim ile Allah'ın arasında kalmış bir şeydi... ahir zamanda el-Kaim bi-emrillah çıkartsın diye bırakmıştı.
İşaret: benim ile Allah'ın arasında kalmış bir şeydi
598 yılında gösterilen altın levhanın üzerindeki yazının içeriğinin paylaşılmadığı.
Tarif edilemez diyor
Hakkın kendisini bilmediğimiz gibi bunların... niteliğini de bilemeyiz.
İşaret: niteliğini de bilemeyiz
Tenzih ve teşbih niteliklerinin keyfiyetinin bilinemeyeceği.
Açıklamamayı seçiyor
Dost, Ebu Yezid Bistâmî'nin 'Benim tutuşum daha güçlüdür' sözünü aktarır, Ebu Yezid'in ne kastettiğini açıklamadan bırakır ve kendi okumasını sunar. (özet)
İşaret: açıklamadan bırakır
Ebu Yezid'in sözünün kastının açıklanmadan bırakılması.
İşaretle söylüyor
Dost, Kâbe'nin dört rüknü, üç rüknü, elleri ve topuğu üzerinden biçimini ayrıntılı geometrik bir yorumla ele alır ve biçimi bir işaret olarak okur. (özet)
İşaret: bir işaret olarak yorumlar
Kâbe'nin biçiminin işaret olarak yorumlanması.
Açıklamamayı seçiyor
Dost, Kâbe ile kurduğu diyalogda kendi eski 'hatasını' itiraf eder; doğru mertebenin tam ne olduğunu açık bırakır. (özet)
İşaret: açık bırakır
Kâbe ile insan-ı kâmil mertebesi arasındaki doğru sıranın açık bırakılması.
Ehline mahsus Marifet ilmine özgü
Kuran bana da böyle indirildi. Sen de onu zevk yoluyla al.
İşaret: zevk yoluyla al
Rüya-vakıada Hz. Peygamber'in Kur'ân'ın zevk yoluyla alınmasını söylemesi.
Marifet ilmine özgü Uyarıyor
Böyle iddiada bulunmayınız; keşf sizi bu bilgiye götürür ve keşiften ayrılınmaz.
İşaret: keşf sizi bu bilgiye götürür
'Bir'den bir çıkar' görüşüne karşı bilginin keşifle alınacağı uyarısı.
Tarif edilemez diyor
Bir çeyreği ise, hiçbir zaman bilemeyiz.
İşaret: hiçbir zaman bilemeyiz
Allah hakkındaki bilginin bilinemeyen çeyreği.
Ehline mahsus
'Biz ona sizden daha yakınız... fakat siz görmezsiniz.'
İşaret: fakat siz görmezsiniz
Ârifin Allah'tan kendisine dönük özel yöne bakması.
Tarif edilemez diyor Marifet ilmine özgü
Sûfiler, Allah'ı bilmenin O'nu bilmemek olduğunu söylemiştir.
İşaret: Allah'ı bilmenin O'nu bilmemek olduğunu
Allah'ı bilmenin bilmemekle özdeşliği.
Açıklamamayı seçiyor
Çünkü fiillerin varlıkları gerçekken, nispetleri gerçek değildir... onu genel için belirsiz bırakmak daha yerindedir.
İşaret: belirsiz bırakmak daha yerindedir
Fiillerin Allah'a mı kula mı izafe edildiği meselesinin genel için belirsiz bırakılması.
Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor
Burada bir takım sır ve incelikler vardır, bunları anlamayı sana bırakıyorum, çünkü onların genel içinde açıklanması imkansızdır.
İşaret: onların genel içinde açıklanması imkansızdır
Onuncu Sifr'in sonunda sır ve inceliklerin açıklanmaması.