Sırlı anlatımlar: Fütûhât, Cilt V

c5k54 — Dokuzuncu Sifr'in Açılışı: Zekâtın Tamamlanışı

c5k54-01

Marifet ilmine özgü

Dost, Mekke'de gördüğü bir rüyayı aktarıyor: Hz. Peygamber Kâbe'yi göstererek bu evi tavaf edenleri namaz kılmaktan engellememelerini söylüyor. (özet)

İşaret: rüya

Dost'un Mekke'de gördüğü rüya.

c5k54-02

Marifet ilmine özgü

Allah'ı akıl yoluyla bilmenin, şeriatla (nakil/vahiy) bilmenin kesinliğinden farklı olarak bir tür tahmin sayıldığı anlatılıyor. (özet)

İşaret: tahmin

Allah'ı akılla bilmenin şeriatla bilmeden farkı.

c5k55 — Orucun Sırrı: "Oruç Bana Aittir"

c5k55-01

Ehline mahsus

Oruç üç mertebeye ayrılıyor; havassü'l-havasın orucu kalbe aittir ve 'Beni kulumun kalbi sığdırdı' hadisine dayanır. (özet)

İşaret: havassü'l-havas

Seçkinlerin seçkininin kalp orucu.

c5k55-02

Ehline mahsus

Cennette yalnız oruçluların gireceği Reyyan kapısından kâmil ariflerin dünyadayken zaten girdiği söyleniyor. (özet)

İşaret: kâmil arifler

Reyyan kapısı.

c5k55-03

Marifet ilmine özgü

gördüğüm her şeyden ÖNCE Allah'ı gördüm

İşaret: Ebû Bekir mevkıfi

Ebû Bekir mevkıfi; Osman mevkıfi 'gördüğüm her şeyden SONRA Allah'ı gördüm' diye aktarılıyor.

c5k55-04

Marifet ilmine özgü

bu ilmimiz Kitap ve Sünnetle bağlanmıştır

İşaret: bu ilmimiz

Cüneyd-i Bağdadî'nin sözü; şeriat yöntemiyle nefis terbiyesi edenler ile salt akılcı yöntemle edenler arasındaki ayrım.

c5k55-05

Marifet ilmine özgü

Dost, Hz. Musa'nın görme-konuşma makamını kendisinin de kum içindeki bir avuç ıslaklıkta tattığını anlatıyor ('su olduğu için sevinmiştim'). (özet)

İşaret: bizzat tadılan makam

Musa'nın makamının Dost tarafından tadılması.

c5k55-06

Marifet ilmine özgü

Mekke'de bir müezzinin kötü kokulu yemeği hakkındaki rüyada Hakk'ın 'o yemeğin benim katımdaki kokusu sizin katınızdaki kokusuyla bir değildir' dediği aktarılıyor. (özet)

İşaret: rüya

Müezzinin yemeği üzerine rüya.

c5k56 — Orucun Mazeretleri ve Kefaretleri: On Dördüncü Tanıklığa Kadar

c5k56-01

Marifet ilmine özgü Uyarıyor

Bu dönemde benim fethim (keşfe ulaşmak), riyazetimi öncelemişti -ki bu, tehlikeli bir durumdur-.

İşaret: tehlikeli bir durumdur

Şeyhi Ebû Yakub Yusuf b. Yahlef el-Kümi'nin elinde riyazetini tamamlaması.

c5k56-02

Marifet ilmine özgü

Dost, kıyamet günü tanıdığı ve tanımadığı kimselere şefaat etme vaadini bizzat tecrübe ettiğini, bunun gerçekleşeceği yerin kendisine gösterildiğini anlatıyor. (özet)

İşaret: bizzat tecrübe

Şefaat vaadinin tecrübesi.

c5k56-03

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Kardeşim! Vallahi gördüğüm herkes veliydi

İşaret: gördüğüm herkes veliydi

Şeyhi Ebû İshak b. Tarif'in 589 yılında Cezîre-i Hadrâ'da söylediği söz.

c5k56-04

Marifet ilmine özgü

Kadîbü'l-Bân ve Zünnûn el-Mısrî örnekleriyle bir ruhun aynı anda birden fazla bedeni yönetebileceği fikri işleniyor. (özet)

İşaret: Kadîbü'l-Bân ve Zünnûn el-Mısrî

Tek ruh, çok beden.

c5k56-05

Marifet ilmine özgü

On iki kamerî aya on iki ilahi isim karşılık getiriliyor (Ramazan→Allah, Şevval→er-Rafî', Muharrem→el-Muharrim, Şaban→el-Fâsıl ve el-Hakem vb.). (özet)

İşaret: isimler ile ahlâklanmak

Ayların ilahi isimlerle eşleşmesi.

c5k57 — İftar, Sahur ve İsimler Mahkemesi

c5k57-01

Sır diye adlandırıyor Ehline mahsus

ayı ve sırrını tutun

İşaret: sırrını

Muâviye'nin hadisi; ayın görünmez kaldığı dönem gizli velilerin makamına benzetiliyor.

c5k57-02

Marifet ilmine özgü

Allah beni bu makamdayken şimdi söyleyeceğimiz mısralarla konuşturmuştur

İşaret: Allah beni bu makamdayken

Uyanıkken gelen şiirsel ilham ('Hak göğümden bana nida etti / Hece harfleri olmaksızın...').

c5k57-03

Marifet ilmine özgü

Hak bunu bana bir vakıada gösterdi. Hemen uykumdan uyandım. Daha önce ne kendimden ne de bir başkasından hiç duymadığım şu mısralar dudağımdan dökülüyordu

İşaret: Hak bunu bana bir vakıada gösterdi

Rüyada gelen mısralar ('Uykumda Hak bana dedi ki / -Ki benim sözüm değildi o-...').

c5k58 — Aşure'den Perşembe'ye: Nafile Oruçların Mertebeleri

c5k58-01 · s. 147-148

Marifet ilmine özgü

Marifet, ehadiyeti (mutlak birlik) bilmektir... Ârif ise, bize göre, mutlak birliği bilenlerin ismidir.

İşaret: Marifet, ehadiyeti (mutlak birlik) bilmektir

Marifet ile ilim arasındaki fark ve ârifin tanımı.

c5k58-02 · s. 154

Sır diye adlandırıyor

Visal orucunun hikmeti, Hakkın 'Oruç bana aittir' demiş olmasında saklıdır.

İşaret: saklıdır

Visâl orucunun hikmeti.

c5k58-03 · s. 153

Marifet ilmine özgü

Bizi de visal gecesinde gecelerken Rabbimiz yedirdi ve içirdi... Rabbimizin bize yedirdiği yemeğin kokusu bizden duyuluyor.

İşaret: Bizi de visal gecesinde gecelerken Rabbimiz yedirdi ve içirdi

Dost'un visâl gecesine dair birinci şahıs tanıklığı.

c5k58-04 · s. 156

Ehline mahsus

Bunun üzerine kendisine 'Senin zamanında vaktin kutbu kimdir?' diye sordum. O da 'Benim?' diye cevap verdi.

İşaret: vaktin kutbu

Mekke'de tavafta karşılaşılan Ahmed es-Sebti ile konuşma.

c5k58-05 · s. 159

Sır diye adlandırıyor Marifet ilmine özgü

Suretimi göstereyim diye seni evimde tuttum / Nezih tecelligâhsınız, kendim de münezzehim / Senin gözlerin benim gibi kâmili görmedi / Benim gözlerim de senin gibi insan görmedi.

İşaret: sırlı bir vakıada

Hak ile İnsan-ı Kâmil arasında geçen kaside.

c5k58-06 · s. 171-172

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

On iki pınarı bilen kimse... sayı isimlerinin nerde sonlandığını da bilir.

İşaret: On iki pınarı bilen kimse

Musa'nın asasıyla çıkardığı on iki pınar.

c5k59 — Vaktin Oğlu: Haftanın Günleri ve Oruç Sırları

c5k59-01 · s. 184

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

insan veya sûfi, vaktinin oğludur; ne geçmiş ne gelecek zaman, onun üzerinde hüküm sahibidir.

İşaret: sûfi, vaktinin oğludur

Vaktin oğlu (ibnü'l-vakt).

c5k59-02 · s. 202

İşaretle söylüyor

'Sivâke' (senden başkası demektir), yani senden başkası Rabbindir... Rabbin vasıtasıyla namaz kılman nefsin vasıtasıyla namaz kılmandan hayırlıdır.

İşaret: gizli bir işarete

Misvak kelimesinin ('sivâk') içindeki işaret.

c5k59-03 · s. 199

Açıklamamayı seçiyor

Seni bu ilişkileri ortaya çıkartma hususunda kendi haline bıraktık... Bu durum, beni bu ilişkileri açıklamaktan engelledi.

İşaret: beni bu ilişkileri açıklamaktan engelledi

Vacip oruç günlerinin sayıları arasındaki ilişkiler.

c5k59-04 · s. 208-209

Marifet ilmine özgü

'Aranızdan birisi gibi değilim, ben gecelerim ve Rabbim beni yedirir ve içirir' hadisinin ne anlama geldiğini buradan öğrendim... Bizzat kendim bunu tecrübe ettim.

İşaret: Bizzat kendim bunu tecrübe ettim

Visâl hâlinin Dost tarafından tadılması.

c5k60 — Allah Karşısında Durmak: Kadir Gecesi ve İtikâf

c5k60-01

Marifet ilmine özgü

Kadir Gecesi'nin sabit bir tarihte kalmayıp yıl boyunca (Şaban, Rebî, Ramazan) döndüğü Dost'un kendi müşahedesinden aktarılıyor. (özet)

İşaret: müşahede

Kadir Gecesi'nin dönüşü.

c5k60-02 · s. 229

Marifet ilmine özgü

Rabbine beni nur yap demiş olması, zatımla en-Nur ismi olayım demektir.

İşaret: 'o O'dur' deriz

Bâtınî yorumda 'o O'dur' deriz; gördüğü her şeyi Allah olarak gören kulun hâli.

c5k61 — Onuncu Sifr'in Açılışı: Hac ve Kalbin Kâbe'si

c5k61-01 · s. 241

Açıklamamayı seçiyor

Bunun nedeni, benim ile Allah'ın arasında kalmış bir şeydi... ahir zamanda el-Kaim bi-emrillah çıkartsın diye bırakmıştı.

İşaret: benim ile Allah'ın arasında kalmış bir şeydi

598 yılında gösterilen altın levhanın üzerindeki yazının içeriğinin paylaşılmadığı.

c5k64 — Kıran, Temettu, İfrad: Tek Nefiste İsimlerin Çekişmesi

c5k64-01 · s. 317

Tarif edilemez diyor

Hakkın kendisini bilmediğimiz gibi bunların... niteliğini de bilemeyiz.

İşaret: niteliğini de bilemeyiz

Tenzih ve teşbih niteliklerinin keyfiyetinin bilinemeyeceği.

c5k65 — İhramdan Tavafa: Efendilik ile Kulluğun İç İçeliği

c5k65-01 · s. 332

Açıklamamayı seçiyor

Dost, Ebu Yezid Bistâmî'nin 'Benim tutuşum daha güçlüdür' sözünü aktarır, Ebu Yezid'in ne kastettiğini açıklamadan bırakır ve kendi okumasını sunar. (özet)

İşaret: açıklamadan bırakır

Ebu Yezid'in sözünün kastının açıklanmadan bırakılması.

c5k65-02 · s. 335-336

İşaretle söylüyor

Dost, Kâbe'nin dört rüknü, üç rüknü, elleri ve topuğu üzerinden biçimini ayrıntılı geometrik bir yorumla ele alır ve biçimi bir işaret olarak okur. (özet)

İşaret: bir işaret olarak yorumlar

Kâbe'nin biçiminin işaret olarak yorumlanması.

c5k65-03 · s. 345-346

Açıklamamayı seçiyor

Dost, Kâbe ile kurduğu diyalogda kendi eski 'hatasını' itiraf eder; doğru mertebenin tam ne olduğunu açık bırakır. (özet)

İşaret: açık bırakır

Kâbe ile insan-ı kâmil mertebesi arasındaki doğru sıranın açık bırakılması.

c5k67 — Sa'y: Safa'dan Merve'ye, Allah'tan Allah'a Koşmak

c5k67-01 · s. 387-388

Ehline mahsus Marifet ilmine özgü

Kuran bana da böyle indirildi. Sen de onu zevk yoluyla al.

İşaret: zevk yoluyla al

Rüya-vakıada Hz. Peygamber'in Kur'ân'ın zevk yoluyla alınmasını söylemesi.

c5k67-02 · s. 391

Marifet ilmine özgü Uyarıyor

Böyle iddiada bulunmayınız; keşf sizi bu bilgiye götürür ve keşiften ayrılınmaz.

İşaret: keşf sizi bu bilgiye götürür

'Bir'den bir çıkar' görüşüne karşı bilginin keşifle alınacağı uyarısı.

c5k68 — Vakitten Marifete, Taştan Tevhide

c5k68-01 · s. 396

Tarif edilemez diyor

Bir çeyreği ise, hiçbir zaman bilemeyiz.

İşaret: hiçbir zaman bilemeyiz

Allah hakkındaki bilginin bilinemeyen çeyreği.

c5k68-02 · s. 407

Ehline mahsus

'Biz ona sizden daha yakınız... fakat siz görmezsiniz.'

İşaret: fakat siz görmezsiniz

Ârifin Allah'tan kendisine dönük özel yöne bakması.

c5k68-03 · s. 428

Tarif edilemez diyor Marifet ilmine özgü

Sûfiler, Allah'ı bilmenin O'nu bilmemek olduğunu söylemiştir.

İşaret: Allah'ı bilmenin O'nu bilmemek olduğunu

Allah'ı bilmenin bilmemekle özdeşliği.

c5k69 — Kefaretten Sırra: Onuncu Sifr'in Kapanışı

c5k69-01 · s. 437-438

Açıklamamayı seçiyor

Çünkü fiillerin varlıkları gerçekken, nispetleri gerçek değildir... onu genel için belirsiz bırakmak daha yerindedir.

İşaret: belirsiz bırakmak daha yerindedir

Fiillerin Allah'a mı kula mı izafe edildiği meselesinin genel için belirsiz bırakılması.

c5k69-02 · s. 442

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Burada bir takım sır ve incelikler vardır, bunları anlamayı sana bırakıyorum, çünkü onların genel içinde açıklanması imkansızdır.

İşaret: onların genel içinde açıklanması imkansızdır

Onuncu Sifr'in sonunda sır ve inceliklerin açıklanmaması.