Sırlı anlatımlar: Fütûhât, Cilt VIII

c8k108 — Kimya-yı Saadet: Fakirlikten Sonra, Bilgi ve İmanın Terazisi

c8k108-01 · s. 30-31

Marifet ilmine özgü Tarif edilemez diyor

Alegoride akılcı yedinci gökte durdurulur, taklitçi Sidre'nin ötesine geçer; metin bu durağı aklın kendi meydanının dışına çıkamayacağı sınır olarak tarif eder ve taklitçiye yalnız nebevi ikazla gelen 'özel yön' bilgisinin verildiğini söyler. (özet)

İşaret: aklın kendi meydanının dışına çıkamayacağı

Akılcının zevk yoluyla ulaşamadığı, nebevi ikazla gelen özel yön bilgisi.

c8k108-02 · s. 33-36

Sır diye adlandırıyor

Kıyamette imansız âlimin bilgisinin cahil mümine giydirilmesi öğretisini Dost bir 'sır' olarak sunar; bunu duyan bir filozofun önce imkânsız saydığını, sonra Allah'ın ona gösterdiğini ve 'Daha büyük bir üzüntü görmedim' dediğini anlatır. (özet)

İşaret: bunun bir 'sır' olduğunu

Bilginin imansızdan alınıp cahil mümine giydirilmesi.

c8k109 — Makam ve Terki: Edep, Sohbet, Tevhit-Şirk, Sefer, Ölüm Halleri

c8k109-01 · s. 41

Marifet ilmine özgü

Dost, İbrahim ve Hızır'ın zâhirde edepsizlik gibi görünen izafelerini keşifle doğrudan görmeye dayandırır ve 'Bu mezhep, hikmet bahsine dâhildir' der. (özet)

İşaret: Bu mezhep, hikmet bahsine dâhildir

Edebin terkinin kuraldan değil keşifle doğrudan görmeden hareket etmesi.

c8k109-02 · s. 49-51

Tarif edilemez diyor Marifet ilmine özgü

Her ne ki konuşur, var eder. Var ettiğinde ise şirk koşar

İşaret: tevhidin en derin hâli içten ve dıştan susmak

Tevhidin keşif ve iman nuruyla doğrudan öğrenilmesi, ispat yoluyla olmaması ve en derin hâlinin susmak olması.

c8k109-03 · s. 60-61

Marifet ilmine özgü

Bütün hâller vehbi, makamlar ise peygamberlerin hak edişidir

İşaret: Bütün hâller vehbi

Bilgiyi keşiften alanların ölüm anındaki tecellisi ve hâllerin vehbî oluşu.

c8k110 — Mârifet Makamı: Bilgiyle Mârifet Arasındaki Fark

c8k110-01 · s. 63-64

Marifet ilmine özgü

amelden, takvadan ve sülükten meydana gelen her bilgi mârifettir, çünkü böyle bir bilgi kuşkunun giremeyeceği keşiften doğar; teorik araştırmadan gerçekleşen bilgi ise öyle değildir, kuşkuya ve hayrete açıktır

İşaret: her bilgi mârifettir, çünkü böyle bir bilgi kuşkunun giremeyeceği keşiften doğar

Mârifetin keşiften doğan kuşkusuz bilgi olarak, teorik araştırmadan gelen bilgiden ayrılması.

c8k110-02 · s. 68-69

Marifet ilmine özgü

Rabbini taklit et... Onu söyleyen Allah'tan bilgisini öğrenmeye çalış. Bu durumda ârif olursun

İşaret: Onu söyleyen Allah'tan bilgisini öğrenmeye çalış

Ârif olmanın, bilgiyi Allah'tan öğrenmeye çalışmakla ilişkilendirilmesi.

c8k110-03 · s. 78

Ehline mahsus

âriflerde ise hüve'den daha üstün bir zikir yoktur

İşaret: âriflerde ise hüve'den daha üstün bir zikir yoktur

'Hüve' zamiriyle zikrin âriflere özgü en üstün zikir olarak anılması.

c8k110-04 · s. 88-89

Tarif edilemez diyor

Böylelikle akıllar, duyular ve hayal Hakkı idrakten aciz kalır, Hak da hayrete (düşürmüş olarak) kemali üzere kalır

İşaret: Hakkı idrakten aciz kalır

Akıl, duyu ve hayalin Hakkı kavramaktan aciz kalması.

c8k111 — Hayal, Nefes ve Ârif: Mârifetin Son Üç Türü

c8k111-01 · s. 113

Ehline mahsus Tarif edilemez diyor

ârif, Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanmıştır. Öyle ki ârif, adeta Haktır. 'O'dur ve O değildir'

İşaret: 'O'dur ve O değildir'

Cüneyd'den aktarılan ârif tarifi.

c8k111-02 · s. 118

Marifet ilmine özgü

Mârifet Rabbanî, bilgi ilahîdir

İşaret: Mârifet Rabbanî, bilgi ilahîdir

Mârifet ile ilim ayrımında Dost'un Tüsterî, Ebu Yezid, İbnü'l-Ârif ve Ebu Medyen ile aynı görüşte olduğunu söylemesi.

c8k112 — Muhabbet Makamı: Bilinemeyen ama İnkâr Edilemeyen

c8k112-01 · s. 114

Tarif edilemez diyor Ehline mahsus

Sevgi bir zevk, hakikati bilinmez

İşaret: Sevgi bir zevk, hakikati bilinmez

Sevginin mahiyetinin bilinemeyeceği, zevkle bilindiği.

c8k112-02 · s. 123-124

Tarif edilemez diyor Açıklamamayı seçiyor

Gayret ise gizlemeyi gerektirir ve tanımlanamaz... muhabbet, tanımlanamayan şeylerdendir. Mahiyeti bilinemez ve varlığı inkâr edilemez

İşaret: muhabbet, tanımlanamayan şeylerdendir

İbn Ârif es-Sünhâci'nin muhabbet tanımı.

c8k112-03 · s. 130

Ehline mahsus

Akılla düşünülen sevgide hayır yoktur

İşaret: Akılla düşünülen sevgide hayır yoktur

Sevginin zevk yoluyla bilinen, akılla kavranmayan bir şey olduğu.

c8k113 — Ruhani ve Doğal Sevgi: Onbeşinci Sifr'in Kapanışı

c8k113-01 · s. 139-140

İşaretle söylüyor

Dost, ruhani sevginin doğal suretle birleşince doğurduğu ittihadı anlatır: bunu Hulûlîlerin işaret ettiği ama keyfiyetini bilmedikleri bir hakikat olarak anar. (özet)

İşaret: keyfiyetini bilmedikleri

Sevenin ve sevilenin zâtlarının birbirine geçmesi.

c8k113-02 · s. 152-153

Tarif edilemez diyor Ehline mahsus

Sevginin özelliği şaşırmak ve hayrettir. Hayret ise aklı dışlar, çünkü akıl seni bir araya toplarken hayret dağıtır

İşaret: Hayret ise aklı dışlar

Sevginin akılla değil hayret ve zevkle bilindiği.

c8k114 — Peygambere Uymak, Allah'ın Sevdikleri, Âşığın Alâmeti

c8k114-01 · s. 274-275

Tarif edilemez diyor

'O'dur' dersen, sonra 'O değildir' dersen, sonra 'O mudur, değil midir' dersen...

İşaret: 'O mudur, değil midir'

Muhabbet meydanlarından mertebe meydanının tarifi.

c8k114-02 · s. 274-275

Sır diye adlandırıyor

Dost, her hâlin kendi meydanı olduğunu söyler ve sırlar meydanını çokluğun tek hakikatin isimleriyle zuhurunu görmek olarak tarif eder. (özet)

İşaret: sırlar meydanı

Muhabbet meydanlarından sırlar meydanı.

c8k114-03 · s. 270-272

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Dost, Fas'ta (H.594) Allah'ın kendisine verdiği bir sırrı, açıklanmayacağını bilmeden ifşa ettiğini, bunun üzerine sevgiliden azar işitip sustuğunu, sonunda o sırrın on sekiz kişinin gönlünden çekilip alındığını anlatır. (özet)

İşaret: bir sırrı ... ifşa ettiğini, ... azar işitip sustuğunu

Verilen bir sırrın açıklanması ve sonrasında susulması.

c8k114-04 · s. 280

Açıklamamayı seçiyor Sır diye adlandırıyor

Burada bir takım sırlar vardır. Âşıkların hikâyeleri çoktur

İşaret: Burada bir takım sırlar vardır

Âşığın üç lakabı bahsinin sonunda sırların bulunduğuna işaret ve konunun orada bırakılması.

c8k115 — Gelin Oturakları: 178. Bölümün Kapanışı

c8k115-01 · s. 261-262

Ehline mahsus

sevenin bir dili vardır ki, onunla ancak deli konuşur... Âşıklara bilgi ve akıl diliyle değil, sevgi diliyle konuşulur

İşaret: Âşıklara bilgi ve akıl diliyle değil, sevgi diliyle konuşulur

Süleyman ve hırsız kıssasında sevenlerin dilinin akıl diliyle konuşulmaması.

c8k115-02 · s. 254

Açıklamamayı seçiyor

Bu, Allah izin verirse, nefes bölümünde zikredeceğimiz garip bir durumdur

İşaret: Allah izin verirse, nefes bölümünde zikredeceğimiz

Nefes-i Rahman'ın harflerdeki izinin ileriki bir bölüme bırakılması.

c8k116 — Dostluktan Mucizeye: Sekiz Makam Zinciri

c8k116-01 · s. 296

Marifet ilmine özgü

Fakat keşf veya sahih bir rivayet yoluyla bu konuda bir bilgim yoktur

İşaret: keşf veya sahih bir rivayet yoluyla bu konuda bir bilgim yoktur

Cennetin özlediği kişilere dair rivayet hakkında Dost'un keşfle bilgisinin bulunmadığını söylemesi.

c8k116-02 · s. 303

Sır diye adlandırıyor Ehline mahsus

İlahi semâ', sırlarla duyulur

İşaret: İlahi semâ', sırlarla duyulur

Semâ'ın üç mertebesinden ilahi semâ'ın sırlarla duyulması.

c8k116-03 · s. 310

Marifet ilmine özgü

Bilgi, en büyük hediye ve en üstün kerametdir

İşaret: Bilgi, en büyük hediye ve en üstün kerametdir

Bilginin (mârifetin) en büyük keramet sayılması.

c8k117 — Sahih Rüyalar: Nebiliğin Kırk Altıda Biri

c8k117-01 · s. 331

Tarif edilemez diyor

Hayal, iki zıddı bir araya getirir ve hakikatler onda bulundukları halde ortaya çıkar... Gördüğün veya idrak ettiğin bütün işlerde Hak, 'odur ve o değildir'

İşaret: Hak, 'odur ve o değildir'

Hayalin iki zıddı birleştirmesi; Ebu Said Harraz'ın 'iki zıddı birleştirmesiyle bildim' cevabı.

c8k118 — Hallerin Bölümleri: Sülükten Nefese On Bölüm

c8k118-01 · s. 344

Marifet ilmine özgü

Allah kendisini sever, kalbine keşf verir... En sonunda Allah'ı her şeyde görür. Her şeyde O'nu gördüğünde ise, yolculuk asasını bırakır

İşaret: kalbine keşf verir

Fikirle yolculuk eden yolcunun sonunda keşfe ulaşması.